Her yere bir beton yığını yapılırken, cezaevleri de bu yığınların arasındadır. Alfabetik sıraya göre yapılmaktadır. Yakında yıldızlı, daireli, kareli, eşkenarlı yapımlarını da görürüz. AKP yapımı diye tarihte yerini alır bence.

Doymadınız mı cezaevlerinin yapımına? İnsanları kazanma cezaevleri açarak olmaz. Bence sizlerin insanı topluma kazandırma diye bir derdi yoktur. Hiçbir iktidarın olmadı. Olsaydı Türkiye bugünkü haliyle birbirine öfkeli, barut fıçısı bir toplum olmazdı.

Televizyon kanalında sabah haberlerini izlerken araya reklam girmiş gibi; “Antalya’nın Manavgat İlçesi’ndeki Ilıca Beldesi’ne üniversite alanı olarak ayrılan araziye cezaevi ihalesi yapıldı.” Ne yalan söyleyeyim:

Oha… Çüüüşşş” diyebildim.

Cezaevlerine karşı olduğum gibi yapımına da karşıyım. Neden cezaevi? Halktan mı korkuyorsunuz? Yoksa öteki dediklerinizden mi? Yoksa herkesten mi korkuyorsunuz? Bence herkes gözünüzde birer potansiyel suçludur.

Sahi ya tek adam diktasına karşı muhaliflere özellikle cezaevi açılmalı, neden olmasın!

Üniversite açmaya ne gerek var? Üniversitelerin içini boşalttılar. Azda olsa bilime dayalıydı. Şimdi bilim yok! Neyse konumuza gelelim.

TC’nin cezaevi karnesi dünüyle bugünü arasında ortak bağı olan baskı ve işkencesi hiç eksik olmadı.

12 Eylül 1980 askeri darbesinde askeri ve sivil cezaevlerinde; İzmir, İstanbul, Ankara ve diğerlerinde baskı ve işkence alabildiğine vardı. Diyarbakır cezaevinde Kürt insanlarının ağırlıklı olmasından burada da işkence ve baskı hâkimdi.

F Tipleri yapıldığında “Beş yıldızlı otel” diye basın yalakacıları dâhil ballandıra ballandıra anlattılar. “Hayata Dönüş Operasyonlarında” 19 Aralık 2000 tarihinde. Koalisyonda DSP-ANAP- MHP vardı. Başbakan Bülent Ecevit. Adalet Bakanı Sami Türk. F Tipine devrimci tutsakları götürmek için 20 cezaevinde saldırıya geçtiler; ölümcül aletleriyle. İçeridekilerin silahları yoktu yoktu yoktu. Resmen katliamdı yapılanlar…

Şimdi diyeceksiniz ki bu yazının ne önemi var?

Balyoz, Ergenekon ve diğer yargılamalarda rütbeli askerler, gazeteciler cezaevine gönderdiler AKP iktidarında; “beş yıldızlı otele.” Rütbeli askerlerin nede olsa adli ve devrimci tutsaklardan farklı bir yanı vardı. Bir ölçüde rahattılar.

Rütbeli askerler zaman içinde feryat ettiler, gazetecilerde; özgürlüğümüz yok diye! F Tipi Cezaevinde ve geçmişe dönük cezaevlerinde yapılan uygulamalarda rütbeli askerlerin gıkı çıkmamıştı. Yapılan işkenceleri biliyorlardı ve iktidarlar, koalisyon hükümetleri…

AKP iktidarı cezaevi açmada rekor kırarken toplumsal uçurumun derinleştiğinin farkında mıdır – değil midir bilemem? Ama öfke, kin bu toplumun kangrenidir.

Cezaevlerini kapatın. İnsanca eşit koşullarda bir yaşamı ele alın. İnsanların düşüncesine, diline, rengine, kültürüne göre saldırmayın. İnanın hiç kimse kimseden korkmuyor. Baskı ve işkenceyle susturulan bir toplum patlamaya hazır bir bombadır.

Hüseyin Habip Taşkın

15.11.2017

http://t24.com.tr/haber/universite-arazisine-cezaevi-ihalesi-yapildi,490111

http://www.sesonline.net/php/genel_sayfa_yazar.php?KartNo=55683&Yazar=Yal