ALEV TOPUNA DÖNEN DÜNYA ADALETİN VAR MI?

   Ortalığı kan gölüne çevirenler “demokrasiden” söz ediyorlar. Sahi ya demokrasi nasıl bir şeydir? Demokrasiyi isteyen istediği gibi anlıyor. İşgaller oluyor, ülkelerin içi yangın yerine dönmüş, daha doğrusu döndürmüşler. Neyle: Savaş uçaklarıyla, teknolojinin yeni yapımı bombalarla, silahlarla.  Silah tüccarları akıtılan kanlar üzerinden köşeyi dönüyorlar. Bununla yetinmemişler! Mezhep ve halkları birbirine düşürmüşler. Muhbirleri,  provokatörleri her zaman işbaşındalar. Yazılan metni canlandırıyorlar alçakça, zalimce.  “demokrasiyi getirmek için askeri müdahale şart” diyorlar ikiyüzlü, sahtekâr yaratıklar.

Dünyadaki din adamları sizler ne işe yararsınız? Akıtılan bunca insanın kanı, yani, köylünün, emekçinin, işçinin, yoksulun kanını görmez misiniz? Gözleriniz mi görmüyor. Yoksa sağır mısınız? Sizlerde bu suça ortaksınız? Nasıl mı? Savaşlara, katliamlara göz yumarak.

Bırakın cenneti, cehennemi! Dünya olmuş bir cadı kazanı! Emperyalistlerin ‘sömürücülerin’ ellerinde.

Hiç vicdanınız yok mu? Silahlara elveda, barışa evet deme cesaretini bile gösteremiyorsunuz!

Ölen: Filistinli, İsrailli, Türk, Kürt, Ermeni, Süryani, Iraklı, Libyalı, Rus, Amerikalı ve diğerleri… İnsanlık öldürülüyor insanlık, birbirine düşman edilerek. Bu nasıl bir alın yazısıymış!  Başlarım böyle alın yazısına. Emperyalistlerin barbar oyunudur bu olanlar.

Gözünüzü açın ey insanoğlu gözünüzü.

Her birimiz dünyaya gelirken, bize sormadılar. Ne olmak istersin? Nasıl yaşamak istersin? Geldik dünya denilen çilekeş yere. Barut fıçısı mübarek, her an patlamaya hazır.

Dilimizi, ten rengimizi, ülkemizi birey olarak seçmedik. Olsun! Seçmesekte, birlikte yaşamayı, paylaşmayı, bölüşmeyi, emeği savunmalıyız. Barışı ve silahların olmadığı, sınırların kalktığı, duvarların yıkıldığı bir dünyayı savunmalıyız. Sınıfsız bir toplumu…

Birbirimize düşürmeye çalışanlara inat, her ülkede barış ve kardeşlik rüzgârını estirmeliyiz. Olmayacak ya da zor değildir. Bizler isteyelim yeter ki, haramilerin saltanatını yerle bir ederiz. Güçsüz değiliz!     Çoğunluktayız. Yeter ki, Ah! Bir farkına varabilelim.

Hüseyin Habip Taşkın

14.01. 2017