Cumhurbaşkanı Erdoğan Soçi Zirvesi’nin ardından uçakta Suriye Devlet Başkanı Esad ile fikir benzerliklerinden bahsetti. Yeşil ışık yaktı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye-Rusya-İran zirvesinin ardından uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu. Erdoğan Suriye’yle ilgili gelinen noktayı “Temel hedef, Suriye halkının tüm kesimleri nezdinde kabul görecek kalıcı bir siyasi çözüm” diye anlattı.

ESED DE PYD’Yİ İSTEMİYOR

Hürriyet’in haberine göre, Türkiye’nin PYD-YPG’ye karşı tavrını bir kez daha vurgulayan Erdoğan “Putin bu örgüte Esed’in de olumsuz baktığından söz etti. Masada, PYD-YPG’nin yer almasını onun da istemediğine değindi” dedi.

Erdoğan’ın Soçi zirvesine ilişkin açıklamalar yaptı.

BÜTÜN ETNİK GRUPLAR GELECEK

Erdoğan, “Rusya Federasyonu, İran ve Türkiye olarak başlattığımız Astana süreci ile ilgili nihai durumu beraberce değerlendirme amacıyla Soçi’de bir zirve toplantısı gerçekleştirdik. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliği konusunda mutabakatımız var. Temel amacımız, Suriye halkının kabul edeceği kalıcı ve muteber bir siyasi çözümdür.  Kongreye kimlerin davet edileceğine, üç ülke beraber karar vereceğiz. Kongreye Suriye’deki bütün grupların, tüm kesimlerin davet edilmesini öngörüyoruz. PYD-YPG gibi terör örgütleri konusundaki tavrımız kesin” dedi.

ANAYASA MUTABAKATI

Kongrenin ateşkes ve çatışmasızlık sürecine katkısını beklediklerini dile getiren Erdoğan, “Burada da iki ana hedef var. Birincisi, yeni bir anayasa yazılması. Bu konuda mutabıkız.  İkinci hedef ise BM gözetiminde adil ve şeffaf olarak seçime gidilmesi. Bu süreçte Suriye halkının hür iradesiyle hayata geçirebileceği şartların oluşturulması önemli” diye konuştu.

İSTANBUL ZİRVESİ MÜMKÜN

Bu süreçte tutukluların serbest bırakılması, mayınların temizlenmesi ve insani yardımların ulaştırması gibi güven arttırıcı adımların atılmasını da öngördüklerini dile getiren Erdoğan Soçi’de yapılan üçlü zirvenin gerekirse İstanbul’da da tekrarlanabileceğini söyledi.

PYD MASAYA OTURURSA

Uçakta basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Erdoğan, Türkiye’nin arzu etmemesine rağmen PYD-YPG de siyasal sürece dahil edilirse hükümetin tavrının ne olacağını da anlattı.

Erdoğan, “Bizim B planımız, terör örgütünün masada olmamasıdır. Soçi’de de açıkça söyledik: Türkiye olarak terör örgütünün olduğu bir masada olmayız. Bu konuda tavrımız net. Ayrıca ülkemizi tehdit edecek bir oluşuma da asla sıcak bakmayız.” dedi.

ESAD DA MUHALİF OLUR

“Şimdi bunlar PYD-YPG ne yapacak? Niyetleri ne?” sorusunu soran Erdoğan yanıtını da şöyle verdi: “Bizim o tür bir oluşuma teşebbüs karşısında, ‘Buyurun, hayırlı olsun’ diyecek halimiz yok. Biz bunu 7 yıl önceden söyledik. Görüldüğü kadarıyla Suriye’nin kuzeyinde o tür bir oluşum ihtimaline, Esed de muhalif. Onlar da muhalifler o tür bir ihtimale.”

PYP/YPG YERİNE QSD

Erdoğan masada PYD/YPG temsilcileri değil Demokratik Suriye Demokratik Güçleri yani QSD’nin oturması ihtimalinde Türkiye’nin tavrının ne olacağı sorusunu da yanıtladı.

Erdoğan, “Bunlar aslında beraber, hepsi aynı. PYD, YPG, SDG: Bunlar aslında üçlüler. Biz PYD-YPG’nin terör örgütü olduğunu sürekli söylediğimiz için, malum kesimler, ‘Bu adı kullanmayın, SDG adını kullanın ki bunu dünyaya yutturabilelim’ diye akıl verdiler onlara.” dedi.

PUTİN’LE ANLAŞTIK, ABD İLE ANLAŞAMIYORUZ

Erdoğan, PYD/ YPG konusunda Putin’le uzlaşı içinde olduklarını da ileri sürdü. Cumhurbaşkanı, “Bizim PYD-YPG konusundaki hassasiyetlerimizi paylaşıyor. Orada bir sıkıntı yok. Paylaşmayan, ABD ve koalisyon güçleri.” diye konuştu.

