MERSİN – Adana’da STK ile bir araya gelen HDP Eş Genel Başkanı Sezai Cumhurbaşkanlığı seçimi için “Kirli pazarlığın adayı bellidir. Bunu çeşitli siyasi partiler ile hem bileşenlerimiz hem de bileşenlerimiz dışındaki partiler ile bir aday gösterebilinir” dedi.

Halkların Demokrasi Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, ve HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir ile beraberindeki heyet seçim çalışmaları kapsamında Adana’nın Seyhan ilçesinde bulunan Şirin Park Otel’de Sivil Toplum Örgütleri (STÖ) ile bir araya geldi. Salona “İnadına özgürlük inadına HDP” ve “İnadına barış inadına HDP” pankartları asıldı.
Sezai Temelli, “Önümüzdeki 65 gün önemli ve kritik bir süreç olacaktır. Bu dönemde gücümüzü birleştirmek önemli olacaktır. HDP kendisi bir ittifak patisidir zaten, bu açıdan 5 yıllık bir geçmişimiz var. Bu 5 yıllık geçmişimizdeki başarımız bu buluşmalar sonucunda gerçekleşmiştir. HDP’ye yönelik bir saldırı olduğunda öncelikle ‘siz önce Türkiye partisi olun’ diyorlar. Biz zaten Türkiye partisiyiz. Hiçbir ayrımcılığı sözümüzün içine taşımayız. Anayasa değişikliği tek adam rejimini dayatan ve faşizmi kurumlaştıran bir değişiklikti. Bu tüm Türkiye değişikliği ile çelişen bir sistem, tekçiliği dayatan halkların arasına düşmanlığı yayan bir yılı geride bıraktık. 24 Haziran’da yapılacak olan seçimleri önemli bir fırsattır. Bu seçimden sonrada mücadelemiz devam edecektir. Gerçek anlamda bir demokrasinin gelmesi için mücadelemiz olacaktır. Ancak 24 Haziran seçimi gerçek demokrasinin gerçekleşmesi için önemli bir eşiktir” dedi.
‘SİYASİ İSTİKRARSIZLIK EKONOMİK ÇÖKÜŞÜ GETİRDİ’
“Biz mücadele edeceksek, eşit yurttaşlar olarak özgür bir ülke yaratmak istiyorsak bunu hep birlikte yapacağız” diyen Temelli şöyle devam etti: “Bugün parti devlet formunda, Erdoğan ve iktidarı bu olanağı yakalamışsa geçmişteki demokrasi açığından kaynaklandığını fark etmemiz gerekiyor. AKP’nin iktidara geldiği süreçten günümüze nasıl geldiğini ve çözüm sürecinden sonra yaşananları düşünürsek 24 Haziran’a o temelde yaklaşırız. Bugün mahkemeler artık saraydan emir alarak talimatla karar vermektedir. Bugün birçok arkadaşımız tutsaktır. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde böyle bir tutuklama olmamıştır. Bizim şuanda yargılanan milletvekillerimiz hepsi bir yargının sarayın emrine girmesi ile tutsaktır. Anayasa suçlarını işleyen mahkemeler var bu ülkede.  On binlerce insan tutuklu ya da adli kontrol şartı ile bırakılmışlar. Memleket açık bir cezaevi haline gelmiş durumda. O zaman kuvvetler birliği nerde birleşiyor, Cumhurbaşkanında birleşiyor. Bunun başında basın özgürlüğü geliyor. En son Doğan Gurubu’nun satışı bile bunu bize gösteriyor. Medyanın yüzde 95’inin elinde tutuyor nerdeyse tabi tüm bunlar bir savaş politikası ile hayata geçiriliyor, Kürt düşmanlığına yönelik hem içerde hem de dışarda savaş politikasını sürdürüyor. Çok ciddi bir iktisadi çöküş yaşıyoruz. Siyasetteki istikrarsızlık ekonomik çöküşü beraberinde getiriyor”
‘ORTAK ADAY OLABİLİR’
Ekonominin demokratikleşmesi sağlanmadığı sürece siyasetin demokratikleşmesinin mümkün olmayacağını belirten Temelli, “Ekonominin demokratikleşmesi için yerel yönetimlerin demokratikleşmesi gerekiyor. Buna tahammül edemeyen iktidar bugün tüm belediyelerimize kayyum atamıştır. Talan zihniyeti böyle bir şeydir. Yollar, köprüler, termik santraller ile ilgili yanlış politikaları ve tüm bunların yetmemesinin nedeni bunlardır. Doğamızı ekonomimizi kaybetmememiz için bu seçimleri kazanmamız gerekiyor. Her gün bu ülkenin tüm değerlerini tahrip eden iyi giden şeyleri bozan bir anlayışa sahip bir iktidar ile karşı karşıyayız. Kirli pazarlığın adayı bellidir. Bunun karşısında nasıl bir aday olur denilince muhalefet bu konuda herkes kendi adayı ile birlikte gidebilir. Fakat eğer ikinci tur olursa, o zaman çıkaracağımız adayın bu toplumun tüm değerlerine sahip çıkan bir aday olarak belirlemek önemli olacaktır. Amasız lakinsiz bir aday olabilir. Bunu çeşitli siyasi partiler ile hem bileşenlerimiz hem de bileşenlerimiz dışındaki partiler ile bir aday gösterebilinir. Madem Türkiye partisiyiz, o zaman bu konuda üzerimize düşeni yapacağız. Yeter ki bizle buluşmaya gelenler demokratik ilkelerin altını doldursun ve bizimde hassasiyetimizi göz önünde bulundurarak gelsin.  Madem bu önemli bir milletvekili seçimleri birinci torda parlamento dağılımı önemlidir. Biz HDP olarak çok daha güçlü girmeyi önemsiyoruz. Biz bundan önce 7 Haziran’daki gibi en az 80 milletvekili ile geri dönmeyi istiyoruz. Tüm şaibelere rağmen oyumuza sahip çıkmayı önemsiyoruz. Tüm partileri oylara ve sandıklara sahip çıkmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.    (MA)