MERSİN – “Küresel Dünya’da Ortadoğu” konulu panelde konuşan araştırmacı-yazar Mustafa Peköz, Ortadoğu’da bugün kapitalist güçler tarafından paylaşım savaşı yapıldığını, ancak bu savaşın kazananın Kürt halkı olacağını söyledi. Peköz, Türkiye’nin ise bölgede rol oynama şansı kalmadığını vurguladı.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Mersin İl Örgütü tarafından “Küresel Dünya’da Ortadoğu” başlıklı panel düzenlendi. Parti binasında gerçekleştirilen panele konuşmacı olarak araştırmacı yazar Mustafa Peköz katıldı.
Ortadoğu’da son yıllarda yaşanan gelişmelerde, ülkelerin bir paylaşım savaşı içerisinde olduğunu söyleyen Peköz, yıllarca sürebileceğini belirttiği bu paylaşımın temelinde ise, Ortadoğu’daki enerji kaynaklarının yattığını vurguladı.
‘PAYLAŞIM SAVAŞININ KAZANANI KÜRTLER OLACAK’
Birçok ülkenin bugün savaş-denge siyaseti içerisinde olduğunun belirten Peköz, bu paylaşım savaşının kazananın ise Kürt halkı olacağını ifade etti.
Kapitalist güçlerin Ortadoğu’da stratejilerini gerçekleştirmeleri için bölgede yerel güçlere ihtiyaç duyduğunu ve bölgede güçlü olan örgütler ile hareket ettiğini dile getiren Peköz, “Kapitalist güçler, yerel güçler olmadan isteklerinin gerçekleşmeyeceğini biliyorlar” dedi.
‘TEK DERTLERİ ÇIKAR İLİŞKİLERİ’
Peköz, bu noktada Türkiye’nin Efrin’e dönük süren saldırılarına da değindi. Peköz, “Bugün Efrin’e yapılan saldırılarda şunu gördük ki, uluslar arası güçlerin dertleri bölgede Kürtlerin ya da Arapların ölmesi veya öldürülmesi olayı değildir. Tek dertleri çıkar ilişkileridir. İnsanların ölümleri değildir. Efrin saldırıları da bu stratejinin planlarıdır. Uluslararası güçler sabırla hareket ederler, ama bir bakarsınız BM’ler birden Efrin için dünyayı ayağa kaldırabilirler” dedi.
‘TÜRKİYE’NİN JEOPOLİTİK ROL OYNAMA ŞANSI KALMADI’
Bölgede Türkiye, İran, Irak ve Suriye’deki politikalarda tamamen bir denge siyasetinin yürütülmeye çalışıldığını kaydeden Peköz, politikaları esnek olduğu için İran’da ciddi gerilimlerin yaşanmadığını, ancak Türkiye’nin politikalarının katı olduğunu belirtti. Peköz, “Türkiye iç ve dış politikasında esnek olmadığı için artık bölgede jeopolitik bir rol oynama şansı kalmamıştır. Türkiye’nin politikası katıdır. Türkiye’nin başına ne gelmişse bundan gelmiştir, İran gibi değildir” ifadelerini kullandı.
‘TÜRKİYE BÖLÜNECEK YA DA KÜRTLERİN BÖLGEDEKİ POZİSYONU DEĞİŞECEK’
Gelecek konusunda kimi öngörülerde de bulunan Peköz, şunları söyledi: “Benim öngörüme göre, 2023 yılına kadar Türkiye’nin önünde iki seçenek kalacaktır. Ya Türkiye bölünecek ya da Kürtlerin bölgedeki pozisyonu değişecektir. 2023 yılına kadar büyük olasılıkla Güney Kürdistan ile Rojava’yı kapsayacak bir yapı oluşacaktır ve Türkiye ile İran değişim sürecine kaçınılmaz bir sürece girecektir. İran 3 bin yıllık bir devlet olmasına ve eyalet sistemine sahip olmasına rağmen, kendi eliyle bu eyaletleri özerkleştirebilir. İran, Kürtlere özel bir statü verebilir.”
Peköz, Rojava’da oluşturulmak istenen demokratik modele bugün karşı çıkmayan uluslararası güçlerin yarın modelin yaşam bulmasından sonra müdahale etme olasılığının olduğunu da söyledi.
Peköz, “Sandığımız gibi bu modelin pürüzsüz bir şekilde hayata geçeceğini düşünmüyorum. Bu şundan dolayıdır. Oradaki güç ilişkilerini hesaba katmak lazım. Rusya’yı, İran’ı, Amerika’yı, Şam’ı, Bağdat’ı hesaba katmak gerekiyor. Bu Demokratik Suriye Konfederasyonu kurulursa, politik dengelerin rekabeti başlayacak” dedi.
Peköz’ün bu değerlendirmeleri sonrası panel soru ve cevap bölümü ile son buldu.    (MA)

Author: Merkez