Cumhuriyet Gazetesi çalışanlarının yargılandığı dava görülmeye başlandı.  Cumhuriyet çalışanları 267 günlük tutukluluğun ardından Basın Bayramı olarak kabul edilen 24 Temmuz’da ilk kez hâkim karşısına ilk kez hâkim karşısına çıktı.

Duvar’dan Hacı Bişkin’in haberine göre, Cumhuriyet davası yoğunluk nedeniyle gecikmeli olarak başladı. Salona çok sayıda gazeteci giremedi. İçeriye giremeyen gazeteciler, salona alınmamalarını sarı basın kartlarını göstererek protesto ettiler. Cumhuriyet davasını yerli ve yabancı çok sayıda gazeteci izliyor.

Cumhuriyet gazetesinin tutuklu çalışanları salona alkışlarla girdi. Duruşmaya getirilen Cumhuriyet çalışanlarının kimlik tespiti yapıldı. Kimlik tespitini ardından, iddianamenin özeti okundu. Cumhuriyet Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, notları cezaevinde kaldığı için savunmasını yarın yapacağını ifade etti.

KADRİ GÜRSEL’İN OĞLUNA SARILMASINA İZİN YOK

Duruma salonunda Kadri Gürsel’in oğlu Erdem babasına sarılmak için tutukluların olduğu yere geldi. Jandarma komutanı baba oğulun sarılmasına izin vermedi.

Mahkemede Ahmet Şık’a ‘Çocuğunuz var mı’ diye soruldu. Şık “Gurur duyduğum bir kızım var” diye cevap verdi. Şık malvarlığına ilişkin sorulan soruyu ise “Tek dikili ağacım kızım” diye yanıtladı.

‘NE HAK VE NE HUKUK’

Savunmaya geçilmeden önce Cumhuriyet’in avukatlarından Abbas Yalçın 9 aylık süreci değerlendirdi. Abbas Yalçın, “Bu hikayede ne vicdan ne hak ne de hukuk var” dedi.

Yalçın’ın ardından söz alan Avukat Yıldız İmrek, ‘kişi başına 3 avukat sınırlamasının savunma hakkının kısıtlanması anlamına geldiğini’ söyledi.

Mahkeme KHK’yi gerekçe göstererek üç avukat sınırlamasına giderek toplam 57 avukatın duruşmaya katılmasına karar vermişti.

‘AVUKATLAR DAHA TEHLİKELİ’

Cumhuriyet davasında bir avukat mahkeme başkanına, ‘Tahliye verecek misiniz’ sorusu üzerine, mahkeme başkanı, ‘Bu mahkemede avukatlar, sanıklardan daha tehlikelidir’ dedi.

Kadri Gürsel, ByLock iddialarının asılsız olduğunu ve ‘kullanıcı tarafından tek taraflı arandığını’ söyledi. Gürsel “İddia makamı HTS kayıtlarıma bakmamıştır. İhmal ya da kötü niyettir. Gazeteciler meraklı insanlardır. Herkesle konuşabilirler. Bunun adı gazeteciliktir ve gazetecilik suç değildir” dedi.

Kadri Gürsel, “Hakkımda terör örgütünü destekleyen tek bir kanıt bulamazsınız. FETÖ ‘cemaatken’ de negatif tutum aldım. Mevcut iktidarın bu örgütle irtibatını deşifre ettim. Maalesef bütün öngörülerim gerçekleşti. Uzun tutukluluk ile yargılanmak başlı başına bir hukuksuzluktur. Beraatimi arz ediyorum.” İfadelerini kullandı.

Yayın danışmanlığının karar verici bir merci olmadığını söyleyen Gürsel, “34 günlük yayın yönetmeninin Cumhuriyet Gazetesinin yayın politikasını esaslı şekilde değiştirmesi nasıl mümkün olur?” diye sordu.

Gürsel ‘Erdoğan babanız olmak istiyor’ yazısına dair “Yazıyı darbeden 3 gün önce yazma sebebim Erdoğan’ın Bulgar bakanın sigara paketine darbeden 3 gün önce el koymuş olmasıdır” açıklaması yaptı.

DAVADA KİMLER TUTUKLU YARGILANIYOR?

Cumhuriyet gazetesi davasında, gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Yayın Danışmanı Kadri Gürsel, Okur Temsilcisi Güray Öz, Köşe Yazarı Hakan Kara, Kitap Eki Yayın Yönetmeni Turhan Günay, Karikatüristi Musa Kart, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu üyeleri Önder Çelik ve Bülent Utku, Cumhuriyet Vakfı Danışma Kurulu Üyesi Avukat M. Kemal Güngör  ile Muhabiri Ahmet Şık tutuklu yargılanıyor.

DAVADA KİMLER TUTUKSUZ YARGILANIYOR?

Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Erinç, Cumhuriyet yazarları Aydın Engin ve Hikmet Çetinkaya, gazetenin muhasebe çalışanı Gülseli Özaltay, gazetenin eski çalışanı Bülent Yener. Gazetenin eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ise dosyada ‘firari sanık’ olarak bulunuyor. Ayrıca gazetenin Muhasebe Çalışanı Yusuf Emre İper ise 107 gündür tutuklu bulunuyor ve bu davaya dahil edilmedi.