KOCAELİ- Adalet Yürüyüşü’ne barış aktivisti Pippa Bacca’nın katledildiği yerden dahil olan kadınlar, “Bizler de, adaletin ‘erkek’ yüzünü ortaya çıkarmak için yıllardır mücadele eden kadınlar olarak hukuksuzluğun ve keyfiyetin ‘olağan’ hale getirildiği bu zamanda gerçek adalet için sokakta olmayı önemsiyoruz” dedi.

Adalet Yürüyüşü’ne, barış aktivisti Pippa’nın katledildiği yerden 79 kadın ve LGBTİ+ örgütü katıldı. Kadınların “Erkek adalet değil gerçek adalet” şiarıyla katıldığı yürüyüş basın açıklamasıyla başladı. Binlerce kadının katıldığı yürüyüşe HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir ve Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu da destek verdi. Aktivist Damla Eroğlu tarafından kadın örgütleri adına yapılan açıklamada, Pippa Bacca’nın mücadelesine dikkat çekildi. Medyanın, tıpkı Pippa’nın katledilmesinde görüldüğü gibi hala erkek şiddetini meşrulaştırmakla meşgul olduğunu dile getiren Damla, “Bugünlerde de hak, hukuk ve adalet talebiyle yürüyen binler Pippa’nın öldürüldüğü yerden geçecek” şeklinde konuştu.

Neden Adalet Yürüyüşü?

“Biz kadınlar bu Adalet Yürüyüşüne kendi adalet talebimizle katılmayı önemsiyoruz” diyen Damla, katılım nedenlerini şöyle sıraladı: “Çünkü, Pippa’nın öldürüldüğü zamandan bu yana, tıpkı öncesinde olduğu gibi, erkeklerin işlediği suçlar, bazen gerekçe gösterme gereği bile duymadan, çoğu zaman da manâsı kendinden menkul bir ‘genel ahlak’ namına hafifletilirken binlerce kadın toprak oldu, LGBTİ+ bireyler nefret suçlarına – hatta cinayetlerine – maruz kaldı, binlerce çocuk istismar edildi, zarar gördü. Nefretin ve kendinden farklı olanı linç etme halinin adı ‘hassasiyet’ oldu, kutsandı, alkışlandı. Bu durum, özellikle Olağanüstü Hal’in ilanından bu yana körüklenen şiddetin ve nefret dilinin hayatlarımızın her alanına sirayet etmesiyle çeşitlendi, daha da dayanılmaz hale geldi. Bir yılını doldurmak üzere olan OHAL kararı ve kararnameleri sırasında hayatını kaybeden kadın sayısı 300’ü aşmış durumda ve bu kadınlar dinamitten baltaya, testereye, şiddetin en vahşi biçimlerini ‘hak etmiş’ sayılıyorlar.”

‘Adaletin erkek yüzünü ortaya çıkarmak için!’

AKP hükümetinin muhalif olan tüm kesimleri ‘terörist’ ilan ettiğini dile getiren Damla, “Yüzbinlerce insanı düşünceleri için bir gecede işlerinden, ekmeklerinden, hayatlarından, evlerinden, haysiyetlerinden ve özgürlüklerinden mahrum ederken, bütün bir toplum insan bedenlerinin açlık grevinde eriyip gitmesine seyirci kılınırken yaşanan tüm bu hukuksuzluklara ve zulümlere karşı adalet kavramı üzerine düşünmek, adalet için ses çıkarmak çok kıymetli. Bizler de, adaletin ‘erkek’ yüzünü ortaya çıkarmak için yıllardır mücadele eden kadınlar olarak hukuksuzluğun ve keyfiyetin ‘olağan’ hale getirildiği bu zamanda gerçek adalet için sokakta olmayı önemsiyoruz” dedi.

‘Erkek adalet değil gerçek adalet için!’

Kadınlar için adaletin yasa önünde ve hayatın her alanında, sokakta, işte, mecliste eşitlik olmadan ve demokratik bir ortam sağlanmadan gerçekleşmeyeceğini ifade eden Damla, “Biz kadınlar erkek adalet değil gerçek adalet için birlikte yürümek istiyoruz. Son dönemde özellikle OHAL ile birlikte vahşileşen hukuksuzluk ve cezasızlık politikaları erkek şiddetini de katbekat arttırdı. Kadın vekillerin, siyasetçilerin ve belediye başkanlarının tutukluluğu, atanan kayyumların önce kadın çalışmalarını durdurmaları ve sığınakları kapatmaları, Kanun Hükmünde Kararnamelerle işinden edilen yüzbinlerce insanın yanı sıra kadınların dayanışma derneklerinin ve kadın odaklı habercilik yapan medya kurumlarının da kapatılması kadınların ve çocukların erkek şiddeti karşısındaki konumlarını kırılganlaştırıyor. Kadınların siyasi kazanımlarına el konuluyor, kadınlar siyasetten uzaklaştırılıyor. Hayatın her alanında, erkeklerle eşit haklara ve fırsatlara sahip olana kadar; Eşitlik yoksa adalet de yok” diye belirtti.