HAYIR DİTATÖRLERİ ASLA SEVMEM

Ülke gündemimiz tek adam diktatörlüğüne doğru gitti, gidiyor. AKP ve Erdoğan TC’nin tüm olanaklarını kullanmaya, özlem duydukları ılımlı İslam modeli altında kendilerinden hesap sorulmayan sömürü ve talanlarını yapma düzenini hedefliyor.

Ülkemizin topraklarında mantar gibi cezaevleri yapıldı. Bununla övünen bir anlayış karşımızda vardır. Cezaevlerine, muhalif oldukları kişileri doldurmaya başladılar. Yazarlar, gazeteciler, HDP’liler, muhalif olanlar. Yarın sıra CHP’lilere, diğerlerine gelecektir.

Ne yapmalıyız? Birleşmeliyiz. Tek bir yumruk ve yürek olmalıyız. Hiçbirimizin birbirimizi dışlama lüksü yoktur, olamaz. Alanlara birlikte çıkmalıyız. Kol kola omuz omuza.

Anımızı tazelemek gerekirse! 7 Haziran 2015 seçimlerinden önce HDP binalarına saldırılar oldu. Bombalamalar ve kundaklamalarda. Diyarbakır HDP mitingine bombalı saldırı oldu. Beş kişinin ölümü ve dört yüze yakın yaralı vardı.

Seçimleri AKP alınca, ırkçı, kafatasçı saldırılar kesildi. Neden diye sormamız gerekmez mi? Bu it sürüsünü kim galeyan getirdi? Bunca olaylar olduğuyla kaldı. Hiçbir kişi yakalanıp TC adaleti önüne getirilmedi. Hiç nedenini düşündünüz mü? O gün birlikte HDP’ye yapılan saldırılara karşı tavır alınsaydı, sahip çıkılsaydı. Bugün yaşanılan bu tablo olmazdı. Faşizm şimdi herkese saldırıyor. O zaman birleşmekten başka çare yoktur.

Numan Kurtulmuş, ülkedeki saldırıların devam edebileceğini belirterek, ‘partili Cumhurbaşkanlığı’nı içeren anayasa değişikliği teklifine referandumda ‘Evet’ çıkması halinde bunların kesileceğini söyledi.

Söylenen sözlerden sizler ne anlıyorsunuz?

Resmen bir itiraftır. Hayır çıktığında canınıza okunacak anlamı çıkıyor. ‘Herkes’ için geçerlidir. Evet çıksa da, sadece muhaliflerin canına ot tıkanacak demeye getiriyor.

AKP bugünde destek sunduğu ve askeri olarak Türkiye’de eğitilen toplamalardan oluşan şeriat yanlılarıyla Suriye devletindeki Esad’ı yıkarak, kendi imparatorluğunu kurmaktır, söz sahibi olmaktır.

Türkiye’de aynı uygulama ile bunun oluşumunu yapmaktadır. Askeri eğitimden geçen bu örgüt yarın Türkiye’deki muhaliflere karşıda yeri geldiğinde kullanılacaktır, acımasızca.

“Yeni Şafak’ın haberine göre, Türk polisi, Suriyelileri güvenlik çalışmaları kapsamında eğitiyor. Mersin’de ilk etap olarak 450 Suriyeliye polislik eğitimi verilirken, programın tamamlandığı ve grubun Suriye’ye hareket edeceği belirtildi.”

Bizim Suriye’de ne işimiz var?

Yapacağımız çok açık ve nettir. Her kesime, partili, partisize gitmeliyiz. Hayat kadınlarından tutun, sokak çocuklarına kadar. Hepimizin sorunu ortaktır. Birleşirsek tüm gericiliği, faşizmi yerle bir ederiz. Hem de çoğalır, birbirimizi daha iyi anlarız.

Bedel ödenecekse o bedelden kaçınmayalım!

Gelecek yarınlar için paylaşımcı, eşit koşullarda, ötekileştirilmeden yaşama birlik adımı atalım.

Tutuklu gazetecilere, basın emekçilerine, HDP’lilere, belediye başkanlarına, muhaliflere özgürlük kampanyasının paylaşılması gerekir. Sıra bizlere gelmeden!

Çünkü bu insanların tutuklanması Erdoğan ve AKP’nin planları doğrultusunda yapılmıştır. Oynanan her oyun için diyebiliriz. Büyük Ortadoğu Projesi’nin dayatmasına karşı, emperyalizmin oyununu bozmak, Hayır diyebilmek ve birleşmek için.

Ben varım ya sizler!

Hüseyin Habip Taşkın

27.02.2017