İSTANBUL – Özgürlükçü Demokrasi gazetesi ve Gün Matbaası’na el konulmasına tepki yağdı. AGİT, AKP hükümetini gazetenin bağımsızlığına saygı göstermeye çağırırken, 17 uluslararası basın kuruluşu da, gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını, gazete ve matbaanın da yasal sahiplerine iade edilmesini istedi.

Türkiye ve yurt dışındaki meslek örgütleri ile basın özgürlüğü kuruluşları, Özgürlükçü Demokrasi gazetesi ve Gün Matbaacılık’a yönelik polis baskınına ve TMSF’ye devredilmesine yaptıkları açıklamalarla tepki gösterdi. AGİT Basın Özgürlüğü Temsilcisi Harlém Desir, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na hitaben yaptığı resmî basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Gazetecilerin, gazetecilik faaliyetlerinden dolayı terör ile suçlanmamaları gerektiğini ısrarla belirtirim. Gazete ve matbaada gözaltına alınanların serbest bırakılması, kendilerine yöneltilen suçların düşürülmesi ve Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin bağımsızlığına saygı gösterilmesi için çağrıda bulunuyorum. İfade özgürlüğünün koruma altında olduğu çoğulcu bir medya ortamının, güvenlik konusunda zorluklar yaşayan bir toplumu zayıflatmak, aksine daha güçlü olmasına katkıda bulunur.”
17 KURULUŞTAN ORTAK AÇIKLAMA
Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN International), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ), Article 19 ve Index on Censorship’in de aralarında bulunduğu 17 kuruluşun açıklamasında ise, Türkiye yetkililerine gözaltına alınan tüm gazete ve matbaa çalışanlarının derhal serbest bırakılması çağrısında bulunularak, “Yetkililer ayrıca gazete ve ofisinin yasal sahiplerine iade etmelidir” denildi.
Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “İstanbul’da yayın yapan son Kürt gazetesi olarak, Özgürlükçü Demokrasi devlet tarafından kontrol edilmeyen bilgiye son derece kırılgan olan erişimi korumak için hayatî bir öneme sahiptir. 2016’da Azadiya Welat, IMC TV ve Hayatın Sesi gibi Kürt destekçisi gazete ve televizyon kanalların kapatılmasının ardından, Özgürlükçü Demokrasi Kürt destekçisi son günlük basılı haber kaynaklarından biridir.”
PEN: KÜRT KÜLTÜRÜNE YÖNELİK BASKI DURDURULMALI
Uluslararası Pen İcra Direktörü Carles Toner de şu ifadeleri kullandı: “Türkiye yetkilileri Kürt kültürü ve diline yönelik sürdürdüğü baskıyı durdurmalıdır. Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından da ifade özgürlüğünün üzerinde ciddi biçimde yoğunlaşan baskılardan bu yana Kürt ve Kürt destekçisi basın kuruluşları ve gazetecilere yönelik artan ve Özgürlükçü Demokrasi gazetesine el konmasıyla yeni bir dip noktaya varan saldırıdan dolayı son derece büyük kaygı duymaktayız. Bu açıklamanın imzacıları olarak Özgürlükçü Demokrasi’ye herhangi bir hukuki gerekçe veya belgeye dayanmadan el konulmasını güçlü bir şekilde kınıyoruz. Özgürlükçü Demokrasi’nin gözaltına alınan çalışanlarının avukatlarına bilgi ve soruşturma kapsamında erişim sağlanmasının reddedilmesini de kabul etmiyoruz.”
INDEX: KAYGI VERİCİDİR
Index on Censorship Savunuculuk Direktörü Joy Hyvarinen de şu ifadeleri kullandı: “Hükümetin Özgürlükçü Demokrasi’ye el koyması son derece endişe vericidir. Avrupa hükümetlerini ve diğer hükümetleri Türkiye’de özgür basının yok edilmesini kınamaya çağırıyoruz. Gözaltına alınan gazete ve matbaa çalışanlarının serbest bırakılmasına ve TMSF tarafından Engin Basın Yayın ve Gün Matbaacılık firmalarına el konulduğuna dair iddiaların yasal durumu hususunda resmi bir teyit talep ediyoruz.”
