Ağır çalışma koşullarına rağmen emeklerinin karşılığını alamayan kadınlar, emek sömürüsüne karşı 1 Mayıs’ta seslerini yükseltmeye çağırdı.

Uzun ve yorucu çalışma koşullarına rağmen emeklerinin karşılığını alamayan tekstil işçisi kadınlar, 1 Mayıs’ın kendileri için de tatil olmasını istedi. Tekstil işçileri ayrıca, “Kadınlar emek sömürüsüne karşı 1 Mayıs’ta alanlarda olmalı. Seslerini yükseltmeli” çağrısında bulundu.
Çalışma yaşamında en fazla emek sömürüsünün yaşandığı sektörlerin başında tekstil atölyeleri geliyor. Emeklerinin görünmemesinden şikayet eden kadın işçiler, yaklaşan 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı nedeniyle alanlara çağırdı.

Uzun çalışma koşullarına değinen Canan Yılbur (25), günde 12 saat çalıştıklarını ancak emeklerinin karşılığını alamadıklarını söyledi. Çalışma koşullarından kaynaklı ayaklarının şiştiğini ve belinin ağrıdığını aktaran Yılbur, “Maddi olarak zorluklar yaşıyoruz ve çalışmak zorundayım. Hem kendi ihtiyaçlarımı hem de ailemin ihtiyaçlarını karşılıyorum” dedi. Mesaiye kalmak istemediğini belirten Yılbur, işçi haklarının gözetilmesini istedi.

O gün çalışmayacaklar



“1 Mayıs’ta işçi kadınlar olarak çalışmak istemiyoruz” diyen Yılbur, resmi tatil olan 1 Mayıs’ın patronları tarafından engellendiğini ifade etti. Makine başında işverenine “1 Mayıs’ta çalışmayacağım, ben de arkadaşlarım da” şeklinde seslenen Yılbur, en büyük emekçi olan kadınların da o gün alanlarda olması gerektiğini vurguladı.

İşte de evde de çalışma

Tekstil atölyesinde uzun yıllardır çalışan bir diğer işçi de 50 yaşındaki Ayşe Bulut. İlerleyen yaşına rağmen ayakta çalışmak zorunda olan Bulut, 12 saatlik mesaisinin ardından eve gittiğinde de çalışmaya devam ettiğini söyledi. Kirada oturan ve 4 çocuk annesi olan Bulut, aldığı asgari ücretin geçimini sağlamaya yetmediğini belirtti. Tekstil sektörü için resmi tatilin imkansızlığına gönderme yapan Bulut, “1 Mayıs’ın bizim için de tatil olmasını istiyorum” diye belirtti.

Ev geçindirmek zorunda

11 yaşından bu yana tekstilde çalıştığını ve hiçbir sosyal hakkının olmadığını ifade eden 22 yaşındaki Rabia Oral ise, ev geçindirmek zorunda olduğu için okulunu yarım bırakan kadınlardan. Ağır çalışma koşullarına rağmen iş yaşamının ayakları üzerinde durma noktasında önemli olduğunu kaydeden Oral, şunları aktardı: “Bu tekstil olur ya da başka bir şey. Kendi emeğimle, alınterimle kazanıyorum ve o da bizim için bir özgüven. Kendi ayaklarımızın üzerinde duruyoruz. Emeğimin bir kadın olarak sömürüldüğünü düşünüyorum ve karşılığını alamıyorum.”

Oral son olarak, 1 Mayıs’ta kadınların çalışmaması gerektiğini belirterek, “Kadınlar emek sömürüsüne karşı 1 Mayıs’ta alanlarda olmalı. Seslerini yükseltmeli” çağrısında bulundu.

Gün ışığı dahi göremiyor



14 yıldır tekstilde çalıştığını ve gününün büyük bir bölümünün tekstil atölyesinde geçtiğini belirten 23 yaşındaki Şehnaz Öngüç de, gün ışığını dahi göremediğini söyledi. Kadınların kendi ayakları üzerinde durması için çalışması gerektiğini dile getiren Öngüç, “Çünkü hiçbir kadının ezilmemesi gerekiyor. Kendi kazancını kendi elde etmeli. Ben bundan yanayım. 1 Mayıs’ta tüm kadınlar sokağa çıksın ve çalışmasın” şeklinde konuştu.

Alanlarda olmalıyız

İlerleyen yaşına rağmen çalışan 64 yaşındaki Zeynep Çoban, geçimini el işi yaparak sağlayan kadınlardan. Çoban, şunları aktardı: “Kendi paramızı kendimiz kazanmaya çalışıyoruz. Elimizden geldiğince kimseye muhtaç olmamaya çalışıyoruz. Kadınlar çalışma özgürlüğünü gösteriyor. Bu güzel bir şey. Çocuklarım ‘Gitme, orada ne kadar kazanıyorsan sana verelim’ diyor. Ama ben yok diyorum. Ben burada rahat ediyorum. Sizden beklemektense kendi paramı almak daha iyi diyorum.” Çoban da “1 Mayıs’ta emeğimizin karşılığını almak için alanlarda olmalıyız” çağrısını yineledi.

DİHABER/İSTANBUL