Mehveş Evin

Seçim kanunları değiştirilirken katırlar tutuksuz yargılanacak, eşbaşkanlar ve barış sözcüleri hapiste tutulacak, IŞİD katilleri sınırdan bir girecek, bir çıkacak…

Katırlar tutuksuz yargılanacak! Son zamanlarda Türkiye’nin halini en iyi özetleyen başlık bu… Mezopotamya Ajansı’nın (MA) haberine göre Şırnak’ta katırlar gözaltına alınmış, savcılığa sevk edilmeleri gündeme gelmiş.

Herhalde yapılan işlemin saçmalığı fark edilince dördü de sahibine teslim edilmiş: “İşlemler daha bitmedi, katırları satmayın” diye sıkı sıkı tembihleyerek!

“Terörö” katırlar savcılık işlemlerini beklerken çözüm sürecinde aktif olan, ömrünü savaşın bitirilmesine adayan Celalettin Can dahil, 16 sivil toplumcu ve HDK üyesi önceki gece tutuklandı… Soruşturmanın odağında HDK’nın Afrin açıklamasının olduğu, sanıklardan hiçbirinin açıklamayla doğrudan ilgisi olmadığı ortaya çıktı.

Kamuya açık, suç teşkil etmeyen sosyal medya paylaşımı ve siyasi faaliyetleri gerekçesiyle ‘terör örgütü üyeliği’yle suçlanan HDK’liler, yaka paça tutuklanırken bir de bakıyoruz ki 10 Ekim Ankara Katliamı ve birçok IŞİD davasının firari sanığı, elini kolunu sallayarak dolaşıyor!

Evrensel’in haberine göre, IŞİD’in Antep sorumlularından Nusret Yılmaz, Gürcistan sınırında yakalanıp iade edilmiş.

AY PARDON, 102 KİŞİNİN KATİLİNİ KAÇIRMIŞIZ

Normal şartları geçtik, kağıt üstünde de olsa bir hukuk devletinden ne beklenir? Türkiye tarihinin en kanlı terör saldırısı olan 10 Ekim Katliamı sanığının, en basitinden hapse girip yargılanmasını, öyle değil mi?

Ama yok, burası Türkiye!

IŞİD’li Yılmaz, iki gün sonra nasıl oluyorsa tekrar Gürcistan sınırına dayanmış. Geçiş izni verilmemiş, emniyet sistemi ‘servis hatası’ vermiş de miş-miş… O gün bugündür nerede olduğu ‘bilinmiyor’.

“Savaşa hayır” diyeni yargılamadan hapse tıkmayı, terörle suçlamayı uygun gören yüce devlet, elinde 102 insanın kanı olan, kırmızı bültenle aranan azılı katillere gelince nedense pek çekingen, pek dikkatsiz.

Ay pardon, 102 kişinin katillerinden biri elimizdeydi, kaçıverdi! Sonra tekrar elimize geçti ama hay Allah, tekrar sırra kadem bastı!

Başkentin ortasında toplu katliam yapan katillerine karşı böylesine biçare kalınıyor, ama ülkenin üçüncü büyük partisi HDP ve bileşenlerine gelince en acımasız, en amansız, en ayrımcı yüz sergileniyor.

Nasılsa Kürt düşmanı çok, savaşa, kana doymayan da öyle…

Ellerinden gelse 7 Haziran’da HDP’ye oy veren 6 milyonu tek tek hapse atacaklar. Ama seçilmişler ve temsilcileri terörle, terörist olmakla suçlayarak rehin almak yoluyla iradeyi rehin almak varken, ne gerek var?

DEMİRTAŞ’IN SAVUNMASI HER ŞEYİN ÖZETİ

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın savunması her şeyi anlatıyor: Demirtaş, BDP ve HDP’nin ‘suçu’ çözüm sürecine katkıda bulunmak. Üstelik, iddia edildiği gibi İmralı veya Kandil’in “emriyle” değil, kendi insiyatiflerini kullandıkları için suçlanıyorlar. Zaten asıl mesele bu.

Demirtaş, 2010 Referandumu’nda BDP’nin boykot kararına karşı bir bakanın bizzat Öcalan’ın mektubunu “talimat” diye getirdiğini söyledi. Ayrıca mektubun içeriğinde bir talimat yok, “karar sizin” deniyor.

Demirtaş’ın savunmasından, hem Cumhurbaşkanlığına aday olmasını, hem HDP’nin 2015 seçimlerine girmesini engellemek için barış görüşmeleri üzerinden şantaj yapıldığını açıkça anlıyoruz.  Bunu, ‘Halk Cumhurbaşkanını seçecek’ diyenler yapıyor.

Peki eğer kalıcı barışın sağlanması için çözüm süreci görüşmelerini yürütmek suçsa -ki değil- neden sadece HDP’lilerle barış savunucuları rehin alınıyor, yargılanıyor?

Bu görüşmelerin aktif taraflarından biri, hatta yöneteni AKP hükümetiyse, neden bir tek AKP’li mahkemede ifade vermiyor?

Cevabı, “Cumhur ittifakı” denen kutsal ittifakta… Varak çerçeveli Saray çakması koltuklarda oturup kameralara yorgun ifadelerle bakan, lacivert takım elbiseli iki yaşlı erkek siyasetçinin perde arkasında yaptıkları ‘gizli’ anlaşmalarda. İki partinin oy oranı toplamı yüzde 50-55 ediyorsa, geri kalanını hiçe sayıyor.

Seçim kanunları değiştirilirken katırlar tutuksuz yargılanacak, eşbaşkanlar ve barış sözcüleri hapiste tutulacak, IŞİD katilleri sınırdan bir girecek, bir çıkacak…

(artigercek)

Author: Merkez