Dicle Vadisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “Özel Proje Alanı” ilan edildi. Ancak “Özel Proje Alanı”nda nelerin yapılacağı kamuoyu ve konuya duyarlı kesimler ile paylaşılmadı. Amed Ekoloji Derneği üyesi Güner Yanlıç, bu kadar gizliliğin Hevsel Bahçeleri’ni bitirme projesi olduğu yönündeki kuşkularını artırdığını söyledi .

Dicle Vadisi, Diyarbakır surları ve Hevsel Bahçeleri UNESCO tarafından dünya mirası listesinde yer alıyor. Ancak Hevsel Bahçeleri ile Dicle Vadisi’nin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafında ‘Özel Proje Alanı’ olarak belirlenmesi, Diyarbakırlıların tepkisine neden oldu. Yarın (2 Nisan) kitlesel basın açıklaması yapmayı planlayan Hevsel Bahçeleri Koruma Platformu, projenin içeriği hakkında bilgileri olmadığını ve bu projenin Hevsel Bahçelerini bitireceği kuşkusunu taşıdıklarını dile getiriyorlar.

Konuyla ilgili konuştuğumuz Amed Ekoloji Derneği üyesi Güner Yanlıç şunları anlatıyor: “Bir proje hazırlıyorlar ama bu projenin içeriği hakkında kentin sivil toplum örgütleri hiçbir şekilde bilgilendirilmiyor. Böyle gizli saklı yürütülen bir proje hakkında kuşkularımız oluşuyor. Biz, Hevsel Bahçeleri’nin hem ekolojik denge hem de kültürel miras olarak korunmasını istiyoruz. Hevsel Bahçeleri ormanlık bir alandır. Bu alana herhangi bir şekilde bir patika bile yapamazsınız. Ama şimdi süsleyip püsleyerek, göz boyayarak tahrip ediyorlar.”

“OHAL var, kimse sokağa çıkamıyor”

2 yıl önce Dicle Üniversitesi tarafından Hevsel’de ağaçlar kesildiğinde Diyarbakırlılar tepki göstermiş, ağaçların kesimi durduruluncaya kadar Hevsel’de nöbet eylemi gerçekleştirmişlerdi. Yanlıç, 2 yıl önce bölgede ve Türkiye’de barış rüzgarlarının estiğini, insanların bu nedenle Hevsel’e sahip çıkabildiğini anlatıyor: “Şimdi durum öyle değil, 2 yıldır devam eden bir çatışma süreci ve OHAL var. İnsanlar dışarı bile çıkamıyorlar. Ya hapse atılıyorlar ya işsiz bırakılıyorlar. Barış istiyorsan suç, doğana, suyuna sahip çıkıyorsan suç sayılıyor.”

Yanlıç, merkezi iktidarın yaratılan korku ortamından faydalanarak, içeriğinde ne olduğunu kendilerinden başka kimsenin bilmediği projeleri hayata geçirmeye çalıştığını ifade etti.

“Kayyım atanınca projeler bitti”

Hevsel’deki bahçelerin şahıslara ait olduğunu anlatan Yanlıç, “Hükümetin yanlış tarım politikaları nedeniyle bahçe sahipleri zor durumda kaldı. Çünkü endüstriyel tarımla başa çıkmaları mümkün değil. Devlet yüksek paralar ödeyecek olursa, sahipleri satacaktır bahçelerini. Çünkü onlar da çaresiz durumda” dedi.

Amed Ekoloji Derneği’nden Güner Yanlıç yarın toplu açıklama yapacaklarını söyledi.

Büyükşehir Belediyesi’nin Hevsel Bahçeleri için bir proje hazırladığını, buna göre bahçe sahiplerinin üretim ve satış konusunda desteklenmesinin öngörüldüğünü belirten Güner Yanlıç, “Ancak belediyeye kayyım atanınca bu proje de bitti. Bahçe sahipleri destekten yoksun kaldı” şeklinde konuştu.

