“Karşımıza maskeyle çıkanlara ​haydut muamelesi yapacağız”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Avrupa’nın Türkiye’ye yönelik tutumunu bir kez daha eleştirilerek, “İşin ucu kendilerine dayanınca adaleti rafa kaldıranlar mesele Türkiye olunca yüzlerine maske takıyorlar. Biz de karşımıza maskeyle çıkanlara haydut muamelesi yapmaya karar verdik” dedi. “Türkiye itilecek kakılacak, bakanları kapıdan kovulacak bir ülke değildir” diyen Erdoğan, “Dünyanın her yerinde bu yaşananlar takip ediliyor. Siz böyle devam ederseniz, dünyanın hiçbir yerinde hiçbir Batılı sokağa adım atamaz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Anadolu Yayıncılar Derneği üyelerine hitap etti.

Erdoğan’ın açıklamalarından bazı bölümler şöyle:

Adam geliyor, tam bir ajan terörist. Neymiş basın mensubu. Bir ay Almanya Başkonsolosluğunda misafir ediliyor. Şansölye ‘Bizim burada çifte vatandaş olan bir gazetecimiz var. Bunu bırakmanızı istiyoruz’ diyor. Ben sizden 4500 PKK’lı teröristin iadesini istedim, verdiniz mi? ‘Yargı bakıyor’ diyor. Bizde de bırakın yargı baksın. Onunla ilgili kararı da bizde yargı verir. Çünkü bizde yargı bağımsızdır, karışamayız. Mahkemeye çıktı ve tutuklandı. Süreç böyle devam edecek.

“Sen Hollanda’nın yanındaysan
ben de halkımın yanındayım”

Sen, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanına adeta kapını kapatıyorsun, bakanlarına kapını kapatıyorsun, uçuş izni vermiyorsun, oraya gidenleri konuşturmuyorsun. Hollanda’da atını, itini benim vatandaşlarımın üzerine süren, benim bakanıma arabada mahkumiyet verene sen diyorsun ‘Ben de Hollanda’nın yanındayım’. Peki sen Hollanda’nın yanında mısın, güzel. Ben de halkımın ve Hakk’ın yanındayım.

“Hakaret olduğu zaman tahammül edemem”

Batı ülkeleri bizi sürekli basın özgürlüğüne uymamakla suçluyor. Sizin özgürlüğünüz özgür bir ülke olan Türkiye’nin Cumhurbaşkanına diktatör diyecek kadar özgürsünüz, benim ülkemde ise Cumhurbaşkanına her türlü saygısızlığı yapanlar için müsade edin de en azından yargıya gitme hakkımızı kullanalım. Ben hukuki yollarımı aramak durumundayım. Aileme varıncaya kadar hakaret edenler… Sen beni eleştir, yanlışlarımı söyle ama hakaret olduğu zaman tahammül edemem ve hukuki yolllarımı aramak durumundayım.

“Karşımıza maskeyle çıkanlara
haydut muamelesi yapacağız”

Bu gazeteciler kim biliyor musunuz? İçlerinden katilden soyguncuya, çocuk istismarcısına kadar herkes var. İçlerinde gazeteci yok. Bir liste geldi; 144’ü terör suçundan cezaevinde bulunuyor. Bunlardan birinin suçu ülkemize bomba düzeneği getirmek, bir tanesi patlayıcı madde ile yakalanmış. Ne ararsanız bunlarda var! İşin ucu kendilerine dayanınca adaleti rafa kaldıranlar mesele Türkiye olunca yüzlerine maske takıyorlar. Biz de karşımıza maskeyle çıkanlara haydut muamelesi yapmaya karar verdik. Öyle ya saklayacak bir şeyin yoksa neden maske takıyorsun? Çık ortaya delikanlıca ‘Benim Türkiye ile meselem var’ de.

“Hiçbir Batılı sokağa adım atamaz”

Buradan bir kez daha Avrupalılara sesleniyorum: Türkiye itilecek kakılacak, Bakanları kapıdan kovulacak bir ülke değildir. Dünyanın her yerinde bu yaşananlar takip ediliyor. Siz böyle devam ederseniz, dünyanın hiçbir yerinde hiçbir Batılı sokağa adım atamaz. Bunun için Türkiye olarak Avrupa’yı özgürlüklere saygılı olmaya davet ediyoruz.

“Bu ülkenin huzurunu kaçırmayın”

Yalanın en büyük panzehiri gerçeklerdir. Tek bir iddia konusundaki görüşlerimi ifade edeceğim. Muhalefet tek adamla yatıp kalkıyor. Bunlar okumadıkları, okuduklarını da anlamadıkları için, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle, tek adam sistemini karıştırıyorlar. Yürütmedeki çokbaşlılığın ortadan kaldırıldığı sistemdir. Bunların dillerinden düşürmediği tek adam rejimi 1923’te kapandı. Her şeyden önce Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi demokratik bir sistemdir. Cumhurbaşkanı halkın yüzde 50 + 1 oyuyla seçiliyor. Her 5 yılda bir sandık ortaya geliyor. Sandıktan da çıkasınız 20-30 yıl cumhurbaşkanlığı yapmak yok. Tek adam rejiminde ise seçim falan yoktur. Süresi de yoktur. Yönetimi ele geçiren kişi ölene veya birileri devirene kadar kalır. Bizim getirdiğimiz yönetim sisteminde cumhurbaşkanı milletin, Meclis’in ve kamuoyunun denetimine tabiidir. Bu sistemdeki cumhurbaşkanının kim olacağı, seçimlerde millet tarafından belirlenir. Tek adam rejimlerinde bir şahıs vardır. ‘Meclis yok’ diyor, olur mu öyle bir şey. Cumhurbaşkanının kanun yapma yetkisi yok. Cumhurbaşkanının sadece bütçe kanunuyla yetkisi var. Kararname, hakkında yasal düzenleme olmayan konularda kararname çıkarabilir. Meclis bunu yasayla ortadan kaldırabilir. Aynı şekilde yargı. Yargı üyeleri, HSK, 7’sini parlamento seçiyor. 4+2 cumhurbaşkanı. Yargıtay, Danıştay, AYM aynen. Dürüst olun. Bu ülkenin huzurunu kaçırmayın. Biz bunları muhatap almadıkça yalanlara başlıyorlar. Meydanı iftiracılara terk etmemek için, böyle mukayeseli anlatma yoluna gidiyoruz.
kaynak:t24.