İSTANBUL- Antikapitalist Müslümanlar taşeron işçilerin yaşadıkları sorunlara ilişkin forum düzenledi. İSİG Meclisi gönüllüsü Aslı Odman, “Türkiye’de işçiler son iki yıldır değil hayatları boyunca OHAL’i yaşıyor. Örgütlenme olmadığı sürece bu böyle devam edecek” dedi.

Antikapitalist Müslümanlar “Emek formu güvenceli bir gelecek ve iş için taşerona dur de” başlıklı bir forum düzenleyerek, taşeron işçilerin yaşadıkları sorunları tartıştı. Şişli’de bulunan Eğitim Sen 3 No’lu Şubede gerçekleşen foruma Antikapitalist Müslümanlar üyesi Faruk Sevim, Birleşik Metal-İş Sendikası Toplu Sözleşme Uzmanı İrfan Kaygusuz, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Aksaray Şubesi Eşbaşkanı Güneş Cengiz, İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) gönüllüsü Aslı Odman ve Deri, Tekstil ve Kundura işçileri Yardımlaşma Derneği Başkanı Yalçın Yanık konuşmacı olarak katıldı.
‘KADRO YERİNE İŞTEN ATILDILAR’
Forumda ilk olarak söz alan Faruk Sevim, taşeron işçilik ve işçilerin yaşadıkları problemler üzerinden genel bir değerlendirme yaptı. Taşeron sistemin yaklaşık 30 yıl öncesinden Türkiye’ye girdiğini belirten Sevim, “Özellikle AKP’nin iktidara geldiği 2002 sonrasında özel alanda yaşanan taşeron sistem kamu alanına da son hızla yaygınlaştı. 3 milyon taşeron işçinin 1 milyonu kamu sektöründe çalışmakta” dedi. İşçi sınıfının tarihinin direniş ile yazıldığını söyleyen Sevim, “Taşerona karşı birlik olmayı başaran işçiler yaşanan bu hukuksuz ve insani olmayan işçiliği yenecektir. Tarihte işçi direnişlerinin örnekleri mevcuttur” diye ifade etti. Kanun Hükmünde Kararname ile birlikte taşeron işçilere kadro verileceği sözünün gerçeği yansıtmadığını belirten Sevim, “Kamuda çalışan taşeron işçilerin bir çoğu güvenlik soruşturmaları gerekçesi ile kadrolu olmak yerine mevcut işinden edildi. ‘Biz verdik’ dedikleri kadro işçiliği ise onların değil işçilerin mücadelesi ile gerçekleşmiştir. Taşeron işçiliğin olumsuzlukları teşhir edilerek kamuoyu bilgilendirildi. İktidar işçiler ve kamuoyu tepkilerine karşı sessiz kalamadı ve KHK ile yasayı çıkarmak zorunda kaldı” diye konuştu.
Sevim son olarak işçilerin emek mücadelesinde birlik olması gerektiğini söyleyerek, “İşçi örgütleri ırkçılık, milliyetçilik gibi düşünceler ile mücadele etmeli. Bu tarz yaklaşımlar işçi sınıfının mücadelesini bölen güçsüzleştiren düşüncelerdir” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
‘İŞÇİLER HAK GASPLARINA KARŞI ÖRGÜTLENMELİ’
Ardından konuşan İrfan Kaygısız, işçilerin taşeron çalışmaya karşı isyan bayrağını çekmesi gerektiğini söyleyerek, “Metal sektöründe dönemsel olarak yaşanan isyanlarda kazanımlar elde edildi. Fordist anlayışa sahip fabrikalarda çıkan isyan tüm fabrikaları etkileyerek küresel bir etki yaratmıştır. Taşeron işçiliğin en yoğun yaşadığı alanlardan biri olan metal sektöründe işçiler haklarının gasp edilmesine karşı örgütlenmeli” sözleri ile çağrıda bulundu. İş yerlerinde yaşadıkları deneyimleri de aktaran Kaygısız, “İşçiler kendileri için mücadele etmeye başladıklarında muhakkak kazanım elde edeceklerdir” sözleri ile konuşmasını sonlandırdı.
‘KADRO ADAM KAYIRMANIN YOLU OLDU’
Taşeron işçilere kadro verilirken ayrımcı davranıldığını söyleyen Güneş Cengiz, “İktidar var olduğu sürece işçilerin problemleri bitmeyecek. Çapa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde taşeron işçiler kadroya alındıklarında bile farklı muamelelere maruz kaldı. 6 aylık diplomalı sağlık personelleri kadroya alınırken yıllardır emek harcayan hizmet personelleri ise kadro dışı kaldı” dedi. Yaşadığı deneyimleri anlatan Cengiz, “Kadro verme meselesi iktidar için adam kayırmanın yolu oldu” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
‘HER ŞEYİ ÜRETEN İŞÇİ KENDİ HAKKINI ÖRGÜTLEMİYOR’
Ardından söz alan Yalçın Yakın, “İşçiler her şeyi üretiyor fakat kendi hakları için örgütlenemiyorlar” diyerek konuşmasını başladı. İzmir’de yoğun olarak bulunan deri sektöründe örgütlenebilecek bir sendikanın bile olmadığına dikkat çeken Yakın, “Parça başı, esnek üretimin en yoğun olduğu iş kolunda örgütlü yapıdan bahsedemiyoruz. Taşeron işçilerin sahip olduğu hakların yanından bile geçemiyoruz. En kötüsü ise deri işçilerinin sorunlarını paylaşacağı bir sendikanın olmayışıdır” dedi.
‘ÇALIŞMA HAYATINDA HER GÜN OHAL VAR’
Son olarak söz alan Aslı Odman ise, iş cinayetlerinde yaşanan ölümlerin büyük bir çoğunluğunun taşeron işçilerde olduğunu belirtti. Odman, hazırladığı slayt gösterimi ile iş cinayetlerinde yaşanan temel sorunlara değindi. Taşeron işçilik ile birlikte iş güvenliğinin de ortadan kaldırıldığını söyleyen Odman, “Çalışma hayatında her gün OHAL söz konusu, Türkiye’de işçiler son iki yıldır değil hayatları boyunca OHAL’i yaşıyorlar. Örgütlenme olmadığı sürece bu böyle devam edecek” sözleri ile sunumunu sonlandırdı.
Forum, soru ve cevap kısmının ardından son buldu.   (MA)