KAYBEDECEK HİÇBİR ŞEYİMİZ OLMADIĞI GİBİ BİRLEŞMEK ZORUNDAYIZ

İnadına inadına barış ve özgürlük, silahların olmadığı bir dünya, herkes için yaşam hakkı ve eşitlik. Zor değildir inanın bunları başarabilmek için ilk önce kendimizi, sonrada çevremizi dönüştürmeliyiz.

Ülkemiz coğrafyasında fırtınalı yaşamlar devam ediyor. AKP ve Erdoğan kendi iktidarını kurmak için MHP’nin desteğini alarak kendileri gibi düşünmeyenlere açıktan savaş açtılar.

Yasa masa, kanun ve adalet hak getire mi? Hak mak zaten gölgeydi. Gölgede kayıplara karıştı. HDP’ye var güçleriyle yüklenerek bitirmeye, diz çöktürmeye çalışan bir grupçuk vardır. Bu şahıslar devletin üst kademelerini kontrol altına almaya bir yandan devam ederken muhalif gördüğü HDP Eş Başkanlarını ve milletvekillerinden bazılarını tutuklattılar.

Cezaevi açarak sorunu çözmeye çalışan geri kalmışlığın ürünleri buraya tıktığı insanların düşüncelerini yok edeceğini sanıyorlar. Oysa aldanıyorlar. Devrimci Tutsakların düşünceleri özgürdür. Onlar duvarları delip de geçerler.

Konumuza dönelim! HDP’nin TBMM’sinde yok sayılması, aşağılanması insani ölçü değildir. HDP Sadece Kürtlerin partisi değildir. Türklerinde yer aldığı birleşenleri vardır. Devrimci gruplardan tutun bu ülkede var olmaya çalışan halkların sesi olma mücadelesi vermektedir.

HDP’li olalım ya da olmayalım! Sorun şudur. Tek başına faşist diktatörlüğünü, şeriat düzenini oturtmaya çalışan bir düşünceye karşı hepimizin, her kesimin birleşmesi ve çoğalması gerekmektedir.

AKP iktidarı FTÖ soruşturması adı altında muhalif gördüğü Cumhuriyet Gazetesine hedef gözeterek her zamanki gibi yaptığı saldırıyı yaparak, Yazar kadrolarını tutuklatmıştır.

Erdoğan’a padişahım çok yaşa demek zorunda değillerdir. Düşüncelerini elbette yazacaklardır. Sizlere mi soracaklardı ne yazacaklarını?

CHP Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Avukat Bülent Tezcan, Aydın’daki silahlı saldırıda ayağından yaralandı.

Faşist baskıların bir ucunda, hedefte CHP’liler vardır. Ortalık alev alma yerine dönmeden, yarın geç olmadan birleşmek zorundayız.

Önündeki engelleri temizlediğini sanan düşünce, gün gelecek örgütlü gücün karşısında onurlu insanlara hesap verecektir.

Korkuyorsunuz! Aydınlıktan ve özgür düşünceden korkuyorsunuz! İktidar gücü bende, bizde diyorsunuz. Oysa yanılıyorsunuz? Bu ülkeyi karanlığa taşıyorsunuz. Silahlanın diyen taraftarlarınıza göz yumuyorsunuz.

Bu ülkenin halkları yaşananları hak etmiyor. Sizlere sormayı unuttum! Olan olaylar için ne düşünüyorsunuz?

Hüseyin Habip Taşkın

07.11.2016