YETER Kİ İSTE

   Her birey yaşamı boyunca kendi doğruları üzerinden şekillenir, yolunu bulur. Yaşam bir mücadele alanıdır. Koşuşturmacayla geçen bir ömür, günü geldiğinde tükenir ve toprağa karışır.

   Bireyin yaşamı ve düşüncesi faklı olsa da, sömürü ve talan düzeninin içindedir. Bireyler düzenin içinde debelenip dururlar. Çıkış yolu ararlar. Bu yolda umutlarını kaybedenler olduğu kadar, kaybetmeyenlerde vardır.

   Emek, sermaye çelişkisinin farkına varan çok az bir kesim vardır. Çoğunluğu kaderine razı olmuş durumdadır. Kaderine razı olmayarak, sınıf mücadelesini temel alan bireylerde vardır.

  Birey sabır taşıdır; yaşamın çelişkisini, zıtlığını, birliğini düşüncesinde taşır ve mücadelesini ona göre ayarlar. Burada kişinin kaygan yapısını gözlemlerken, olumlu yanları da ortaya çıkar.

  Toplumda birey olma ve varlığını sürdürme çetin mücadele koşulları içerisinde geçekleşir. Yaşamın kuralı ister istemez böyle şekilleniyor.

 Birey toplumda olan olaylar karşısında tavır takınabilmelidir. Yorum yapabilmelidir. Ülkemiz coğrafyasında yorumu bırakın susan büyük bir kesim vardır. Devlet kapısına düşmekten korkar. İşkence, baskı görmekten ve adliye koridorlarından dönülerek cezaevine girmekten korkar.

  Bilinçli toplum bireyi, bireyleri olmalıyız. Her sorun hepimizi ilgilendirmelidir. Dünyamızı ve ülkemizi yaşanılır hale getirebiliriz. Korkmamalıyız! Yaşam ve gelecek için, sömürüsüz bir dünya için düşüncene kilit vurma.

  Çevrendeki ve dünyadaki olan olaylar kendiliğinden gelişen, bağımsız olaylar değildir. Tüm halkaları birbirine bağlıdır. Sömürücüler geri kalmış, yeni sömürge, feodal ülkelere her türlü saldırıyı yapmaktadır. Birey ve duyarlı olmanın önemi burada da öne çıkar. İster istemez toplumsallaşmaya ve haksızlıklara baş kaldırmaya kadar iş gider.

  Yaşamda yoksullar ve zenginler vardır. Zenginler azınlıkta olsalar da, üretim araçlarını, kontrol merkezlerini ellerinde bulundurduklarından bireyin düşüncesini yozlaştırmak için her türlü kurumuyla baskısını uygular.

  Bireye düşen görev bozuk düzende okumak, yorumlamak ve çevresini aydınlatmak hedefi olmalıdır. Bir birey koskoca yığınları peşinden aydınlığa sürükleyebilir. Yeter ki istesin.

                               29.03.2017

Hüseyin Habip Taşkın