CANDAN YILDIZ / DİYARBAKIR 

“Bu yıl geçen yıla kıyasla daha kararlı bir kalabalık vardı. Yağmura rağmen geçdağıldılar ve sanki ayların suskunluğuna  ‘Artık yeter’ der gibiydiler.”

Merakla bekleniyordu… Yoğun gözaltı,  tutuklama ve soruşturmaların sürdüğü, ihraçların yaşandığı Kürt siyasetinin kalbi Diyarbakır’da Newroz nasıl geçecekti. Alan yine dolacak mıydı?

Diyarbakır’da yaşayan gazetecilere sordum. Nasıldı kalabalık diye? “Biz de bu kadar beklemiyorduk, çünkü çok baskı var, insanlar iş yerlerinden izin almaktan, fişlenmekten korkuyorlar ve hafta içi” yanıtını aldım.

Haberin manşetini baştan attıktan sonra Diyarbakır nasıl bir gün yaşadı ona geçelim.

Newroz resmi programı saat 11’de başlayacaktı. Alana varmak için polis kontrol noktasından geçtiğimiz anda cep telefonlarımızın çalışıp çalışmadığını emin olacak kadar yüksek kontrolle karşılaştık. Bu yıl yoğun güvenliğe sansür de eşlik etti. Basın ve protokol için hazırlanan kartların üzerindeki iki amblem; Newroz’un tarihi simgesi Demirci Kawa ve zafer işareti yapan elin üzeri kapatıldı. Gerekçe ise mahkeme kararı.  Sansürlenen kartlar şimdiden arşivde yer edinmeyi hak etti.

Kontrol noktalarının sayısı da bu yıl 5’e düşürülmüştü. Simitçiler bile kontrol noktasından sonraki alana alınmadı. Bu yıl Newroz’a katılanlar aç kaldı diyebilirim.

Saat 11’de program başlayamadı. Zira alan henüz dolmamıştı. Ancak saat 11:30’dan sonra geçen yılı anımsatan insan akışı oldu.  Ve saat 13’te zirveye ulaştı.

Alanda ağırlıklı olarak gençler vardı. Bu da geçen yıldan farklıydı. Bariyerlerin hemen ardında yerlerini almışlardı ve kimseye bırakacak gibi değillerdi. Nitekim Newroz boyunca öyle oldu.

Tertip komitesinin emniyetle yaptığı istişarenin sonucu olsa gerek, alanda sadece Kürtçe ve Türkçe “Hayır” yazan, sarı, kırmızı, yeşil bayraklar vardı, az  sayıda da HDP bayrakları. Yasak nedeniyle alanda pankart çeşitliliği yoktu. Öcalan posterleri de birkaç taneydi. Ama sloganlarda sadece Öcalan vardı. Gençler sahneden yapılan “Tertip komitesinin belirlediği sloganlar dışında slogan atmayalım arkadaşlar” uyarılarına inat “Be serok jiyan na be”, “Biji serok Apo” sloganlarını dillerinden hiç düşürmediler. Newroz’a Öcalan ve  “Hayır” damgasını vurdu.

Bu yıl geçen yıla kıyasla daha kararlı bir kalabalık vardı. Yağmura rağmen geç dağıldılar ve sanki ayların suskunluğuna  “artık yeter” der gibiydiler. Zira sloganlar, zılgıtlar, alkışlar, halaylar hiç durmadı. Bahar metaforuyla Diyarbakır uyanmıştı.

Referandum öncesi bir nabız yoklaması ise Newroz Diyarbakır şimdiden “hayır” dedi.  Konuşmalarda Cizre, Sur, Nusaybin, Şırnak’taki yıkımdan ölümlerden söz edildikçe kitledeki isyanı fark etmemek mümkün değildi.  Kitlenin tepkisinden anlaşılıyor ki,  16 Nisan’da sadece 18 maddelik değişiklik için değil kayıplar için de sandığa gidilecek.
kaynak:artigercek