HDP, İzmir’deki ‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’ ikinci gününde. HDP Sözcüsü Osman Baydemir, “ Hasankeyf dinamitlerle yıkılıyor. Hasankeyf’te patlattığın dinamitlerle Taliban’ın yaptığı arasında ne fark var. Hasankeyf’te yaptığınla IŞİD’in Palmira saldırısı arasında ne fark var” dedi.

HDP’nin İzmir’de devam eden Vicdan ve Adalet Nöbeti‘nde basın açıklaması yaptı. Baydemir, şöyle konuştu:

Darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçti. Darbe girişimini Allah’ın lütfu olarak görenler darbenin siyasi ayağı konunda hala dut yemiş bülbül gibiler. HDP olarak her yerde sorduğumuz sorular şu ana kadar yanıtsız kaldı. Sözüm ona bir komisyon kuruldu. Bu komisyon darbede rolü olan siyasi aktörlerin aklanması komisyonuna dönüştü. 1 yıl geçmesine rağmen yaygın medyada hemen her gün darbenin siyasi ayağına dair bir şey yok. Ya meclisteki sıvacı ya da pazarda sebze satan teyzeler alınıyor.

Eğer gerçekten darbenin siyasi ayağıyla yüzleşmek isteniyorsa 13 yıl boyunca darbenin kilit noktası olduğu söylenen cemaat yapılanmasını kim palazlandırdı, kim bu kadar yetkiyle donattı sorusunun cevaplandırılmasıdır. Ayrıca darbeyi Allah’ın lütfu olarak tanımlayıp karşı darbe gerçekleştirenler, OHAL ilan edenler, KHK’lerle insanları aşından edenleri alt alta koyun darbenin siyasi ayağı açığa çıkar.

AKP ADI DARBEYLE KİRLENMİŞ BİR SİYASİ HAREKETTİR”

Vicdan ve Adalet Nöbetimizin 23. gününde temel amaçlarımızdan biri darbenin siyasi ayağını ortaya çıkarmaktır. Vicdan bunu gerektirir, adalet bunu gerektirir.

AKP artık darbeyle ilişkilenmiş, darbeyle adı kirlenmiş bir siyasi harekettir. AKP kuruluş felsefesindeki bütün değerlerine düşmanlık yapan bir siyasi harekettir. Hukukun üstünlüğü, adalet, yoksullukla mücadele, demokrasi onlar açısından tehlike. Hani OHAL’i kaldırmakla övünüyordunuz. Bırakın OHAL’i kaldırmayı Kürt coğrafyasını sıkıyönetimle yönetiyorlar. Türkiye’nin batı yakasını OHAL cenderesine almışlar.

“GÜL’ÜN TESPİTİ DOĞRU ANCAK GERÇEKLEŞMESİ BEKLENTİSİ YANLIŞ” 

AKP demokratik değerleri kendisine düşmanlık olarak görüyor. Lakin AKP ve mevcut yönetim anlayışına ‘kuruluş felsefesine geri dön’ çağrısı, ‘hukukun üstünlüğüne geri dön’ çağrısı olabildiğince naiftir. Gerçekten faşizmin şu andaki zulmüne ortak olmak istemiyorsanız faşizme karşı sizin de sesinizi yükseltmeniz lazım. Abdullah Gül dün AKP’nin kuruluş değerlerinden uzaklaştığı ve demokrasi değerlerine dönmesi çağrısında bulundu. Bu tespit doğru ama gerçekleşmesi beklentisi yanlıştır. Çünkü AKP’nin şu anki yönetimi varlığını savaşa ve muhalefetin susturulmasına endekslemiştir.

“ERDOĞAN DUT YEMİŞ BÜLBÜLE DÖNDÜ”

HDP Eş Genel Başkanı, 6 buçuk milyonun iradesini temsil eden Demirtaş; G20’de Erdoğan’ın sözlü saldırısına maruz kaldı. Erdoğan haddini aşarak Demirtaş’ı terörizmle suçladı. Eş Genel Başkanımız dört duvar arasından bir çağrıda bulundu. “Varsa bir iddian, belgen bunu mahkemeye sun. Eğer ispat etmezsen yalancısın” dedi. Aradan tam 36 gün geçti. Bir siyasi liderin, bir cumhurbaşkanının iddiasını ispatlaması için 36 gün yetmiyor mu? 36 gün geçmiş dut yemiş bülbüle dönmüş. Eğer sen belgeni mahkemeye sunmuyorsan suç işliyorsun. Eğer mesnetsiz konuşuyorsan iftiracısın.

“BU TOPRAKLARIN KERBELA’YA DÖNMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Siyasette HDP faktörü vardır. Öyle bir siyasi harekettir ki, rakibi kim olursa olsun eğer bir lider doğru söylüyorsa rakip de olsa sahip çıkarız. Eğer yalan söylüyorsa yalanına da karşı çıkarız. Son 3-4 yılda Erdoğan bir kez doğru söyledi. Ayder’i rezil ettiklerini ifade etti. Bu kirletme sadece çevre politikasıyla mı ilgili? Hayır, demokratik siyaset zemini kirlendi, rezil edildi. Sadece Ayder Yaylası değil insanlığa dair ne varsa bu zihniyetin saldırısı altında. Dersim’de günlerdir ormanlar yakılıyor. Bütün Hasanlara, Hüseyinlere canlara selam olsun. Onların yangına döktüğü su bizim vicdanımızdan yangını söndürecek olan sudur. Biz bir daha bu toprakların Kerbela’ya dönmesine izin vermeyeceğiz.

“HASANKEYF’İ DİNAMİTLE PATLAMANIN IŞİD’İN PALMİRA’DA YAPTIĞINDAN NE FARKI VAR” 

10 bin yıllık bir tarihi miras, kültürel miras, insanlığın hazinesi; bir kaç müteahhitin zenginleşmesi pahasına Ilısu Barajı’na kurban edildi. Ilısu Barajı’nın ekonomik ömrü 60 yıldan fazla değildir. Oysa 12 bin yıllık tarihin beşiği Hasankeyf dinamitlerle yıkılıyor. Hasankeyf’te patlattığın dinamitlerle Taliban’ın yaptığı arasında ne fark var. Hasankeyf’te yaptığınla IŞİD’in Palmira saldırısı arasında ne fark var. Kirlendiniz, benzeştiniz, iflas ettiniz.

(demokrathaber.)

Author: Merkez