Yıldırım’ın siyasi hakları ile velayet ve vesayet hakkından da men edildiği öğrenildi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım hakkında “cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla açılan dava kapsamında 1 yıl 2 ay hapis cezasının yanı sıra ‘siyaset yasağı‘ getirildi.

Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla yargılandığı davada Muş 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 21 Haziran 2017 tarihinde 1 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılan ve cezanın ertelenmesi veya para cezasına çevrilmesi talebi mahkemece reddedilen HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım’ın, TCK 53’üncü madde uyarınca ‘siyasi ve kamu haklarından yoksun bırakıldığı’ öğrenildi.

Yıldırım’ın avukatları Erzurum İstinaf Mahkemesi’ne itiraz başvurusu yaptı.

Yıldırım’ın 12 Eylül 2015 tarihinde Muş’un merkezinde Kamu Emekçileri Sendikası Konferderasyonu (KESK) tarafından Cizre‘deki “sokağa çıkma yasağına” ilişkin yapılan basın açıklamasındaki konuşmasındaki, “O saraydaki padişah bozuntusu, al paraleli vur üçgene ver ötekine berikine hepsinin başına da Tayyip Erdoğan’ı koy hepiniz yargılanacaksınız. Tayyip Erdoğan, Tansu Çiller’den daha temiz değildir, açık söylüyorum” sözleri fezleke konusu yapılmıştı. Dokunulmazlıkların kaldırılmasına dair düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte hakkında “cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla dava açılan Yıldırım hakkında davanın dördüncü duruşmasında karar çıktı.

Mahkeme “cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla 1 yıl hapis cezası verirken, “suçun aleni olarak işlenmesinden” hareketle 1/6 oranında artırıma giderek cezayı 1 yıl 2 aya yükseltti.

Bununla birlikte TCK’nin 53/1 maddesi gereğince siyaset yasağı ile birlikte kimi haklardan mahrum bırakılmasına karar verildi.

Mahkeme tarafından verilen mahrumiyet kararı şunları kapsıyor:

“1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;

a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,

c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,

d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,

e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,

(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.”

Karara Yıldırım’ın avukatları tarafından Erzurum Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz başvurusu yapıldı.(Kaynak: Özgürlükçü Demokrasi)