İsmail Kahraman, ‘Hürriyet alabildiğine konuşma hakkı değildir’ diyerek zabıtları inceleyeceğini ve ‘özür dileteceğini’ söyledi. Hükümete Suriye ve Irak’a asker gönderme yetkisi veren tezkere TBMM’nin olağanüstü genel kurulunda görüşülüyor. Hükümet adına konuşan Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, “YPG’ye verilen silahlar er veya geç Türkiye’ye yöneltilecektir” dedi. Canikli, Kürt Bölgesel Yönetimi’nin yapacağı referandumun “zincirleme reaksiyonlara yol açabileceğini” savundu. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Suriye ve Irak’ın bölünmenin eşiğine geldiğini ileri sürdü. HDP Grubu adına konuşan Osman Baydemir ise IKBY’nin yapacağı referandumu savundu. Baydemir, “Ulusların kendi tayinini meşru bir haktır” dedi. Baydemir bu hakkın herkese olduğu gibi “Kürtlere anasının ak sütü gibi helal ve meşrudur” dedi. CHP’li Öztürk, tezkereye destek vereceklerini söyledi. AKP’yi Barzani ile ilişkileri nedeniyle eleştiren Öztürk, “Ofisi Ankara’da duruyor” dedi.

Osman Baydemir’in konuşmasının sonunda TBMM Başkanı İsmail Kahraman, sert bir üslupla “Töhmet altında bırakan beyanatlarınız var. Zabıtları inceleyeceğim. Şu anda tespit ettim. Bir tanesi ‘AK Parti, MHP ve diğer şer odaklarıyla yapılan ittifak’. Burada şer odağı yok. Burada bölme, böldürme üzerine konuşulamaz. Hürriyet alabildiğine konuşma hakkı değildir. Çok ciddi ifadeleriniz var. Zaptı inceleyeceğim sonra sizden savunma isteyeceğim, özür dileteceğim” dedi. Kahraman, Baydemir’in itirazına ise izin vermedi.

Baydemir’i azarlayan Kahraman aynı üslubunu diğer HDP’li vekiller için de sürdürdü.

Kahraman, oturumu yönetme biçimini ve Baydemir’e yönelik sözlerini eleştiren Filiz Kerestecioğlu’nun konuşmasını tamamlamasına da izin vermedi. Kerestecioğlu, Kahraman’ı ‘özür dileteceğim’ sözü nedeniyle eleştirirken ‘tutunakları bile incelemeden’ bu üslupla konuşamayacağını vurguladı:

“Siz oturumu böyle mi yöneteceksiniz? Sataşma olmasına rağmen hatibe nasıl söz vermezsiniz? Nasıl bir hatibe size özür dileteceğim dersiniz?”

‘GÜVENLİĞİMİZİ TEHDİT EDEN RİSKLER AKTİF’

Toplantıda ilk konuşmayı, hükümet adına Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli yaptı. Canikli’nin konuşmasından satır başları şöyle:

“Türkiye uzun zamandan beri terör örgütleriyle mücadele etmektedir. Ülkemizin de içinde bulunduğu coğrafyada ülkeler güçsüzleştirilmek istenmektedir. PYD/YPG terör örgütü de siyasi oluşum peşindedir. Müttefikimiz yoğun silah, lojistik desteğiyle bu bölgelerden Arap ve Türkmen nüfusu çıkartarak bu emeline, yani Suriye’nin kuzeyinde etnik yapı üzerine kurulu terör örgütü tarafından koordine edilecek bir siyasi oluşumu gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar.

Bu yapılanmalara hiçbir şekilde müsaade edilmeyecektir. PKK terör örgütünün bir uzantısı olan YPG bu bölgedeki topraklarda işgalci bir yapılanmanın önünü açmaya çalışmaktadır. YPG’ye verilen silahlar er veya geç Türkiye’ye yöneltilecektir. Müttefikimizin YPG’ye verdiği silahların Türkiye’ye karşı kullanıldığına dair elimizde güçlü bilgiler var.