“Ağaç kesiyorsanız çevreci değilsiniz”

Hükümetin doğaya yaklaşımını eleştiren Yanlıç, şunları söyledi: “Hükümet 14 yılda ektikleri fidanların sayısını vererek çevreci bir görünüm vermeye çalışıyor. Ama çevrecilik elindekini korumakla olan bir şeydir. Bir ağaç onlarca yılda büyüyor, sen bunu kesersen, istediğin kadar çok fidan dik, çevreci olamazsın. Çünkü ağacı keserek en başta ekosistemi bozmuş oluyorsun. Merkezi iktidarın doğayla barışık yaşaması gerekiyor.”

On Gözlü Köprü’nün iki gözünün aynı zihniyetle doldurulduğunu dile getiren Güner Yanlıç, “Eğer buna ses çıkarılmasaydı körünün kapatılan gözleri açılmayacaktı ve belki başka gözleri de kapatılacaktı. Bu nedenle çevrecilerin, şehrini sevenlerin ve herkesin doğal ve kültürel varlıklarına sahip çıkması gerekiyor” dedi.

“Hevsel dünya mirasıdır”

Ekolojist olarak Hevsel’in sadece Diyarbakır’a ait olmadığını düşündüklerini söyleyen Yanlıç, şöyle devam ediyor:  “Buradaki havadan Yozgat’taki insan da yararlanıyor, Bursa’daki havadan da Diyarbakırlılar yararlanıyor. Bu doğal sistem böyle bir şeydir. Bu nedenle dünyanın neresinde doğaya zarar veren bir girişim varsa, buna karşı çıkmaya çalışıyoruz.”
Hevsel’in dünya mirası olduğunu söyleyen Yanlıç, “UNESCO da bunu gösteriyor zaten. Şimdi siz orayı imara açarsanız, sadece Diyarbakır’ın kültürel birikimine değil, aynı zamanda dünya mirasına da zarar vermiş olursunuz” dedi.

Hevsel’de yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verilmiyor.

Hevsel’de 150 civarında kuş türünün yaşadığını belirten Yanlıç, şunları söyledi: “Bir ağacın habitatının oluşması için yıllar gerekiyor. Bu zaman içinde dallarında yuva yapan kuşlar, dibinde yılanlar ve gözle görülmez binlerce mikro organizma oluşur. Ağacı kestiğiniz zaman canlıların yaşam alanını da bitirmiş olursunuz. Örneğin leyleklerin göç güzergahını değiştirmiş olursunuz. Bu nedenle söz konusu doğa olduğunda ülkeler arasında sınır olamayacağını söylüyoruz.”

Referandumda “hayır” diyoruz

Anayasa’nın 18 maddesinin değiştirilmesini oylayacak Türkiye. Değiştirilmesi öngörülen maddeler arasında yaşam savunucularını memnun edecek bir maddenin olmadığını söylüyor Yanlıç ve bu nedenle referandumda “hayır” oyu kullanacaklarını aktarıyor.
Yanlıç, referandumda neden “hayır” diyeceklerini şöyle ifade etti: “Dünya literatürüne Türkiye tarafından girmiş olan güvenlik barajlarına, HES’lere, suyun ticarileşmesine, doğal sit alanlarının turizme açılmasına, endüstriyel tarım politikalarına ve bunların düzeltilmesi için bir çaba içinde olmayan zihniyete “hayır” diyoruz.”

2 Nisan’da kitlesel açıklama

Hevsel Bahçeleri’ne sahip çıkmak için ellerinden geleni yapacaklarını aktaran Yanlıç, Fakülte köprü girişinde 2 Nisan’da kitlesel basın açıklaması yapacaklarını da duyurdu.
Hevsel Bahçeleri’nin Diyarbakır’ın kültürel kimliği olduğunu söyleyen Yanlıç, “Bu kimliğe sahip çıkmak için kitlesel bir basın açıklaması yapacağız. Hevsel’e beton döküp imara açmak istiyorlar, duyarlı herkesin destek vermesini bekliyoruz” dedi.
Basın açıklamasına HDP’li milletvekillerinin yanı sıra CHP’lilerin de katılması bekleniyor.

Kaynak: Gazete Duvar