ARTICLE 19: SON VERİLMELİ
ARTICLE 19 Avrupa ve Orta Asya Programı Direktörü Kate Morris şu ifadeleri kullandı: “Özgürlükçü Demokrasi’ye el konulması Türkiye’de ifade özgürlüğünün alanını daha da daraltmakta ve kamuoyunun, özellikle ülkenin güneydoğusunda hâlen devam etmekte olan çatışma ortamıyla ilgili kamu yararı olan konulara erişimini sınırlamaktadır. Yetkililere bu gazeteyi taciz etmeye son vermeleri ve Türkiye’de ihtiyaç duyulan basın özgürlüğünü yeniden tesis etmeleri için çağrıda bulunuyoruz. Kalan son muhalif gazetelerden birine el konulması, Türkiye’nin en büyük medya kuruluşu ve gazete dağıtımcısı, Doğan Grubu’nun, sahibi olduğu basın kuruluşlarının hükümet yanlısı olmalarıyla bilinen Demirören Holding tarafından alınmasını takip etti. Satın almanın öncesinde ise Radyo ve Televizyon Üst Kurumu’na internet üzerinden yayın yapan haber kanalı ve sitelerini denetleme, onlara lisans verme ve erişimlerini engelleme konusunda büyük yetkiler tanıyan bir yasa geçti.”
ARTICOLO 21: ÖZGÜR SESLERİ BASTIRMANIN TEYİDİDİR
Articolo 21 grubu üyesi ve Free Turkey Media’nın İtalya Koordinatörü Antonella Napoli’nin açıklaması şöyle: “Basın özgürlüğüne yönelik yapılan bu son müdahale Erdoğan’ın Türkiye’deki tüm özgür sesleri bastırmak istediğini teyit etmektedir. Türkiye hükümetine OHAL’in kaldırılmasıyla birlikte en kısa sürede hukuk düzenini yeniden tesis etmesine yönelik baskı yapmak için Avrupa’nın sağlam bir duruş sergilemesi gerekmektedir.”
IPI: MUHALİF SESLERİ SUSTURMAK İSTİYOR
Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Türkiye Savunuculuk Koordinatörü Caroline Stockford de şunları kaydetti: “IPI dünkü baskını ve hükümetin cumhurbaşkanlık seçimleri öncesinde muhalif sesleri susturmak için Özgürlükçü Demokrasi’yi hukuksuzca kapatma taktiğini kınıyor. Varna zirvesindeki fırsata rağmen, Avrupa Türkiye’nin özgür basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskısını güçlü bir şekilde kınamakta yine başarısız olmuştur. Türkiye halkları, özellikle de bir seçim öncesinde dengeli bir fikir edinmek için muhalif haberciliğe bilgi edinmek üzere erişme hakkına sahiptir. Türkiye’yi, bir insan hakkı olan ifade özgürlüğüne saygı göstermeye, tüm muhalif basını bastırma taktiğine bir son vermeye ve Özgürlükçü Demokrasi çalışanlarını serbest bırakmaya çağırıyoruz.
Aşağıda imzaları bulunan kuruluşlar olarak ayrıca Avrupa gazeteleri ve hükümetlerine, dengeli ve eleştirel haberciliğe erişimin demokrasi için olmazsa olmaz olduğu, basın özgürlüğüne saygı gösterilmesi ve basın özgürlüğünün korunması gereğine dair net açıklamalar yapmaya çağırıyoruz.”
17 KURULUŞTAN AÇIKLAMA
Açıklamada imzası bulunan kuruluşların tam listesi ise şöyle: “Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN International), Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF), Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ), Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Article 19, Norveç PEN’i, Index on Censorship, İngiltere PEN’i, Articolo 21, Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Belçika/Flandra PEN’i, Galler PEN’i, Almanya PEN’i, PEN Fransa Klubü, PEN İsviçre.”
CPJ: MUHALİF GAZETELERE EL KOYMA TAKTİĞİNE SON VERİLMELİ
Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) Avrupa ve Orta Asya Program Koordinatörü Nina Ognianova ise ayrı bir açıklama yayınlayarak şu ifadelere yer verdi: “Özgürlükçü Demokrasi’ye karşı yapılan baskını kınıyor ve gözaltına alınan çalışanların derhal serbest bırakılması için polise çağrıda bulunuyoruz. Türkiye gazeteyi ve yasal sahiplerine iade edilmeli ve bağımsız, muhalif gazetelere el koyma taktiğine de bir son vermelidir.”  (MA)