“Faşizmi Erdoğan ve hükümeti icat etmedi, faşizme karşı direniş ve mücadeleyi de biz icat etmedik” HDP Urfa Milletvekili ve Parti Sözcüsü Osman Baydemir, 6’ıncı gününde devan eden ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’nde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Baydemir, iktidara yakın Sabah gazetesinin, ‘Halk HDP’ye sırtını döndü’ haberlerinin gerçeği yansıtmadığını savunarak, halkın parka girmesine izin verilmesini istedi.

Baydemir, “Hani siz çökertme planı diyordunuz ya o çökertme planı, HDP’ye sırtını döndü dediğiniz halk tarafından Newroz alanında çökertildi. Daha bundan birkaç ay önce referandumda boyunuzun ölçüsünü almadı mı bu halk? Yarın vicdan ve adalet nöbetini İstanbul’a devredeceğiz. Haydi hodri meydan, kaldırın bariyerleri. İsteyen gelsin. Hani halk HDP’ye sırtını dönmüştü? Hadi kaldırın, neden korkuyorsunuz? Hakikatten, halktan korkuyorsunuz. Çünkü sizin burada halka dair hiçbir şeyiniz yok. Buradaki herkes atanmış. Atanmışlar burada, seçilmişler zindanda” dedi.

Eylem alanına saz alınmamasını eleştiren Baydemir, hükümeti korkaklıkla suçladı.

Baydemir,” Tamam adaletten korkuyorsunuz, milletten korkuyorsunuz anlıyoruz. Milletin iradesinden korkuyorsunuz. Bu cümbüşten niye korkuyorsunuz? Sazdan korktuğunuz gibi mi cümbüşten korkuyorsunuz. Demirtaş’ın sazından korktuğunuz gibi mi cümbüşten korkuyorsunuz?” diye sordu.

HDP’li vekiller adına açıklama yapan Baydemir, şöyle konuştu:

Faşizm zulümden beslenir. Siz OHAL ilan edeceksiniz, KHK ile insanların ekmeğine el koyacaksınız, kanla, ölümle yeni iktidar devşireceksiniz, barışın en büyük aktörü Sayın Öcalan’a tecrit uygulayacaksınız; sonra savaşın hesabını HDP’ye çıkaracaksınız? Biz buna itiraz edeceğiz.

‘YALAN HABER SERVİS EDİYORLAR’

İmralı’daki tecrit bir kez daha gösterdi ki, bunlar barışı istemiyor. Tecrit işkencedir. Tecrit insan haklarına saldırıdır. Tecridin ne demek olduğunu bu son 6 gün içinde idrak ettik. Kendimiz yaşadık. Kaç gündür bu alan heronlarla izleniyor. Naklen izleniyor. Kimi medya organları buradan çekilen fotoğraflarla yalan haber servis ediyor. Hitler’in propaganda bakanı Goebbels’in yalan propagandasının son örneğidir çamur medyasının haberleri. Bir kez daha söylüyoruz, hodri meydan diyoruz: açın bariyerleri, kaldırın savaş aygıtlarını. Halk ne yaparsa başımız gözümüz üzerine.

‘BU GAZETEYİ GERİ DÖNÜŞÜM KUTUSUNA ATALIM’

Yalan haberi Newroz’da da yaptınız. Orada aradık yüz binlerce insan içinde muhabirinizi görmedik. Bu gazetenin hak ettiği bir şey var. Arkadaşlar bu gazeteyi atmayın, yere serip ikramlarımızı üzerine koyarız. Sonra da geri dönüşüm kutusuna atalım. Kağıttır, israf olmasın.

‘BU REJİMİN DİNİ İMANI PARA’

Faşizmi Erdoğan ve hükümeti icat etmedi. Faşizme karşı direniş ve mücadeleyi de biz icat etmedik. Her iki kavram da neredeyse insanlık tarihi kadar eski. Bugüne kadar bütün faşist rejimler kaybettiyse, direnenler sayesindedir. Faşizm mücadeleyle aşılır, kadercilikle değil. Onun için durmayacağız, faşizmi gerileteceğiz.

‘MARDİN’DE KÖYLÜLERE, ‘KÖYÜ BOŞALTIN’  TEBLİGATI GÖNDERİLDİ’

Faşizm aynı zamanda bir sömürü aygıtıdır. Bugün Mardin Mazıdağı ilçesindeki köylerde yaşayan köylülere köyü boşaltın tebligatı yapıldı. Gerekçe maden işletmesi kurulacak olması. O topraklar o milletin anasına küfreden vardı ya, ona peşkeş çekilmiş. Toplamda 1000’i aşkın nüfus evsiz kalacak. Hem yer altına hem yer üstüne düşman olan bu rejim dini imanı paradan ibaret olan bir rejimdir. Bu, mevcut iktidarın dinden ve ahlaktan ne kadar uzaklaştığının göstergesidir. Vicdan ve adalet nöbeti bu peşkeş çekmeye karşı da çağrıdır.

