ASGARİ ÜCRET KADERİN DEĞİLDİR AMA KENDİNİ SORGULA

İnsanca geçim olmalı deriz ama bu ülkeyi yönetenler nedense engeldir. Çünkü kuralları yasalarla belirleyen şahsiyetlerdir. Kendi çıkarlarını önde tutarlar. Vatandaşın çıkarı ikinci planda eksilerde kalır.

Geçim derdi bu ülkenin birçok insanını geriyor ve gerilen büyük çoğunluğun psikolojisi darmadağın oluyor. Hatta patladığı zaman kadını, erkeği saldırganlaşıyor. Kötü sonuçlarla bitebiliyor. Sizce bu kötü sonuçlar ne olabilir?

Hayat pahalılığı ‘zam’lar alt tabakayı vurmaya, çektirmeye devam ediyor. Bir yandan refah içinde yüzen bir azınlığımız bu ülkede var. Hani esnafa sorduğunuzda aldığınız yanıt bazen. “İşler kebap!” olabiliyor. Esnafın işlerinin iyi olmadığını dile getiriyor. Birçoğu da kepenk kapatıyor.

Bence kebap olan, strese sokulan ay sonunu getiremeyen emekleri çarçur edilen işçi ve memurlardır. Emeklilerdir. Çalışan herkesimdir. Burada işsizler ile gizli işsizleri! Öğrencileri sayarsak ve nedenlerine inersek bu işin her tarafından acayip bir kokunun yayıldığını anlayabilirsiniz?

AKP iktidarına göre her işimiz dörtnala gidiyor. Bence dibe giden alt tabakadır. Alınan aylıklar, daha doğrusu eriyip giden TL. Gel de geçin bakalım!

Hadi hadi asgari ücretli köleler, emekliler, çalışan herkesim iyisiniz. Asgari ücret belirleme komisyonu maaşları belirlemek için bir araya gelerek, kafaları bulandırarak, çok zam yapacaklarmışçasına televizyon ekranlarında devasal görüntülerle: Yapıyoruz. Ediyoruz. Düşünüyoruz. Demeye devam ediyorlar. İyi seyirler, uykular ülkemin çilekeş insanları…

Ne kafa yorma be! Görende, duyanda bunlar maaşları kendi aldıklarıyla eşitleyecekler? Diye düşünebilirler. Vereceğiniz belli?  Sürünme zammı… Bozdur bozdur harca! Dolara değil deniliyor. Pul olan TL’de kalsın deniliyor. Kim diyor? Tek adam.

Asgari ücretle çalışanların birikimi nasıl olur? Dolar, altın alırsa ne olur?  Ne dersiniz hep birlikte beyin jimnastiği yapalım.

Yıllardır üstteki tabaka, gaz ayarı yaparak, coşkuyu vererek, inim inim inleyen, geçinme derdiyle boğuşanların sırtından hiçbir zaman inmediler. Özveri her zaman geçim çukuruna düşenlerden istenmiştir.

Asgari ücret, sadaka gibi TL maaşlara yansıyacaktır. “Gücümüz ve verebileceğimiz bu kadardır.” Diyeceklerdir. O zaman her birey kendisini sorgulamalıdır! Neden? Neden?

Düşüncem ise; ayakları yere basmayan düzende asgari ücret 1500 TL olduğunu varsayalım. Milletvekili maaşları da 3000TL olsun. Cumhurbaşkanı’nın maaşı da 3500 olsun. Yazımı okuyanlardan bazıları farklı yorum yapabilir? Yapmalıdır da!

Çünkü alınan maaş bu günkü koşullarda haksızlıktır. Bir uçurumdur. Üst tabakaya yapılan bir kıyaktır.   Ya aşağı tabakaya yapılanlar nedir? Eziyettir. Hak yemedir.

Hakkını almak için kendini ilk önce sorgula ve toplumsallaş! Birlikte emek gücü, sınıf bilinci birleştiğinde “hak verilmez alınır.”  Bunu sakın unutmayın.

Asgari ücretle çalışmak kader değildir. Değiştirmek ve dönüştürmek elinizdedir.

Hüseyin Habip Taşkın

11.12.2016

http://gomanweb.org/index.php/yazarlar/gomanweb-yazarlar/118-h-habip-task-n/23135-asgari-uecret-kaderin-degildir-ama-kendini-sorgula