Avusturya’nın Cumhurbaşkanı seçimlerini ikinci kez Alexander van der Bellen kazandı.
Van der Bellen’i kazandıran en büyük destek dayanışma kültürü oldu.
Hofer’in seçim çalışması ve tavırları;
Her şeye karşı üzülen, her şeyi kendine dert edinen bir tavır sergiledi. Kendini çok pazarladı ve çok duygusal göstermeye çalıştı.
Geçmişi ile yüzleşmekten kaçındı. Gençliğinde neo nazi grupla çalışmasını soran gazetecilerle dalga geçti. “Siz orada mı kaldınız” diye cevapladı.
Kendinden çok emindi. Doğu bloku ülkeleriyle görüşmelerini çok sık dile getirdi. Avrupa Birliğine karşı tavır geliştirdi.
Kendini köylü gibi gösterdi, aynı zamanda Hofburg’da oturmayı ve evini oraya taşımak istedi. Halk bunu iki yüzlülük olarak değerlendirdi.
Slovakya, Polonya, Macaristan vb ülkelerle görüşmesi halk da tepki çekti. Popülist davranışlarla dikkatleri üzerine çekmek istedi. FPÖ’ün Ocak ayında Avrupa Birliği üzerine halk oylamasını desteklediğini seçimlerde dile getirdi. Avusturya, Avrupa birliğinde Kalsın mı kalmasın mı oylaması için 4 aralık seçiminde ise “AB’de çıkmak istemiyorum” dedi.
Alexander van der Bellen’i ajan ve komünist diye suçladı. (Avusturya vatandaşı olan aşırı sağcı ve dinci Türkler de Bellen’e Kürdlerin destekcisi dedi ve oy vermeme çağrısı yaptı)

Van der Bellen’in  seçim çalışması ve tavırları; Seçim çalışmasında Avrupa birliğinde kalmayı sürekli dile getirdi.
Bellen’e en büyük siyasal desteği Viyana Belediye Başkanı Michael Heupl verdi. 2.11. 2016’da yaptığı basın açıklamasında şu konulara değindi.
FPÖ’nün adayı Norbert Hofer, FPÖ’ün ideolojisine sahiptir. Burda onun yabancı düşmanı yüzünü gördük.Ben size diyorum ki, Bu bizim ideolojimiz olmaz. Bu bizim hayatımız değil ve bizim geleceğimiz de değil. Bunlar İnsanlara karşı kötü yüzünü gösterdi. İnsanlığa layık olmayan yüzünü gördük.
Bunlar modern topluma karşılar ve modern demokrasiye karşı yüzlerini gördük.
Bu seçim iki millet arasında değil, bu seçim demokrasiyi ayakta tutma savaşıdır. Bunlardan dolayı Van der Bellen’in bizim desteğimize ihtiyacı var. Bellen, insanlığın ve beraberliğin yanında duruyor. Ve bu toplumun beraberliği için önemlidir. Toplumu ayırmayalım. Toplumu birbirine düşürmeyelim. İnsanlığı birliğe getirelim tüm gücümüzle” diyen açıklaması ile büyük bir destek sundu.
Heupl’un basın açıklaması Viyana’da ki etkisi büyük oldu. Bellen’in oylarını yükseltti. FPÖ’ün belediye başkanlığını kazandığı bölgelerde bile çok olumlu etkisini gösterdi. Van der Bellen Viyana’yı böyle kazandı.
Mayıs ayı seçiminde katılım oranı %72.7 iken 4 Aralık’da %74.5 oldu.
Bu seçimin bir başka önemi , Avrupa ülkelerinde ki imajı açısından çok önem taşıyordu.
Dolayısıyla aşırı sağcılar, sağcı popülist  politikacılar, neo naziler oylarını Hofer’e verdiler. FPÖ vatan bağlılığını öne çıkarıp aşırı sağcı popülüst bir ırkçı partidir.
Van der Bellen neo nazileri desteklemeyen herkesin oylarını aldı. Ama daha çok kadınlar tarafından seçildi.
Van der Bellen ”seçime gidip, bana güvenip ve beni seçtiğiniz için hepinize teşekkür ederim. Avusturya kazandı”dedi.
Yeşiller’in adayı Alexandra Van der Bellen oyların % 51,68 ile kazandı.
FPÖ’nün adayı Norbert Hofer ise oyların % 48,32 aldı.
Hofer’i seçenler, yabancı düşmanları, aşırı sağcılar, düşük dereceli primatlar, geleceklerinden daha çok endişe eden insanlar. İşini kaybetmekten korkanlar protesto oyu olarak verdiler. FPÖ hiç bir alanda çözüm sunmadığı gibi insanları birbirine kışkırtıyor. FPÖ, işsizlikten, göçmenlerin varlığından ve mülteci sorunlarından faydalanmaktadır. Özellikle yabancıların yaptıkları olumsuzluklar da her şeyin tuzu biberi olmaktadır. Hofer’i seçen insanların büyük bir kısmı faşist, neo nazi değiller sadece kendi işlerinden ve çocuklarının geleceklerinden korku ve endişeleri var.
Cumhurbaşkanlığı seçimi sona erdi ve ve ikinci defa seçilen Alexander van der Bellen Avusturya’nın Cumhurbaşakanı oldu.

Author: Erdal Boyoğlu