İSTANBUL – Kadıköy Tiyatroları Platformu, Dünya Tiyatrolar Günü’nü kutladı. Etkinlikte konuşan tiyatrocu Metin Coşkun, “Tiyatro kapılarının polislerce dolaşıldığı, sansürün, yasakların A4 kağıdına resmi mühürlerle yazıldığı zamanlarda, yaşasın bir hayalden bir dünya yaratanların çılgınlığı!” dedi.

Kadıköy Tiyatroları Platformu, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü dolayısıyla Kadıköy’de bulunan Nazım Hikmet Kültür Merkezi önünde toplanarak Mehmet Ayvalıtaş Parkı’na yürüyüş gerçekleştirdi. Aralarında tiyatrocuları Orhan Aydın ve Metin Coşkun’un yanı sıra birçok tiyatrocu ve tiyatro severin katıldığı yürüyüş bando eşliğinde gerçekleştirildi. Renkli görüntülerin olduğu etkinlikte, “Bir hayalden dünya kuranların günü kutlu olsun” pankartı açılırken, yürüyüşte sık sık “Özgür sanat özgür tiyatro”, “Bize her yer tiyatro” sloganları atıldı.
Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda toplanan grup, etkinlikte iki bildiri okurken, grup adına ilk bildiriyi tiyatrocu Metin Coşkun okudu.
‘BİR HAYALDEN BİR DÜNYA YARATANLARIN SESİ’
Tiyatrolar gününde binlerce sahnede, milyonlarca gözün hayata tanıklık edeceğini belirten Tiyatrocu Metin Coşkun, “Bugün 27 Mart, sahneden sesler yayılacak. Kulak verelim bu sese. Bu ses, bir kabustan uyanan kadının, bir emekçinin öfkesinin, bir gencin ilk aşkının sesi olabilir. Bu ses, bir hayalden bir dünya yaratanların sesidir. Bu ses, hayatı düşlerle yoğurup, sizi kendi avuçlarınıza bırakanların sesi, bu ses tiyatroların sesidir” diye konuştu.
Tiyatronun insanı savunduğunu kaydeden Coşkun, “Tiyatro kapılarının polislerce dolaşıldığı, sansürün, yasakların A4 kağıdına resmi mühürlerle yazıldığı, umudun, barışın sesinin kısılmaya çalışıldığı zamanlarda, yaşasın bir hayalden bir dünya yaratanların çılgınlığı!” dedi.
‘TİYATRO MUCİZELER YARATABİLİR’
Yazar, eleştirmen ve akademisyen Prof. Dr. Zehra İpşiroğlu’nun yazdığı ikinci tiyatro bildirisi ise tiyatrocu Hasan Pehlivanoğlu tarafından okundu. Tiyatronun mucizeler yaratabileceğini söyleyen Pehlivanoğlu, peki ama nasıl diye sorarak, şöyle devam etti: “Tüketim toplumunun uyuşukluğu içinde donup kalmışsak, tiyatro krizini aşmak için gerekli olan, Dario Fo’nun alaycı sözleriyle, cadı avı mıdır? Tiyatrocuların korkmaları mıdır? Öyleyse baskıcı toplumlarda tiyatronun işi daha mı kolay? Böyle bir ayrım yapılabilir mi? Hayır. Çünkü tüketim de, baskılar da bütün ülkelerde farklı dozlarda yaşanıyor. Eşitsizlik giderek artıyor, demokrasi anlayışı çöküyor, savaşlar ortalığı yıkıp yakıyor, yaşadığımız dünya kıyasıya harap ediliyor.”
‘DAYATMAYA KARŞI KOYARAK ÖZGÜN OLMAK’
Yapılan işe yürekten inanmak gerektiğinin altını çizen Pehlivanoğlu, “Her türlü dayatmaya karşı koyarak özgün olmak, anlamaya çalışmak ve yaşamın bunca kargaşalığı içinde kendi yolunu bulmak gerekiyor. Bu başarılmışsa mutlaka aynı heyecan, aynı duyarlılık izleyicide de uyanacaktır” ifadelerini kullandı.
Konuşmanın ardından yapılması planlanan konser yoğun yağış nedeniyle iptal edildi. (MA)