PUTİN-ESAD GÖRÜŞMESİ

“Soçi’deki zirvede, o görüşmenin (Esad-Putin görüşmesi) içeriğiyle ilgili size bir bilgi verildi mi” sorusunu da yanıtlayan Erdoğan, “Bazı şeyleri elbette paylaştı, ama tabii ki paylaşmadığı şeyler de vardır. Örneğin PYD-YPG’ye karşı Esed’in de olumsuz baktığından söz etti. Masada, PYD-YPG’nin yer almasını onun da istemediğine değindi. Bu çok da şaşırtıcı değil. Suriye yönetimi ise öteden beri, Kürtlerin varlığını bile kabule yanaşmıyordu.” dedi.

ANKARA-ŞAM TEMASI

“Ankara-Şam arasında daha yakın bir temas, ortak çalışma ihtimali düşünülebilir mi?” sorusunu da yanıtlayan Erdoğan, “Yarın neler olabileceği, o anki şartlarla alakalıdır. Bu konuda bir şey olmaz türünden peşinen kestirip atma türünden bir anlayışın, bir yaklaşımın içinde olmamız çok da doğru olmaz. Siyasetin kapıları, malumunuz, son ana kadar her zaman açıktır. ” diye konuştu.

AFRİN KONUSU 

Erdoğan, “Türkiye’nin dolaylı aracılarla da olsa Esad ile iletişim kurmaya başladığını söyleyebilir miyiz?” sorusu üzerine, “An itibarıyla o tür bir durum yok ortada.”derken konuşmasında Afrin vurgusu yaptı.

“Afrin konusunda, Soçi’deki toplantı gerek Rusya gerekse İran’ın tavrını görmek konusunda önemliydi. Şimdi, tavırlarını görmemizin ardından, İdlib’deki kontrol ve gözetleme noktalarının Afrin’de de oluşturulması için arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürecekler. Kamplardan oraya dönüşün başlamasıyla birlikte, şehirler asıl sahiplerine kavuşmuş olacak. Bu, İdlib için de geçerli. Türkiye’de yaşayan İdliblilerin topraklarına dönmeleriyle, orası da eski demografik yapısına kavuşacak.

ABD’NİN GARANTÖRLÜĞÜ

ABD katılımı için kararı 3 garantör ülke olan Türkiye, İran ve Rusya’nın vereceğini dile getiren Erdoğan, ABD ile ilişkilerin hali hazırda memnuniyet verici olmadığını söyledi.

ABD YPG’YE SİLAH SAĞLIYOR

Erdoğan, “Bu süreçte ABD ve koalisyon ortaklarının ne yaptıklarına, ne yapacaklarına da bakmak gerekiyor. Bir yanda çözüme yönelik belirli adımlar atılırken, diğer yanda ise ABD’nin Suriye’ye neredeyse 4 bin TIR zırhlı, tank, top, ağır silahlar soktuğunu görüyoruz. Bunlar PYD-YPG’ye parayla getirilen silahlar da değil. ABD ve koalisyon güçleri, silahlarla birlikte bunlara eleman da veriyor. En son, gazetelerden birinde okuduğum veya televizyonlarda izlediğim kadarıyla, PYD-YPG’ye 120 kadar zırhlı Hummer cip vermişler. Bunların Afrin taraflarına gönderildiğinden bahsediliyor.” dedi.

TRUMP’LA GÖRÜŞEBİLİRİM

“Bu arada, ABD Başkanı Trump ile belki bir telefon görüşmesi yapabilirim. Önümüzdeki günlerde Dışişlerimiz bu görüşme için ABD’li muhataplarıyla temasa geçebilirler. Gerçi geçenlerde Putin, Trump ile bu konuları ele aldıkları bir telefon görüşmesi yaptı. Ama bizim de ayrıca görüşmemiz iyi olabilir. Kanaatleri nedir? Ne yapmak istiyorlar? Kendilerinden dinleyelim. Silahları hâlâ nereye ve niçin getiriyorlar Bu silahları hâlâ nereye, niçin getiriyorlar?” diye konuştu.

SİLAHLAR NEDEN GELİYOR

Erdoğan, olası Trump görüşmesinin içeriğini de şöyle özetledi: “Bölgenin DEAŞ’tan temizlediği söyleniyor. Madem öyle bu silahlar niye geliyor? Hamburg’da bize ‘DEAŞ’ı biz oradan söküp attıktan sonra, elimizde bunların seri numaraları var, biz bütün bu bütün silahları toplayacağız’ demişlerdi, topladılar mı?”          (artigercek)

Author: Merkez