ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş, 24 Haziran seçimleri için sol, sosyalist güçlerle yaptıkları görüşmelerden bir sonuç çıkmadığını belirterek, “Biz CHP ve HDP dışında bir güç olmaktan bahsetmiştik. ‘Şu adaya oy ver’ diye bir çalışma yapmak zorunda değiliz. Solculara kime oy vereceğini reçete ile sunmaya gerek yok” dedi. HDP çizgisine dair çok eleştirileri olduğunu ama HDP’nin parlamentoda var olmasını toplumsal barış açısından önemsediklerini söyleyen Taş, “Biz çalışmamızın odağına esas olarak 16 Nisan Referandumu’nun Hayır’ını koyacağız. Kimse kimsenin rakibi olmayacak, kimse kimsenin ayağına çelme takmayacak. Herkes bulunduğu yerden AKP-MHP blokunun yenilmesine odaklanıp bir çalışma yapacak” dedi.

Alper Taş, 24 Haziran seçimleri için öncelikle EMEP, Halkevleri, TKH, EHP, DİP, TKP dahil 20’ye yakın sosyalist yapıyla görüşmeler gerçekleştirdiklerini ve ortak bir zemini oluşturma imkânlarını tartışmak üzere bir masa etrafında bir araya geldiklerini belirterek, “Bu çalışmalarımızda, seçimlere giden süreçte OHAL ve seçimlere yönelik hile girişimleri karşısında birleşik bir mücadele ile sandıkta da ortak bir Cumhurbaşkanı adaylığını, 100 bin imza toplayarak çıkarmayı temel aldık. Ancak, solun rekabetçilikten kaynaklanan zaafları bir yanda…

Diğer yandan da kimi sol çevreler HDP’nin ne yapacağına, kimisi CHP’nin ne yapacağına bakmayı tercih etti. Bir yandan da boykotçu eğilimler ortaya çıktı. Bizim birlikte aday çıkarma teklifinde bulunduğumuz kimi çevrelerin de bizi davet ettiği DİB (Demokrasi İçin Birlik) zeminleri üzerinden Abdullah Gül’ün adaylığı noktasında çalışmalar içinde olduğunu gördük. Şimdi geriye dönüp bakınca tüm bunlara rağmen yine de aday çıkarmamız gerekiyormuş diyoruz elbette. Ancak, belki bundan daha önemlisi, solun içinde bulunduğu bu durumun kendisidir…” dedi.

‘BOYKOT GÜNDEMİMİZDE DEĞİL’

Taş, ‘Şu anda sosyalistlerin bir adayı yok. Nasıl bir çalışma yürütmeyi hedefliyorsunuz’ sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Kuşkusuz 24 Haziran seçimlerine seyirci kalmayacağız. Aktif bir biçimde bütün meclislerimizle katılmayı amaçlıyoruz. Halkımız her şeye rağmen sandığı önemli bir çözüm mercii olarak görüyor. Bu anlamı ile boykot kesinlikle bizim için tartışma konusu değil. Ayrıca boykot dediğinizde aynı zamanda bir başka toplumsal çözümü de içinde barındırma gücünüz olmalı. Günün koşullarında böyle bir gerçekliğimiz yok. Halkın AKP-MHP blokundan kurtulma duygusuyla mutlaka buluşmalıyız. Doğal olarak bu girişten sonra ikinci soru gelecek; kime oy vereceğiz? Haziran Hareketi izlediği siyaset itibari ile bir tutarlılık içerisinde olmalı. Biz CHP ve HDP dışında bir güç olmaktan bahsetmiştik. O nedenle çok açık söylemek gerekir ki ‘şu adaya oy ver’ diye bir çalışma yapmak zorunda değiliz. Elbette solun bakacağı adaylar vardır. Solculara kime oy vereceğini reçete ile sunmaya gerek yok.”

