Afrin’de, YPJ üyesi Kürt bir kadının cenazesine TSK destekli ÖSO grupları tarafından işkence yapıldı, bu görüntüler kameraya çekildi. Cenazeye yapılanlar infiale neden olurken, Guardian ve Reuters gibi uluslararası basın da ÖSO’nun bu yaptığını sayfalarına taşıdı.

Türkiye’nin Afrin’e yönelik operasyonda birlikte hareket ettiği Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) grupları, Kadın Savunma Birlikleri’nden (YPJ) Barin Kobani isimli kişinin çıplak bedenine işkence yapıp kameraya çekti.

ÖSO’luların bu yaptığını İngiltere merkezli Suriyeli muhalif oluşum Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) paylaşırken, dış basın da haber olarak geçti.

İlkin Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, gövdesinde kesikler olan bir kadının cenazesinin video görüntüsünü yayınladı.

Gözlemevi, kadının, Afrin’e yönelik harekâtta Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yanında yer alan ÖSO’nun ilerlediği, Türkiye sınırı yakınındaki Bülbül (Bilbile) bölgesinin Kurna (Qurna) köyünde öldürüldüğünü bildirdi.

Guardian ve Reuters’in sayfalarında

Haberi Britanya’nın önde gelen gazetelerinden The Guardian sayfalarına taşırken, gazetenin haberinde kadının, YPJ’den Barin Kobani olduğu aktarıldı.

Kuzey Suriye yönetiminden yapılan açıklamada Türkiye hükümeti sorumlu tutulurken, Uluslararası haber ajansı Reuters ise konu ile ilgili Türk askeri yetkililere ulaşamadıklarını açıkladı.

ÖSO hakkında

Gazeteci yazar Fehim Taştekin, Gazete Duvar’daki “Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’ başlıklı yazısında ÖSO’luların geçmiş ve şimdisini tek tek anlatmıştı:

“Geçmişte El Kaide (Nusra Cephesi) ile aynı cephelerde yer almış olan bu gruplar, Fırat Kalkanı’nın kontrol ettiği alanlarda da birbiriyle çok da müttefik olamadı. Bu gruplar sıklıkla birbiriyle çatıştı. Çatışma nedeni yolsuzluk, hırsızlık, istismar suçlamalarıydı. Özünde ise rant kavgası ve rekabet var.

“Bu grupların birçoğunun sicili etnik ve mezhebi temizlik, sivil katliamı, işkence, infaz, adam kaçırma, hırsızlık, yağma, kötü muamele ve istismar suçlarıyla dolu. Alevi düşmanlığı hepsinde ortak. PYD-YPG karşıtlığıyla nükseden Kürt düşmanlığı da yaygın. Hıristiyanlar da bu grupların elinden az çekmedi. En son Eli Kino’nun Ezidileri geçen yaz mezhepçi düşmanlığın kurbanı oldu.

“Suriye krizi boyunca hükümetiyle, askeriyle, istihbaratıyla, bürokrasisiyle ve sivil unsurlarıyla Türkiye bu örgütlerin kurulması, eğitilmesi ve donatılmasında rol aldı. Dün Suriye’de rejimi değiştirme adına desteklenen bu örgütler bugün PYD-YPG’ye karşı savaşta öne sürülen kara unsurları olarak meşrulaştırılıyor, hatta halk nezdinde kahramanlaştırılıyor.

“Bu, sadece Suriye’ye yapılmış bir kötülük olarak kalmayacak, Türkiye’yi de uzun süre uğraştıracak, yoracak, hatta vuracak bir bumerang olarak tarihe geçecektir. Şimdi bunu görmek ve söylemek neden ihanet olsun!”    (gazetekarinca)

Author: Merkez