‘MEVSİMLİK İŞÇİLERİN SORUNLARINI ARAŞTIRMAK; TERÖR FAALİYETİ’

Daha dün müzakere sürecinde görüşüne başvurulan, anayasa yapım sürecinde görüşüne başvurulan DTK suç örgütü olarak tanımlanıyor. DTK’nin mevsimlik işçilerin sorunlarını araştırılması kurultayı terör faaliyeti olarak görülüyor. İnsanlar tutuklanıyor. Daha dün müzakere sürecinde muhatap alınan DTK Eş Başkanı bu parka alınmıyor.

‘KALDIRIN BARİYERLERİ’

Hani siz çökertme planı diyordunuz ya o çökertme planı, HDP’ye sırtını döndü dediğiniz halk tarafından Newroz alanında çökertildi. Daha bundan birkaç ay önce referandumda boyunuzun ölçüsünü almadı mı bu halk? Yarın vicdan ve adalet nöbetini İstanbul’a devredeceğiz. Haydi hodri meydan, kaldırın bariyerleri. İsteyen gelsin. Hani halk HDP’ye sırtını dönmüştü? Hadi kaldırın, neden korkuyorsunuz? Hakikatten, halktan korkuyorsunuz. Çünkü sizin burada halka dair hiçbir şeyiniz yok. Buradaki herkes atanmış. Atanmışlar burada, seçilmişler zindanda. Vallahi billahi bu şehrin ve hiçbir şehrimizin zindana dönüşmesine izin vermeyeceğiz. Mücadelemizi mutlak suretle bu halkın çocuklarına onurlu bir barışı miras bırakıncaya kadar devam edeceğiz.

‘MECLİS’İN İTİBARI YERLEBİR EDİLDİ’

Hal böyleyken Meclis Başkanı 5 trilyona makam arabası alıyor. Neden deyince Meclis’in itibarını düşünün diyor. Ey Meclis Başkanı, Meclis’in itibarı kaç para ki o araba Meclis’in itibarını koruyor? Meclis’in itibarının yerlerde sürünmesinin sebebi ne biliyor musun, o 15 Temmuz’da cuntanın yapamadığını sen yaptın. Milletin iradesini cezaevine koyduğun için Meclis’in itibarı yerlerde. Milletin iradesi parayla değil, demokrasiyle, kürsü dokunulmazlığı ile ölçülür.

Dün Çağlar Demirel’in anne ve babası yani hepimizin anne ve babaları, çocuklarımız bu alana alınmadılar. Bize mektuplar selamlar geliyor. Biz bu halkın yüreğinin ne için çarptığını çok iyi biliyoruz.

‘CÜMBÜŞ KRİZE DÖNMÜŞ’

Burada her bir milletvekiline zimmetlediğimiz bazı materyaller var. Mesela biri ses çıkarmak için kullandığımız kaşık. Bir diğeri zor bela, uzun müzakerelerle içeri aldığımız her bir vekile bir sandalye ve bir hasır. Bütün bunlar içinde en çok sorun yaratan bir alet daha var. Çok kızmışlar. Üstler, Ankara çok kızmış. Burada bir tane cümbüş var. O cümbüş muazzam bir krize dönüşmüş.

‘SAZDAN KORKTUĞUNUZ GİBİ CÜMBÜŞTEN DE KORKUYOSUNUZ’

Tamam adaletten korkuyorsunuz, milletten korkuyorsunuz anlıyoruz. Milletin iradesinden korkuyorsunuz. Bu cümbüşten niye korkuyorsunuz? Sazdan korktuğunuz gibi mi cümbüşten korkuyorsunuz. Demirtaş’ın sazından korktuğunuz gibi mi cümbüşten korkuyorsunuz?

‘KAZANMADIN, KAZANAMAYACAKSIN’

Bu coğrafya mutlaka kazanacak. Faşizme kurban edecek tek bir evladımız yok. Mutlaka ve mutlaka tüm öncekiler gibi bu dönemin faşizmi de gerileyecek. Hala mümkünatı var. Çık halktan, Demirtaş’tan özür dile. Gör bak, bu kötü gidişat bir hayra evrilebilir. Yanlışta, kinde ısrar etme. Savaşta ısrar etme, çünkü bunun kazananı olmayacak. Sen de kazanmadın, kazanamayacaksın.

‘EYLEMİMİZ SONLANMAYACAK’

Eylemimiz sonlanmayacak. Bayrak İstanbul’a devredilecek. İstanbul bayrağı alacak. Vicdanın sesini yükseltebileceği oranda yükseltecek. O bayrak Van’a teslim edilecek, Van’dan İzmir’e taşınacak. Bu ülkede herkes hür ve eşitçe yaşayıncaya kadar, bu halkın evlatları özgür oluncaya kadar, KHK ile oluşan hak gaspları telafi edilinceye kadar, Sur’daki yıkım duruncaya kadar bu mücadele devam edecek.

(HABER MERKEZİ)