ŞEHBA – Duma’ya aşırı hassasiyet gösteren uluslararası insani kurumların görmezden geldiği Şehba’ya göçen yüzbinlerce Efrînli arasında bulaşıcı olan tüberküloz (verem) baş göstermeye başladı.

Türkiye’nin El Nusra, Sultan Murad Tugayları gibi selefi gruplarla 20 Ocak’ta Efrîn’e dönük başlattığı saldırılar 3’üncü ayına girerken, uluslararası insani destek kurumları sessizliğini sürdürüyor. Şam’ın Guta bölgesi Duma kısmındaki bir saldırıyı “Kimyasal gaz kullanımı” kapsamında gündemlerine alıp, ABD, İngiltere, Fransa’yı Suriye’ye saldırtan BM dahil batılı insani destek kurumları söz konusu Efrîn olunca görmemeye, duymamaya devam ediyor. Yakılıp yıkılan köyleri, camileri, okulları, barajları, öldürülen yüzlerce çocuk ve kadınların çoğunlukta olduğu sivilleri görmeyen söz konusu uluslararası kurumlar, katliam endişesi ile Şehba Kantonu ve Şêrawa ilçesine 20 Mart’ta göç eden yüzbinlerce sivili de yok sayıyor.
Şehba Kantonu Fafin ilçesinde kanton yönetiminin desteği ile kurulan Berxwedan Kampı da bu durumdan nasibini alıyor. Hiçbir şekilde destek almayan kampta sağlık koşullarının yaşamı zorlaştırdığı ve tüberküloz (verem) hastalığının baş gösterdiği ifade edildi.
VEREM BAŞ GÖSTERDİ
Heyva Sor a Kurdistanê Efrîn Kantonu Eşbaşkanı Rîm Qirmo, kampta baş gösteren verem hastalığının Şehba köylerine de yayıldığını açıkladı. Kampta tespit ettikleri 5 kişinin, köylerde ise yaklaşık 20 kişinin hastalığa yakalandığını ifade eden Qirmo, sağlık ihtiyaçlarının karşılanmaması durumunda durumun daha da kötüye gideceğini belirtti. Kampta her çadırda en az 20 kişinin bir arada olduğunu, çoğu göçmenin de dışarda kalmak zorunda kaldığını, temiz ve yeterli gıdaya ulaşamadıklarını dile getiren Qirmo, acil müdahale ve destek çağrısında bulundu.
EFRÎN’DE KONTROL ALTINA ALINMIŞTI
Kampta çalışma yürüten Doktor Ebd El Qadêr Hisko, kendilerine müracaat eden yurttaşlardan 25’inden fazlasında ince hastalık diye bilinen verem tespit ettiklerini ifade etti. Hisko, hastalığın Efrîn’de bir geçmişi olduğunu, hastalığı kontrol altına aldıkları bir dönemde TSK, ÖSO saldırılarının başladığını kaydetti. Qirmo’da hastalığın Efrîn geçmişini doğrularken “Efrîn’de 120 hastamız vardı. Bunların ilaçları temin edilmiş ve hastalık kontrol altına alınmıştı. Ancak saldırılar sonrası özelikle Avrîn Hastanesi bombalanınca cihazlarımız ve ilaçlarımız yok edildi. Kontrol edemez olduk” diye konuştu.
Uluslararası sessizliği eleştiren Qirmo, ancak küçük hastalıklarla mücadele edebildiklerini, tam teşekküllü bir sağlık merkezinin şart olduğunu ifade etti.
8 SAĞLIK NOKTASI YETERSİZ
Tüm imkansızlıklara rağmen Heyva Sor’un sağlık noktaları, göçmenlere çare olmaya çalışsa da yetersiz kalıyor. Bu anlamda Heyva Sor ve Avrîn Hastanesi Şehba Kantonu ve kırsalında 8 sağlık noktası kurdu. Ancak bu 8 noktada ancak küçük boyuttaki hastalıklara müdahale edebiliyor. Ciddi hastalıklar ve özelikle verem gibi bulaşıcı hastalıklarda söz konusu sağlık noktaları yetersiz kalıyor.
HASTALIKLAR ÖLDÜRÜYOR
Noktalara dair bilgi veren Qirmo, oksijen tüpü olmadığı için 2 çocuğun yaşamını yitirdiğini, çocukları yatırabilecek bir merkezin bulunmadığını ifade etti. Yine Efrînli Ciwan Xalêd ailesinin tamamının verem hastalığına yakalandığını belirtilirken, eşi, kendisi ve çocukları verem hastalığına yakalan Xalêd, uluslararası kurumlara seslenerek, “Hiç olmazsa çocuk, kadın ve yaşlılarımıza el uzatın” dedi.
MA / Erdoğan Altan