Veysel Saka'nın Profil Fotoğrafı, Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gözlük

Veysel Saka
Devrimçiler gidişatı, eğilimleri, gelecek için öngörüleri olan insanlardır. Marksizimde iyi bir toplumcu iyi bir sosyolog olanların gelecekle ilgili hareket yasaları hakkında,  gecmiş gelecek yasaları ön görüleri  olmak zorundadır.  Şayet böyle bir yan yok ise meselenin marksizimle alakalı yanındaki eksikliklerin olduğunu gösterir.
Öncelikle meseleye toplumcu acıdan irdelediğimizde devrimçileri bekleyen sorunlarla  ve görevleri ile ilgili hazırlıklı geleceği okumadaki düşünce tartışmalarının olması gerektiği olmazsa olmaz durumundadır.Ülkede tarihi bir andan gectiğimiz   gercekliği tüm ortadoğuyu kapsayan catışma kaos kaotik ortam karşısında tarihsel fırsatları devrimin sosyalizmin ülkede ortadoğuda balkanlarda  despotik diktatöryal anlayışlar karşısında bir duruş ortaya koymak için görev  kürtlere,sosyalistlere, demokratlara, muhaliflere,  düşmektedir.
Alman devrimçilerinin büyük ekim devrimine  onun elinden tutmadığını,”ülkedeki sosyalistler,kürt özgürlük hareketinin elinden tutmalı onların önünü acmalıdırlar.Bu gün onların porogram,starteji,müçadele,örgüt,    biçimlerinin tartışılmasına önçülük ederek onların önünü acmalıdırlar. (bu gününün bileşenleri onların önündeki engeli oluşturan düzeydedirler)elbette bu tartışma  devletin türklükle tanımlanmasına karşı bir demokratik  harekete dönüşmek ortak demokrasi programı yazarak onu tartışmasını sağlamak özgürlük hareketinin önünü acacak anlayışla ortaya koymak önemli bir noktadır..
Bunları modern şehirli büyük kitle katılımlarına dayanan entellektüel bakımdan üstün  müçadele biçimleriyle olabilir ve oluşacaktır.Demokrasi sadece ulusun tanımı  olmasıyla biçimsel eşitlikle tanımlanamaz.Özünde biçimsel eşitlik ise   kimsenin  dili,dini,soyu, sopu,kültürü,tarihi,ırkı,vs nedeniyle  ayrımcılığ baskıya uğramamasıdır diyoruz. Devletin  dininin dilinin,”kültürünü “ırkının  “tarihinin  olmaması,bunlara karşı kör olması gerekmektedir.
Proğram örgüt,starteji taktik yöntem diyenler olarak şunu diyemeyiz. “Kürtlüğü tanınması olarak değil türklüğün tanınmamasında görüyoruz.  Aleviliğin tanınması diyanette cem evi yapıldığında,türklükle,devletle bir sorunun olmayacağını söylüyorlar.Bizim önerimize göre resmi dil din mezhep olmaz.Herkese ana dilde eğitim hakkının her dile ayrı bir okul değil aynı okulda sınıfların ayrılması ile,tüm diller kendi dilinde,kendi tarihini edebiyatını  kültürünü okumalıdır diyoruz.Her dile ayrı bir okul geri bir durumdur.
Kürtler kürt tarihini,türkler türk tarihini okumayacak,bütün diller kültürler eşit sayıda katılımcının yazdığı aynı ortak  tarihi ve kendi tarihlerini kendi  dillerinde okuyacaklar.Demokratik ulus diyorsanız,demokratik ulusun tohumu  olun.Demokratik ulusta tüm diller yerini alsın diyorsanız,dil soy,sop,diye bir  tarih olamayacağını tüm dillere milliyetlere eşit mesafede olacağını her kesin  bilmesi gerektiğini söylüyoruz.
