ANKARA – KESK Kongresinde konuşan HDP Milletvekili Mahmut Toğrul, Efrîn’in Türkiye’nin dostu olduğunu belirtirken, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, Efrin’e yönelik saldırının emekçiler ve sosyalist yapılar tarafından engellenmesi gerektiğini söyledi.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Genel Kurulu, katılan konukların konuşmalarıyla sürüyor. Çok sayıda konuk, KESK’in ortak birleşik mücadele yaratması gerektiğini işaret ederek, ortak demokrasi mücadelesi öne çıkan vurgu oldu.

‘ERDOĞAN TÜRKİYE DEĞİLDİR’

Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) danışmanı Patrick Itschert, OHAL ve KHK’leri eleştirerek, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi. “Haklarınız savunmak ve daha çok şey yamak için sizlerle birlikte olacağız” diye konuştu. “Tayip Erdoğan Türkiye değildir” diyen Itshert, emekçilerin verdiği mücadelenin yanında olduklarını söyledi.

OHAL VE KHK’LER İLELEBET SÜRMEYECEK

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, Türkiye demokrasi güçlerinin örgütlü bir kötülük ve şiddetle mücadele ettiklerini dile getirdi. Koramaz, 10 Ekim Katliamı’na dikkat çekerek, “10 Ekim’de barış özgürlük emek ve barış için on binleri orada toplamıştık. 10 Ekim’de KESK’li yöneticileri üyeleri ve onların çocuklarını kaybettik. Bu eylemin sahiplerinden ve işbirlikçilerinde hesap sormak hepimizin boynun borcu” dedi. “Bilsinler ki bu OHAL, KHK düzeni ilelebet devam etmeyecek, elbet bu yapılanların hesabını soracağız” diyen Koramaz, gazetecilerin, akademisyenlerin ve siyasetçilerin özgür kalmasını istedi.

‘SARAYLAR BÜYÜDÜKÇE ADALET KÜÇÜLÜYOR’

DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün, toplumun geniş kesimlerinin adalet talebine işaret ederek, “Çünkü, Saraylar büyüdükçe adalet küçülüyor. İstediğimiz adalet sadece hukuk önünde değil, toplumsal eşitliktir. Oyları, iradeleri çalınan milyonlar, işlerinden edilen ve başvurulacak bir mahkemeleri bile olmayan emekçiler için, akademi için, kıdem tazminatının gasp edilmesine karşı, taşeron işçiler için adalet istiyoruz” dedi.

‘EFRİN VE ROJAVA TÜRKİYE’NİN DOSTUDUR’

HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul da, Demirtaş’ın bugün görülen duruşmasına değinerek, “6 milyonun iradesi Selahattin Demirtaş kelepçelenerek buraya getirilmek istendi. Bunu protesto ederek mahkemeye katılmadık. AKP iktidarı Türkiye’yi adalet ve demokrasiden uzaklaşmıştır” dedi. AP’nin kararına işaret eden Toğrul, Türkiye’nin gittikçe yalnızlaştığını belirterek, “Türkiye sadece AB’den kopmuyor, Ortadoğu’da savaş sürecine dahil oluyor. Rojava’da bir güneş gibi doğan yönetimi engellemek için Katar ve IŞİD çeteleriyle iş tutmaya devam etti. Türlü bahanelerle Efrin’e girmeye çalışıyorlar. Neymiş efendim oradan bize yönelik tacizler varmış. Buna inanacak tek bir kişi var mı? Bir tek çakıl taşı atmamış o yönetim bizim düşmanımız değil dostumuzdur. Türkiye demokrasi cephesi bu saldırıyı engellemelidir” diye konuştu. Toğrul, “Bu faşizmi engellemenin tek yolu ortak mücadele” olduğunu belirterek, KESK’in mücadelesine başarı diledi.

TTB Başkanı Raşit Tükel de, herkesi OHAL ile terbiye etmeye çalışan yönetime çalışan emek ve demokrasi güçlerinin birlikteliğine işaret etti. Sağlık alanına yönelik saldırılara da değinen Tükel, görevden alınanların görevlerine iade edilmesini isteyerek, mücadele edeceklerini dile getirdi.

SELMA GÜRKAN: EFRİN SALDIRISINI DURDURMALIYIZ

EMEK Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan da, emek ve demokrasi mücadelesinin kazanacağına inandığını ifade ederek AKP’nin neo-liberal politikalar sonucu iktidara getirildiğinin söyledi. Gürkan, özellikle emek alanına yönelik saldırılara dikkat çekerek, şunları söyledi: “Dün Cizre’de bodrumlarda insanları yakarak, siyasi temsilcilerini cezaevine atarak bir halkın mücadelesini ezmeye çalışan iktidar şimdi de Efrîn’e girmeye çalışıyor. Efrîn’e girmek Ortadoğu’da savaşa girmek demektir. Biz halklara karşı bu savaşı durdurmalıyız. Sosyalist partilerin görevi bu savaşı durdurmaktır.” Gürkan, darbenin iktidar tarafından fırsata dönüştürüldüğünü ve OHAL ilan ederek bunu sürdürdüğünü ve AKP politikalarına karşı inadına demokrasi, özgürlük ve barışı savunmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi. “Biz demokrasiyi yıkılan Sur için istiyoruz, Roboski’de katledilenler için istiyoruz, hak eşitliği isteyenler, Soma’a katledilenler için istiyoruz” diyen Gürkan, adalet yürüyüşünün sahiplenilmesinin de AKP’nin uyguladığı politikalardan kaynaklandığını belirtti.

Emek mücadelesinin aynı zamanda siyasi özgürlük mücadelesiyle birleştirilmesi gerektiğine işaret eden Gürkan, KESK’in demokratik Türkiye mücadelesinin parçası olması gerektiğini söyledi.

ALPER TAŞ: KESK ETKİSİZLEŞTİ

ÖDP Başkanlar Kurulu üyesi Alper Taş ise, KESK’in yeni bir yol haritası belirlemesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi: “Bir direniş var. Direniş var. Adalet için yürüyenler, mahkeme salonlarında sürüyor. Nuriye ve Semih arkadaşlarımız direniyorlar. Lami Özgen dedi ki, bireysel direnme hakkını kullanıyorlar. Doğru ama bu kolektif bir direniş hakkına dönüştürülmelidir. Korunacak bir KESK kalmamıştır. KESK 3 yıldan bu yana etkisizleşti. KESK’in başarısı hepimizindi, KESK’in başarısızlığı da hepimizindir.”

KESK’in birleşik emek hareketi yaratması gerektiğini ve sınıf mücadelesi yürütmesi gerektiğini söyleyen Taş, şöyle devam etti: “KESK geleneksel sendikacılığa itiraz ederek büyüdü. Bugün geleneksel sendikacılığa dönüş görünüyor bundan kurtulmalıdır. AKP yeni bir rejim inşa ediyor. Yeni bir Kamu rejimi de oluşturuyor. KESK geçmişte devletin memurluğuna karşı çıkarak kamu emekçiliğini oluşturdu. Şimdi AKP, devlet memurluğunu da tasfiye ederek, AKP ve Saray memurluğu dayatıyor.” Taş, “Birlikte devrimci bir mücadeleyi yaratacağız ve demokratik Türkiye’yi birlikte oluşturacağız” diyerek sözlerini tamamladı.  (dihaber)