Türkiye aktif olarak arazide bu işgalleri ortadan kaldıracak adımlar atmadığı sürece bu tehditlerin bertaraf edilmesi mümkün değildir. Bunu görüyor ve gereğini yapıyoruz. Ülkemizin güneyinde bu şekilde bir siyasi oluşumun uzun vadede hayatta kalma şansı yoktur, kısa vadede de Türkiye buna izin vermeyecektir. Güvenliğimizi tehdit eden riskler hala aktiftir ve tezkere ile istenen yetkilere ihtiyaç vardır.

“REFERANDUM KÜRT HALKINA ACI VERECEK”

Referandum zincirleme reaksiyonlara yol açabilecektir. Kuzey Irak’taki referandum, bölgede önü alınamaz bir yangına neden olacaktır. Bu referandumdan en büyük acıyı dost ve kardeşimiz Kürt halkı çekecektir. Yönetimin aldığı bu sorumsuz karar bölgeyi ateşe atacaktır. Bu bölgede hiçbir yerde demografik, etnik, mezhepsel ve siyasal yapıda en ufak bir değişiklik yapılmaması gerekir.

İsrail hariç bütün dünyanın karşı çıktığı referandumun yapılması akıl tutulmasıdır. Bu referandum bizim için hiçbir zaman kabul edilmeyecektir. Türkiye, uluslararası anlaşmaların verdiği hak ve sorumluluklarının gereğini yapacaktır. Tüm araç ve önlem masadadır. Irak’ın toprak bütünlüğü ve siyasi sınırlarının değişmemesi gerektiği vurgulanmıştır. Buradan bir kez daha referandumdan vazgeçilmesi çağrısında bulunuyoruz. Türkiye olarak sorunun Irak Anayasası çerçevesinde çözümüne katkı sağlamaya hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum.”

MHP: KENDİ GÖBEĞİMİZİ KENDİMİZ KESMEMİZ GEREKİYOR

Canikli’den sonra konuşan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Ortadoğu’da Türkiye’nin kendi göbeğini kesmesi gerektiğini söyledi. Akçay’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Yaşanan gelişmeler karşısında gerekli önlemlerin alınmasını sağlayan tezkerenin süresi 1 yıl daha uzatılmaktadır. Hiçbir meşru tarafı olmayan bölücü girişimler ülkemiz açısından riskler oluşturmaktadır. Irak’ın işgali sonrasında ülkenin parçalara ayrılma projesinin benzeri Suriye’de sahnelenmektedir. Komşumuz olan iki ülke bölünmenin eşiğindedir. Irak neredeyse yok olmanın eşiğindedir. Irak’ın kuzeyi Barzani tarafından yönetilirken Türkmenler yok olma sürecine getirilmiştir. Suriye’de DEAŞ ile mücadele ettiğini söyleyen ülkeler PYD’nin palazlanmasına neden olmuştur. Türkiye’ye parasıyla silah vermeyen sözde dost ve müttefikler PYD’ye son teknoloji silahları vermektedir. Bu tezkere sadece terör örgütlerine karşı değil, onları semirten besleyen ülkelere karşıdı da Türk milletinin gazi Meclis’ten bir uyarısı olacaktır.”

BAYDEMİR: BU TEZKERE KÜRT DÜŞMANLIĞIDIR

HDP Grubu adına konuşan Osman Baydemir, şöyle konuştu:

“Bu tezkerenin kendisi Kürt düşmanlığıdır. Bu ülkeyi sevenler, düşünenler önce onlar bu tezkereye hayır demelidir. Bütün parlamentoya çağrıda bulunuyorum. Tıpkı 2003 yılında olduğu gibi gelin bu savaş tezkeresine hayır diyelim. Bu düşmanlık tezkeresine hayır diyelim. Gelin Ortadoğu coğrafyasını kan gölüne çeviren, kin politikasına hayır diyelim. Ümmet geleneğinden gelen insanlar var şu anda burada bizi kavim kavim yaratan cenabı Hak değil midir? Mynmar için birlikte gözyaşı dökmek. Ama sıra Kürtlere gelince Kürt anasını görmesinden Kürt anasını gömmesin politikasına geliyor. Yazıktır bu ülkeye yapmayın bu kötülüğü.”

