ALAN RÜZGÂRI MI? UYUTMA SEANSI MI?

Yaşamak gerçekten güzeldir. Kavga etmeden, silahlara sarılmadan, nereli olduğu, konuştuğu dilin, ten renginin hiçbir önemi yoktur. Birlikte yaşamak, asıl sorunumuz budur. Bunun temellerini önemli olan atabilmemizdir. İnanın hiç de zor değildir. Sadece birey olarak netleşmek ve çoğalmaktır. Yani toplumsallaşmaktır.

İsteklerimiz o kadar çok ki, sahada insanca yaşam için koşturuyoruz. Yalnız sahada emek ve emek karşıtı insanlar vardır. Koşuyoruz koşmasına ama nereye? Futbol sahasında her iki takımın elemanları maçı kazanmak için koşturur. Neyin arkasından bir topun!

Aklıma geleni sizlerle paylaşayım: Saha içinde bir top muyuz? Topsak gelen geçen biz emekçilere, yoksullara niçin vuruyor? Niçin topu kontrol etmek istiyorlar? Niçin bizler oynanan oyunu emek mücadelesi için boşa çıkartamıyoruz? Bir sorun vardır elbet. O da bizdedir. Bir araya gelemediğimizden, düşünce üretemediğimizden, bireysel dürtümüzden,  okumadığımızdan. Dan dan dan.

Top gibi dünyayı bırakalım ve ülkemize bir bakalım: Gündem ha bire hızlı zeminde ses getirerek değişime uğruyor. Bu gündem değişikliğini bilinçlice iktidar partisi kokuşmuş havayı örtbas etmek için yapıyor.    Kokuşmuş havayı oluşturan bileşenler o kadar çok ki, altında soluk alamıyoruz. Eziliyoruz. Uyutuluyoruz.

Dolar ile Avro ‘Euro’ tam gaz yukarıya doğru atağa geçti. TL çapından aşağıya doğru düşüşe geçti. Daha doğrusu TL değer kaybediyor. Bu giyeceklere, içeceklere, maaşlara, aklınıza ne geliyorsa ister istemez yansıyor. Burada köleleşen emekçilerdir, yoksullar daha da yoksul olma ünvanını elde etmiş oluyor.

Tek adam ülkesine seslendi: “Yastığınızın altındaki ‘döviz’ dolarları Türk parasına çevirin” diye.

Bu ülkede yazı yazmakta, karikatür çizmekte, öykü ve benzeri sanat ve edebiyatını yapmak için malzeme bolluğu fazlasıyla var. Önemli olan yüreğinle işini yapmaktır.

AKP’li seçmen kendisini sorgulamadan “dolarını bozdur ekmeğini bedava al” ya da farklı bir uygulama yaparak, televizyonların daha doğrusu basında yer buluyor. Borsalar, Futbol takımları tek adamın uyarısına hurra diye balıklama daldı.

Bence şu soru sorulmalıdır:

Tek adam ve AKP’li milletvekilleri ilk önce dövizlerini niçin bozmazlar? Çocuklarının gemicikleri, şirketleri olanlar, paraları sıfırla diyenin çocukları da dövizlerini neden bozmazlar? Milletvekili dokunulmazlığını biliyoruz. Ama Yukarıda saydığım şahsiyetlerin kapsam alanı dışında olduğu bir gerçektir.

Her şey vatandaştan isteniyor: Askere git ve vatan için öl! Asgari ücretle çalış, çok çalış. Dövizini bozdur. Birde geçmiş hükümetlere bir bakın kimler ne dedi öğrenin? Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan, Tansu Çiller ve diğerleri…

Dolar işine bir gelelim: Türkiye coğrafyasında nüfusun çoğunluğunun evinde Türk parasını bırakın, doları bile yastığının altında yoktur. Orta hallinin 700- 800 doları olsa da AKP iktidarında çoktan sıfırlandı. Birçoğunun altını bile kuyumcuda bozuldu.

Düğünlere bir bakın! Akrabalar artık bir gramlık altın takmaya başladı.  Dövizin adresi sermayededir. Emekçinin, yoksulun hangi dövizinden söz ediyorsunuz?

Hüseyin Habip Taşkın

06.12. 2016