ANKARA – 8 Mart ve Newroz’da OHAL yasaklarını delen kadın sendikacılar, bu kez 1 Mayıs hazırlığı içerisinde. Ankara’da Tandoğan Meydanı’nda gerçekleştirilecek 1 Mayıs kutlaması için emek, beden, kimlik mücadelesi ve savaşa karşı bir tutumla alanlda olacaklarını vurguladı.

Olağanüstü Hal’e (OHAL) rağmen, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Newroz’da, tüm renkleri ve sesleriyle sokağa çıkıp, sözlerine söyleyen kadınlar, aynı coşkuyla bu kez 1 Mayıs hazırlıklarına başladı. Ankara’daki kutlamaların bu yıl ki adresi yine Tandoğan Meydanı olacak.
Emek, beden ve kimlik mücadelesi ile öncelikle içerisindeki bulunulan savaşa karşı tutumlarını gösterecek olan sendikacı kadınlar, gerçekleştirilecek mitinge katılım çağrısında bulundu.
ATASOY: KADINLAR ÖNCÜ ROL ÜSTLENDİ
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Kadın Sekreteri Gülistan Atasoy, 1 Mayıs için hazırlıkların iki hafta öncesinde tüm il ve ilçelerdeki örgütlenmelerinde başladığını belirtti. Güçlü bir katılım yaratabilmek için yerellerdeki farklı örgütlenmelerle ortak çalışma yürüttüklerini ifade eden Atasoy, özellikle kadınların bu çalışma ve mücadelede öncü rol üstlendiğini kaydetti.
Atasoy, “Kadınlar, maruz kaldıkları saldırılara karşı alanlarda olmaya kararlı olduklarını, mücadeleden vazgeçmeyeceklerini 8 Mart’ta ve geçtiğimiz Newroz’da gösterdi. Şimdi de 1 Mayıs’ta emeklerinin, bedenlerinin ve kimliklerinin sömürülmesine karşı sisteme, bugünkü iktidara ve cinsiyetçi rejime karşı tepkilerini gösterecekler” diye konuştu.
‘KADINLARIN EMEK, BEDEN VE KİMLİK MÜCADELESİ ÇOK ÖNEMLİ’
Kadın emeğinin sömürülmesinin tarihsel geçmişinin olduğunu, ancak günümüzde bu sömürünün AKP hükümetiyle katmerleştiğini vurgulayan Atasoy, bu nedenle tüm kadınlara şöyle seslendi: “Kadın emeğinin sömürüsü kapitalizmle başlamadı. Çok daha eskiye dayanan, 5 bin yıllık bir kadın emeğinin sömürüsü var. Bugün neoliberalizm belasıyla kadının emeğine dönük daha derinlikli bir saldırıya karşı, aynı zamanda içerisinden geçtiğimiz süreçte AKP’nin tekçi, dinci, cinsiyetçi iktidarını faşizmle kurumsallaştırarak ve bunu bir rejime dönüştürdüğü bu süreçte tüm o kirli savaş politikalarına, emek sömürüsüne karşı kadınların emek, beden ve kimlik mücadelesi çok daha önem arz etmiş durumda. Biz güzel günlerin kadınlarla geleceğini biliyoruz. Bu nedenle de bütün kadınları bulundukları her yerde 1 Mayıs alanlarına davet ediyoruz. Çünkü kadınların mücadelesinin, bu sisteme karşı demokratik, eşit bir dünyanın, bir ülkenin kurulması için en önemli saç ayağı olduğunu düşünüyorum.”
ATABEY: KADINLAR YASAKLARI DELDİ
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Kadın Sekreteri Selma Atabey de, OHAL ile birlikte muhaliflere, emek ve demokrasi mücadelesi veren kurumlara ve kadınlara sokakların kapatıldığına dikkat çekti.
Buna rağmen kadınlar olarak, 8 Mart ve 25 Kasımlar’da sokağa çıkarak bu yasakları deldiklerini söyleyen Atabey, özellikle bu yıl ki 8 Mart’ta Ankara’da sokağa çıkan kadınların yerlerde sürüklenmesi ile aslında diğer kadınlara mesaj verilmek istendiğini kaydetti. Atabey, buna rağmen 1 Mayıs’ta da ataerkil düzeni yıkmak, eşit iş ve eşit ücret ile ihraç edilmiş kadınların haklarını savunmak gibi taleplerle alanlarda olacağını söyledi.
Kadınlara yönelik cinsel saldırı ve şiddet kadar, iktidarın savaş politikalarına karşı da kadınlar olarak alanlarda olacağını kaydeden Atabey, “Son dönemde özelleştirilen hastaneler, kamusal alanın ortadan kaldırılması hem emekçiler hem hizmet alan ve halk noktasında çok ciddi sıkıntılarla karşı karşıyayız. Sağlık alanın neoliberal politikalarla birlikte tamamıyla özelleştiğini hepimiz biliyoruz. Ve bunun yavaş yavaş artık hayata geçmesinden bizlerde nasibimizi aldık. Yine son süreçte Efrin üzerinden yürütülen savaş ve şuanda da Suriye’de emperyalist güçlerin ortak yürüttüğü, AKP hükümetinin de destek verdiği bir savaş var. Bu gerekçelerimizi ön plana çıkararak, hem kadın hakları noktasında hem de savaşın karşısında duran bir tutumla 1 Mayıs’a doğru gidiyoruz. Bunlara yönelik itirazlarımızı, emek, demokrasi mücadelemizi 1 Mayıs’ta daha da yükseltmek ve bu faşizan sistemin bir an önce dağılması için biz kadınlar alanlarda olacağız. Hep birlikte emeğimiz,  bedenimiz ve kimliğimiz için 1 Mayıs’ta alanlarda olalım diyorum” dedi.
BURUNUCU: SAVAŞSIZ VE SÖMÜRÜSÜZ BİR DÜNYA İÇİN
Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜMBEL SEN) Merkez Yürütme Kurulu üyesi Satı Burunucu ise, savaşsız ve sömürüsüz bir dünya için mücadele ettiklerini belirtti.
Burunucu, 1 Mayıs’ta alanlarda olma nedenlerini şöyle açıkladı: “OHAL’in kaldırılmasını, savaşın ve sömürünün son bulmasını istiyoruz. Bir yerel yönetimler yöneticisi olarak OHAL sürecinde belediyelere kayyumlar atandı, belediye emekçilerine saldırılar arttı. İş güvencesi kaldırılarak KHK’lerle ihraçlara karşı mücadele etmek için 1 Mayıs bizim için büyük bir mücadele ve dayanışma günüdür. Kadınlar olarak eşit, özgür ve demokrasi içinde yaşamak istiyoruz. Barış ve kardeşlik için mücadele ediyoruz. Oysa ABD ve onların müttefikleri Suriye’yi bombardımana tuttular. Efrin operasyonuyla başlayan bu süreçle beraber özellikle biz kadın ve çocuklar için yaşam güvencemizin ortadan kaldırıldığını görüyoruz. O yüzden güzel günler için, eşit özgür ve kardeşçe bir yaşam için bütün kadın emekçilere 8 Mart ve Newroz’da olduğu gibi 1 Mayıs’ta alanlara çağırıyoruz.”   (MA)