Son olarak  demokratlar,sosyalistler,almanların büyük ekim devrimine yapmadıkları ön acmayı, dayanışmayı, özgürlük hareketinin hdp’nin önünü.                                                 Acarak,yapmalıdırlar,”Kürt hareketi canlı bir harekettir.Ulusal olanla değil sosyal bir harekete ve makas değişimine starteji değişiminin önünü acmayı öncelikle türklükle tanımlamaya son vererek kürtler üzerindeki baskıya son verilmesini.sağlayabilirler.
İşte demokratlar sosyalistler alman devriminin rus devrimine vermediği desteği kürt hareketine vermeli onların sosyal harekete dönüşmesini kürtlükle değil türklüğün tanınmaması, modern şehirli büyük kitlelere katılımlara dayanan entellektüel bakımdan üstün müçadele biçimleri,ortaya koymalı kitlesel alanın genişlemesini sağlamalıdırlar.
Bizim önerdiğimiz programın merkezi bürokratik cihazın parcalanmasını,tüm     birimlerin gönüllü birliği dayanmasını,ekonomi dışı bir zora dayanmaması, böyle  bir biçimi zorunlu kılar.Demokratik ulusta  ve ulusculukta bir arada olabilir.Bizim   programımız ulusların kader hakkını savunmaz.Bir köyün bile ayrılma hakkını savunur.Bu hakkın kullanımında  ulusların dile göre dine göre tanımlama hakkıdır.Demokratik ulusta,demokratik cumhuriyette köy bölge isterse  ayrılabilir,ayrılan köy bölge biz cerkeziz biz lazız diyerek okulumuzda cerkezceyi lazcayı okutacağız herkes kendi okulunu dilini tarihini okuyacak dayatmasını demokratik cumhuriyet kabul etmez.
Ve o bölgeye karşı savaşı başlatır.Oradaki ayrılma talebi eşitliği ortadan kaldırır. Evet herkes ayrılabilir politik olanı bir dille dinle belirleyemez.Toplumda ayrılma kadar anlamsız bir şey  olamaz.Bu ayrılma  ayrı  okulların ayrılması şövenizmin aracı olmaktan öte bir anlam taşımaz.Son olarak devlet içi kombinasyonlar süriye devletinin güçlenmesi,rojawa projesini engellemeye yönelik  bir startejiye gececeğini bu startejiyle birlikte Erdoğanın orada bulunmasının imkansız hale geleceği son bulmak üzeredir.Bunu şuradan anlıyoruz.
AKP içi muhalefetin devlet içi catışmalar, önümüzdeki günlerde aylarda catlamaları beraberinde getireceğe benzemektedir.Kılıcdaroğlu önerisinde süriye ile iş birliği yapmassanız süriyenin toprak bütünlüğünü sağlayamayız diyerek devlet içi anlayışın isteklerini anlatmaktadır.bu ise iktidar Erdoğan için  sonun başlangıcı güçünün sonunamı gelmiştir..??!!
Ülke sol ve sosyalistlerin ulusal  olandan uzaklaşarak özgürlük hareketinin hdp nin starteji değişikliğinin  önünü acacak politikaları yaşama gecirerek hem imralıya hem de hdp”lilere alman devrimçilerinin yapamadığı rus devrimçilerini büyük ekim devrimindeki yardımı ön acmayı bu gün türkiyede orta doğuda yapmalı program örgüt statateji değişikliğine gidilmesi için onların önünü acmalıdırlar.Erdoğan hükümet gidiçidir sınıfların müçadelesinde program starteji ve Öcalanın 1999 da yaptığı gibi tarihi dönemeçi sosyal hareketin önünü acarak tamamlamalıdır buna herkesimin tüm toplumun ihtiyacı var bu öncülüğü önderliği bu toplumdan esirmeyin.. şimdi sırası değilse ne zaman..”Geleceğimiz için düşünen,sorgulayan, isyan eden.. bunlar şimdi değilse ne zaman..söyleyeceğiz..