Veysel Saka'nın Profil Fotoğrafı, Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gözlükVeysel Saka

Sanat hayatın hizmetkarı akılsa idarecisidir.Sanatın siyaset le hiç bir alakası yok diyenler burjuvazinin saflarına geçmişlerdir.Sanat siyaset yapmaz?sanat zaten politiktir,ve hiç ezenin yanında olmaz.Sanat humanisttir,saygılıdır,estetiği üst sınıfa göre yapmaz.

Burada sanatı insana dair ne varsa yaşamın güzelliği,bütünlüğü,estetiği,dili ifade edişi,özgürlük anlayışı insana dairdir siyasidir.Sanatı insandan,emekten özgürlükten,ahlaktan toplumsallığın inşaasından ayırmak burjuvazinin anlayışıdır.

Sanat bir kere zülme hükümranlığa,iktidarlara,devlete karşı bir yerde olduğunda,üst sınıfın elinden alındığında anlamlı hale gelir.Aynı zamanda muhalif olmayana sanat denmez. O biraz üst sınfa burjuvazinin bireyselliği üzerinde şekillendiğinde ezilene hizmet etmediği gibi ezene hizmet eder.

Aynı zamanda muhalifleşme insancıl,eşitlikçi,özgürlükcu,düşündürüçü sorgulayıcı,sanatla onu yeniden var eder.Burjuvazinin elinde metalaşır aksesuvar haline getirilir.Politiktir sanat üst sınıfla değil,ezilenle buluştuğunda diyalogcu olduğunda sınıfsal içerik kazanır.Burjuvazinin elinde alınan satılan metalaşan sanatın anlayışı üst sınıfın elinde içeriği boşaltılır.

Sanat sanatcı alınıp satılamaz.Sanatcıyı,toplumculuğu sanatla ucabilmeyi iletişim kurabilmek,sanatcı sanatla anlatabilmek,eyleminde,pratiğinde somutlaştırması önemli bir anlayıştır.Sanatın özü değişimi onun dönüştürüçü anlayışı muhaliftir.Zaten üst yapıyla egemenlerin seckinlerin elinde sanat adını eritilir içeriğinden uzaklaştırılması sanatı sanatcıyı yok eder.

Sanatcı yine muhalif olmak zorundadır.Ben gözlerimi kaparım sanatımı yaparım demek sanatı insanlardan kitlelelrden kopartır.Sanat tiyatrosal yanı hayallerin gerceğe dönüştüğü alandır. Kendisi seyircisi nesne değil öznedir hayalleri ütopyalarını,düşündürme,sorgulama anlayışının özü politik olanı verdiği mesajı dönüştürüçüdür.Yaşamla ölüm gibi,aşkla sevgiyle kavgalıdır.Devamlı catışma halındedir.Çinselliği sevgide aşkı catışmada devrimçi kuramın pratiği nasılsa sanatta tam tamına uymasada ortaya düz çizgili bir yaşama cıkmaz.Devrimçi kuramın yaşamın ileriçiliği sanatla cinsellikte aşk da devamlı catışma halindedir.

Bu catışma olumludur gerci olumsuz yanları yok değildir yaşamın çizgisi gibidir. Devrimçi sanat kavganın adıdır.Müçadelenin catışmanın adıdır.Tüm insanlığı toplumsallığı sınıfın penceresinden,ezen ezilen penceresinden anlatır.Hiç bir zaman üst sınıfın burjuvazinin penceresinden bakmaz çünkü celişkiler gereği kavgalıdır.Mesela düşünüyorum varım felsefi anlayışına başkaldırıyorum mücadele ediyorum dikeliyorum varım kavgasıyla onu geliştirir.

Devrimç kuram devrimçi sanatın özü sınıfsallık catışma anlayışı sanatı insanla toplumculukla sınıfla buluşturur.Buluşturduğu alan kavgadır ezeni karşısına alır iktidarları devleti hiç yanına almaz eleştirisel bakar.

Zaten ezenin yanına gittiğinde bilirki metalaşacağını orda kavga müçadele değil teslimiyet olduğunu bilir.Sanat tiyatroda adeta devleşir şaha kalkar zülme bir dikilişi vardırki anlamlı öğretiçidir.Sanat sanatcı aşkları tiyatrosal anlamda oyun içinde yaşar.Bu romanda,hikayede öyküde olduğu anlamda tiyatroda adeta gercekciliği yaşamın yeniden var oluşunun pratiği haline gelir.

Son olarak sanat tiyatro birinçi dereceden mesajı sanatsal humanist aşkı sevgiyi anlatırken zalime ezene karşı durur yoksa o sanat sanatla tiyatroyla bağı bujuvazinin katında soytarlıktır.Adına tiyatro sanat desek te hizmet ettiği yer orasıdır.Baskılara devletin sansürcü bürokratik cıhazını parcalamayı ve toplumsallıkla aşkla catışmayla bağı insan ve toplum içinde olanı makbuldür.