TÜRKÜLERİMİZİ ÖTEKİLEŞTİRMEDEN SÖYLEMEYE VAR MISINIZ?

Kantarın topuzu kaçtı. Irkçılığın, faşizmin tavan yaptığı bir dönemdeyiz. Coğrafyadayız. Birlikte yaşamanın koşulları gün geçtikçe sermayenin acımasız politikalarıyla, her gün biraz daha zorlaşıyor. İç savaşa doğru yakınlaştırıyor.

Teknolojiye, bilime, kültüre karşı olan, kadın ve erkeklerin bir arada olmamasını savunan, Küçük yaşta bir kız çocuğuyla evlenebilirsinizi savunan, İslam dinini dayatan, kitap okumayı sevmeyen, insanlığın değerleri için gelişmeye karşı koyan, otobüslerde kadın ve erkeklerin ayrı yolculuk yapmasını savunan, kadının giyimine karışan, çok çocuk yapmasını savunan, erkeğin her türlü hakkı olduğunu söyleyen, kadının erkeği tarafından dövülmesini onaylayan, sömürü ve talan düzenini kabul eden, kendisi gibi düşünmeyene yaşam hakkı tanımayan ve nice olumsuzluklara doğru yelken açanlar, hepimizi karanlık çağa götürüyor.

Bir atın dörtnala gidişini düşünün? Hiçbir dönem bu kadar acımasızca baskısını ve şiddetini açıktan oynamamıştır. 2016 yılının sonuna doğru ülkemizde fırtına estiriliyor. Tek adam diktatörlüğü masada tüm kartlarını açtı. Kendisi gibi düşünmeyenlere restini çekti. Aynı anda kellelerini koparmaya kadar işi vardırdı. Bu tek adam diktatörlüğünün baba yasasıdır.

HDP’li, CHP’li, EMEP’li, ÖDP’li, ESP’li ve isimlerini sayamadıklarımdan olalım ya da olmayalım. Ortada bir linç girişimi ile yok etme mekanizması seri olarak her yönüyle işliyor. Ortada TC devletinin sadece kabuk değiştirmesi vardır!

HDP’nin başına gelenler bana pişmiş tavuğun başına gelenleri hatırlatıyor. AKP iktidarı, resmi ideolojisiyle HDP’ye top yekün saldırıyor. Onu bitirmeye çalışıyor. CHP’ye saldırılar zaman zaman dozajı artarak devam ediyor. Bu bağlamda saldırılar HDP’ye yapılanların aynısı CHP’ye zamanı geldiğinde yapılacaktır. O zaman ne yapmalı? Kemal Kılıçdaroğlu yüzünü, sola, devrimcilere çevirmelidir.

MHP+AKP’nin sistemi şeriata kaydırmaları, Osmanlı ruhunu canlandırmalarının hesabı yapıldığı açıktan hepimiz görüyoruz.  MHP+AKP’nin yanında CHP boy göstermemelidir.  Aksine kartını açık oynamalıdır.

HDP geçmiş seçimlerde bile parti binaları saldırıya uğramıştır. Partilileri de linç girişimi ile karşılaşmıştır. Miting yapacağı alanda bombalar patlamıştır. Seçim bittiğinde saldırılar durmuştur. Sizce neden?

Başbakanlık ya da Cumhurbaşkanlığı, tek adamın BOB sürecinin aktörü olması,  oyununu kuralına göre sert oynaması, belden aşağıya vurmasını sizler nasıl yorumlarsınız?

HDP’nin Eş Başkanlarının, milletvekillerinin, belediye başkanlarının dört duvar arasına tutsak edilmesi, Parlamentoda dışlanmaları ve AKP’nin parlamentosuna dönüşmesi oyunun kademeli olarak uygulanması anlamı ortaya çıkar.

Hayat TV. İMC TV. Zarok TV. Cumhuriyet Gazetesi, Evrensel Gazetesi, Birgün Gazetesi, Azadiya Welat Gazetesi, Özgür Gündem… Sayıca çok olan gazete, televizyon, radyo yayınları kapatıldı. Davalar açıldı. Yazarları hapse atıldı.

Kim emrediyor? Tek adam. Sizce bu tek adamın asıl hedefi nedir?

FTÖ diye diye sosyal demokratlar, devrimciler işlerinden atıldılar. Kendileri gibi düşünmeyenler topun ağzında güm diye patlatıyorlar.

İşin özü şudur: HDP’ ye sahip çıkmalıyız. Kime saldırı yapılıyorsa ona da sahip çıkmalıyız. CHP’ye yapılan saldırılara karşıda sesimiz çıkmalıdır. Hüsnü Mahalli eften püften nedenlerle dört duvar arasına konuldu. Sahip çıkmalıyız.

HDP binalarına yapılan faşist saldırılar. Aleviler, Kürtler ve diğer halklar için söylenen “Gavur” ve diğerleri gibi aşağılık kafatasçı hakaret cümleleri bilinçlice tezgâhlanan planlarıdır.

Sırasıyla hepimize dokunacaklardır. Birleşmek ve birbirimize sahip çıkmak zorundayız.  Karanlığı aydınlatacak olanlar emekçilerdir. Ezilen halkların emekçileri kadınıyla, erkeğiyle birlik olmaya, türkümüzü söylemeye, faşizme inat var mısınız?

Hüseyin Habip Taşkın

19.12.2016