CHP’ye çağrı yapan Baydemir, şöyle devam etti.

“Bu parlamento milletlerin kendi kaderini tayin harcının üzerine kurulmuştur. Bağımsızlık ve özgürlük sizin karakterinizse kardeşim dediğiniz Kürt halkı için bu talepler neden çok görülsün. Üstelik referandumla ne kararı alacağı da daha belli değildir. Tek bir çakıl taşı dahi Suriye’de yaşayan Rojova halkı tarafından bütün yapılan kışkırtmalara rağmen bu ülkeye atılmamıştır.

Bu tezkereyi bugün buraya getirmek tehdittir. Sadece Kürtleri tehdit etmiyor, sadece Kürtler incinmiyor. Bu parlamentoda bulunan bütün partilere oy veren Kürtleri incitiyor. İşte bölünme budur.

AKP, MHP ve şer örgütleriyle yaptıkları ittifak, bu ülkeyi 3 senedir neredeyse tanık olmadığı badirelerle karşı karşıya getirdi.

Tezkerenin kendisi beka sorunu, ülkeyi düşünenler hayır demelidir. Oylama coğrafyamızı savaş zemininden almanın adımı olabilir.

Barış varken savaşı tercih ettiniz. Bu tezkereye evet demek Türk ve Kürt halkının boğazlaşmasına kapı aralamak demektir.”

‘BARZANİ’NİN ALTINA KIRMIZI HALI SERDİNİZ’

CHP adına konuşan Öztürk Yılmaz, tezkereye destek vereceklerini söyledi. Yılmaz, AKP’yi ise Barzani ile ilişkileri nedeniyle eleştirdi:

“Irak’ın toprak bütünlüğü esastır. Siz bunu ciddiye mi alıyorsunuz, imaj mı boyuyorsunuz? Şimdi siz orada tatbikat yapıyorsunuz, Habur’dan TIR’lar vızır vızır geçiyor. Hem Irak’ın toprak bütünlüğünü savunduğunu söylüyorsunuz hem de Barzani’nin Ankara’da ofisi duruyor. Burada net olmak lazım, dış polikatada yapmayacağınız hiçbir şeyi söylememeniz lazım.”

KERESTECİOĞLU: MOBBİNG YAPIYORSUNUZ

Grup konuşmalarının ardından sataşma nedeniyle söz alan Osman Baydemir, söylediklerinin hepsinin arkasında olduğunu vurguladı. Şer odağı olarak El Nusra, El Kaide gibi güçleri kastettiğini, Türkiye’nin de bunları eğittiğini söyledi. Sözlerini Kürtçe ‘Biji azadi’ diyerek tamamladı.

Bunun üzerine TBMM Başkanı Kahraman yine Baydemir’i ‘azarladı’. “Böyle meydan okumayın. Kendinizi bir başka yerde mi sanıyorsunuz. O kadar uzun boylu değil” dedi.

HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu da Kahraman’a ‘iç tüzüğü okuyun’ diyerek ‘mobbing’ yapmakla suçladı. Kerestecioğlu, “Hukuk tahsili almışsınız. Bu yaptığnız hukuk dilinde mobbingdir. Hiçbir AKP Başkanvekili Meclis’i böyle sizin gibi gergin ve nezaketsizşekilde yönetmedi. Tarafkir ve töhmet altında bırakan diyorsunuz. Hatibimiz partimizin sözcüsüdür ve biz bir siyasi partiyiz. Elbette tarafgiriz. Sizinle aynı düşüncede olsaydık zaten burada tek parti olurdu” diye konuştu.   (.artigercek)

Author: Merkez