Ölümlerin en yoğun yaşandığı sektör, inşaat sektörü oldu. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), son bir yılda en az 1963 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini bildirdi.

İSİG’in verilerine göre geçen yılın temmuz ayından bu yılın aynı dönemine kadar hayatını kaybeden işçilerden 51’i çocuk, 74’ü mülteci idi.

Diken‘de yer alan habere göre, iş cinayetlerinde 213 ölümle İstanbul başı çekerken, mega kenti sırasıyla 89 ölümle Kocaeli, 88 ölümle Bursa ve İzmir, 78 ölümle Antalya takip etti.

İşçilerin yüzde 25’i trafik kazası, yüzde 18’i ezilme ve göçük, yüzde 17’si de düşme sonucu hayatını kaybetti. Yaşamını yitiren işçilerden 15’i, 14 yaşın altında, 36’sı ise 15-17 yaşlarındaydı.

Ölümlerin en yoğun yaşandığı inşaat sektöründe 449, tarımda 360, taşımacılıkta 287,  ticaret/büroda 126, metal işkolunda ise 105 işçi hayatını kaybetti.

Yalnızca Ardahan’da iş cinayeti tespit edemediklerini bildiren İSİG, darbe girişiminin ardında ilan edilen OHAL’i şu sözlerle yorumladı: “Özellikle 2016 yılı Şubat ayı ile başlayan ve OHAL sonrası devam eden süreçte iş cinayetlerinde büyük bir artış meydana geldi.

Tespit edilebilen iş cinayeti sayısı 2000’e ulaştı. OHAL sonrası toplu iş cinayetlerinden ziyade tek tek gerçekleşen iş cinayetleri çoğaldı ve seri ve sürekli bir biçim aldı. Bu durum işçilerin ülkemizde ve işyerlerinde söz ve karar süreçlerindeki dışlanmasının pekiştiğini de ifade ediyor.

OHAL sürecinde kamu kurumları ve 50’den az işçisi olan az tehlikeli işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi çalıştırma zorunluluğu 1 Temmuz 2020 tarihine ertelendi. Yine endüstriyel kazalara dönük yönetmelikte bazı maddelerde değişikliğe gidildi ve bazı zorunluluklar 2019 yılına ertelendi. İş cinayetleri sonrası ise adaletsizlik, cezasızlık sürmektedir. Davalarda asıl sorumlular mahkemeye çıkartılamadığı gibi tali sorumlular kısa süreli hapis cezalarına çarptırıldı, bu cezalar para cezasına çevrildi ve 24 ay taksitlendirildi…”