“Minareler süngümüz/Kubbeler miğferimiz/Camiler kışlamız ve müminler askerimiz” havası meydanları baştan sona teslim aldı, “Benim başörtülü bacıma saldırdılar, Camilerimize bira şişeleriyle ve ayakkabılarıyla girdiler” lafını bir türlü ispatlayamayan Cumhurbaşkanınız şimdi Almanya ve Hollanda’ya „onlar Nazi Kalıntısı, onlar faşist“ dedi. Avrupa ülkeleri bu sözün çok basit bir söz olmadığını hatırlattılar. Tepki gösterdiler. Çünkü Avrupa’da bir insana faşist demek bile yasak. Faşist diyen insan hakkında dava açılmaktadır.

Avrupa’da yaşayan dinciler ve milliyetçiler „Evet“ için çırpınıyorsunuz. Neden? Yeni Türkiye‘ye Gidecek misiniz? HAYIR. Avrupa‘ya ‘faşist’ diyorsunuz, madem Hollanda, Almanya faşist ise neden faşist ülkelerde yaşamak istiyorsunuz? Faşizm insan yakar, faşizm caniliktir, faşizm savaştır, faşizm kendinden olmayana herkese saldırmaktır. Faşizm vahşettir. Faşizm zulümdür, Faşizm ırkçılıktır. Faşizm aşırı sağdır. Avrupa halkı faşizmin ne olduğunu gayet iyi biliyor. Yaşanan zulümü, yıkılan şehirleri, kurşuna dizilen solcuları sosyalistleri, komünistleri ve yahudilerin akıbetlerini biliyor. Faşist iktidarın kendinden olmayan papazları kamplara gönderdiğini biliyor. Heil Hitler’in kim olduğunu biliyor. Savaşın kötü olduğunu biliyor. 50 milyon insanın kötü yöneticilerin hırsları için öldüğünü biliyor.

Avrupa’ya ekmek parası kazanmak için gelenler; Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın sözüne bakarak Avrupa’ya faşist diyorsunuz, ya peki faşist dediğiniz ülkeler, madem biz faşistiz, o zaman sizi geldiğiniz yere gönderiyoruz derlerse ne yapacaksınız, gidecek misiniz. Madem Cumhurbaşkanınız için her şeyi yapmaya gözünüz dönmüş, artık gelişen ve güçlenen Yeni Türkiye’de sizde yerinizi alırsınız. Ülke ekonomisine katgı yaparsınız. Cumhurbaşkanınız kurduğu fabrikalarda size iş verir, çocuklarınıza imam hatiplerde güzel bir eğitim hazırlar. Özgürce yaşamak için tutuştuğunuz vatan topraklarında ezan sesiyle allaha dualarınızı daha yakın yaparsınız? Cumhurbaşkanınız sizi „gavur“ topraklarında esir yaşamaktan kurtarır.( Kadınlarınız sabah erkenden kalkıp „gavur“un tuvaletini temizlemeye gitmez. Gavur“un ağız kokusunu çekmez, şarap kokusunu hissetmez, Domuz eti görmekten mideniz bulanmaz, „ahlaksız olan namus bilmeyen gavur kadınlarını görmezsiniz, yarasa evlerine benzeyen kiliseleri görmezsiniz, islam ve ezan sesi olmayan topraklarda yaşamaktan kurtulursunuz, çocuklarınız uyuşturucu bağımlısı ve kumarbaz olmaz, hırsızlık yapmaz.) Müslüman ülkesinde gül gibi yaşamak varken neden bu faşist ülkelerde yaşamak zorunda kalıyorsunuz. Neden aşağılanıyorsunuz?

Cumhurbaşkanınız, Başbakanınız diyor ki Avrupa bizi kıskanıyor? Hazır kıskanıyorken, onlara bu heveslerini kursaklarına tıkayın. Yeter artık bu ‘faşist’ ülkelerde kalmayın ve artık kendimi ezdirtmeyeceğim, sömürtmeyeceğim ve güzel vatanıma gidiyorum deme vakti gelmedi mi? Ülkemde dini bütün , vatanını milletini seven insanımla yaşamak istiyorum. Artık ülkemizin başında dinci ve milliyetçi bir cumhurbaşkanımız var, vatanını, milletini seven ve koruyan bir başkanımız var, Reisimiz var yetmiyor mu? Ülkücü Yaver Kurt da yanında olduğuna göre „gavurlar“ top atsa bile size kar etmez. (Ülkücülerin Avrupa’da yaptığı uyuşturucu işlerini hiç araştırdınız mı? Bir kere olsun merak edin araştırın. Avrupa ülkelerinde uyuşturucu işinde hangi ülkücü isimler var? Türkleri Avrupa’lının gözünde kötületen ve düşüren uyuşturucu taciri ülkücüler değil miydi?) Türkün ve dini bütünlerin sırtı artık yere gelmez. Ya allah bismillah- Allahuekber dedikten sonra cenneti de garantilemişsiniz. Yolunuz mübarek olsun. Daha ne bekliyorsunuz? Vatan topraklarınız da duble yollar, köprüler, son model arabalar sizi bekliyor.

Avrupa ülkelerinde müslümanlık ve miliyetçilik adına evet propagandası yapıyorsunuz. O halde neden sosyal demokrat  partilere üye oluyorsunuz. Niçin milletvekili adayı oluyorsunuz, ne adına belediye meclisi üyesi seçilmek istiyorsunuz? Avusturya’da sosyal demokrat parti içinde cemaatcılar-tarikatcılar parsel kavgasını ne adına yapıyorsunuz.? Camiler arasında tarikat örgütlenmesi var. Seçim zamanlarında kendi adaylarınızın konuşmasına izin veriyorsunuz. Demokratik olmayan düşüncelerinizi Avrupa’da sürdürüyorsunuz. Avrupa’da sosyal demokrat partilerde  neden milletvekili, belediye meclisi adayı oluyorsunuz.?

Madem Avrupa’da sosyal demokrat partiler temel hak ve insan haklarını (göçmenleri) savunuyor diyorsanız, Türkiye’de  sosyal demokrat partilere neden oy vermiyorsunuz? Avrupa’nın sosyal devlet olanaklarından yararlanmak, Hrıstiyanların kutsal dini bayramı olan 25 Aralık’ta verdiği ikramiyeyi ne adına alıyorsunuz.? Madem müslümansınız “gavur” bayramı olan bu haktan neden yararlanıyorsunuz? Avrupa’nın insan hakları evrensel beyannemesinden kaynaklı özgürlüklerden faydalanıp, sonra bunlara “gavur demek” insanlık mıdır.? Hollanda’da protosto eylemi yaptığınız, polise neden saldırdınız. “Burası Türkiye değil, burada polis saldırmaz” diyen sözleriniz ne anlam ifade etmektedir.

Avrupa’da sosyal demokrat partilere oy veriyorsunuz, Türkiye’de ise sağcı, dinci, milliyetçi partilere oy veriyorsunuz? Bu anti demokratik, çıkarcı yanlarınızı hiç düşünüyor musunuz, hiç sorguluyor musunuz?

Erdal Boyoğlu

Author: Erdal Boyoğlu