EFRİN – Efrin Kantonu Ekonomi Meclisi’ne bağlı Ziraat Komitesi üyesi Eyüp Mihemed, yaklaşık 20 milyon zeytin ağacının yüzde 40’ının bombardımanda zarar gördüğünü kaydetti. Mihemed, yurttaşların küçük ve büyükbaş hayvanlarının yüzde 25’inin de çalınarak Ezaz ve Kilis’te satıldığını savundu.

Türkiye’nin Efrin’e yönelik saldırıları 38’inci gününe girerken kent havadan ve karadan yoğun bir şekilde bombalanıyor. Sivil yerleşim yerlerinin bombalanması sonucu tüm canlılar zarar görüyor. Sivil yurttaşların yanı sıra, tarihi yerler, kültür ve doğa da hedef alınıyor.
7 cephede QSD ve TSK ile ÖSO grupları arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Sınır köylerinin birçoğu talan edilirken, zeytinlikler de büyük zarar görüyor.
‘ZEYTİN AĞAÇLARININ YÜZDE 40’I ZARAR GÖRDÜ’
Efrin Kantonu Ekonomi Meclisi’ne bağlı Ziraat Komitesi üyesi Eyüp Mihemed, Efrîn’li bir Arap yurttaş. Ziraat Komitesi olarak yaptıkları araştırmaların sonucunu açıklayan Mihemed, saldırılarda en çok zarar gören kesimlerden birinin de Arap halkı olduğunu söyledi. Yüzlerce insanın öldürüldüğünü bir o kadarının da yaralandığını hatırlatan Mihemed, “Sadece insanları öldürmüyorlar. Aynı zamanda tüm doğayı da hedef alıyorlar. Hayvanlar, ağaçlar ve tarihi yerleri bombalıyorlar. Büyük zarar gördük. Kantonumuzda yaklaşık 20 milyon zeytin ağacı var. O ağaçlardan yüzde 40’ı havadan ve karadan yapılan bombardımanlarla talan edildi. Ağaçlar yakıldı, yerlerinden söküldü. Cindirês, Raco, Bilbilê, Şiyê, Mabeta ve Şera’da doğa da katlediliyor. Efrin’de sadece zeytin ağaçları değil, diğer meyve ağaçları da yok ediliyor” diye konuştu.
DOĞAYI TEHDİT EDİYORLAR
Hayvanların da katledildiğini dile getiren Mihemed, Efrîn’de yaklaşık 140 bin küçükbaş, 5 bin büyükbaş hayvanın bulunduğu kaydetti. Hayvanların da yüzde 50’sinin talan edildiğini belirten Mihemed, şunları söyledi: “Yüzde 25’i saldırılar kapsamında katledildi, diğer yüzde 25’lik kısmına ise çeteler el koydu. Hayvanları götürüp, Ezaz ve Kilis’te satıyorlar. Halkı özgürleştirmeye gelenlerin yaptıkları bunlardır. Bunu bütün halkımız ve dünya bilsin. Biz onları topraklarımızda istemiyoruz. Onlar bize ölümden başka bir şey getirmiyor. Onların anlayışı doğayı tehdit ediyor.”
  (MA)
MA / Nazım Daştan

Author: Merkez