‘AKP-MHP BLOKUNUN YENİLMESİNE ODAKLANACAĞIZ’

24 Haziran seçimlerinin 16 Nisan Referandumu’nun devamı olarak şekillendiğini söyleyen Taş, “Biz de çalışmamızın odağına esas olarak 16 Nisan Referandumu’nun Hayır’ını koyacağız. Kimse kimsenin rakibi olmayacak, kimse kimsenin ayağına çelme takmayacak. Herkes bulunduğu yerden AKP-MHP blokunun yenilmesine odaklanıp bir çalışma yapacak. Böyle bir çalışmanın başarılı olacağına inanıyorum” dedi.

‘AKP-MHP BLOKU ÇOĞUNLUĞU KAYBEDEBİLİR’

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalacağını düşündüğünü dile getiren Taş, “Muhalefet cephesindeki dört aday da dayandığı toplumsal kesimler içerisinde büyük bir coşku ile karşıladı. Bu mutlaka seçim çalışmalarına yansıyacaktır. Aynı şekilde parlamento seçimlerinde de AKP-MHP bloklu çoğunluğunu kaybedebilir. AKP ittifak yasası ile seçimi garanti altına almaya çalıştı. Sanırım kendi karşısında bir ittifaka ihtimal vermiyordu. Bu yasa neredeyse ittifakı zorunlu kıldı. İnanmadığınız siyasal kesimlerle bile aritmetik ittifak yapmanız gerekiyor. Ama şunu söylememiz gerekiyor ki AKP ya da Erdoğan gittiğinde Türkiye’de devrim olmayacak. Ama ülke istikrarsızlık ve huzursuzluk kaynaklarının en önemlisinden kurtulmuş olacak. Bu da az bir şey değil” dedi.

‘ETİK OLARAK BÖYLE BİR SÜRECİN PARÇASI OLMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL’

Alper Taş, kendisinin de aday olacağına ilişkin tartışmalara dair soruya ise şu cevabı verdi:

“HDP ile resmi bir görüşme yaptık, CHP’den şu ana kadar bize resmi olarak bir teklif gelmedi. Böyle bir teklif gelir mi bilmiyorum. Biz siyasetçi değil, devrimciyiz. Doğal olarak bizim açımızdan Meclis’te ya da başka bir yerlerde olalım dürtüsü güçlü değil. Bugün için bir aday çıkaramamış olsak da bizim için öncelikli olan yürüttüğümüz siyaseti adaysız olarak da sürdürmek ve seçim sonrasına taşıyabilmektir. Milletvekilliği tartışmalarının ötesinde bizim için asıl önemli olan bu fikrin güçlenmesidir. Öte yandan bu dönemde parlamentonun bir mücadele alanı olarak geliştirilmesi çabasını da görmezden gelmiyoruz.

Bu doğrultuda ‘sıfır baraj’ ekseni oluşabilseydi, HDP ve aynı zamanda 12 Eylül’den bu yana tüm sol-sosyalist güçlerin önüne koyulan barajı da aşacak şekilde gündeme gelebilseydi elbette konuşulabilirdi. AKP’nin seçim hilesine karşı geliştirilmesi bakımından olumlu olsa da bu ittifakın kaldığı sınır bugün için böylesi bir tartışmayı ortadan kaldırmış durumda. Etik olarak bu noktadan sonra bizim böyle bir sürecin parçası olmamız mümkün değil. İlkelerimizle mücadelenin içinde var oluyoruz. Yeni oluşacak parlamentoda da Hazirancı, Haziran’a yakın vekiller olacaktır. Onlarla yine mücadelemizi birlikte yürütürüz. Ama kendi sözümüzü, ağırlığımızı, çizgimizi bozabilecek ufak tefek işlerin içerisini girmeyiz.”

‘HDP’NİN PARLAMENTODA OLMASI ÖNEMLİ’

Taş HDP’ye ilişkin soruya, “HDP açısından şunu söylememiz gerekiyor. Kuşkusuz HDP çizgisine dair çok eleştirimiz var. Ama biz bir arada yaşamı savunan bir partiyiz. HDP’nin parlamentoda var olması, temsil edilmesi HDP gibi bir partinin mevcudiyeti toplumsal barış açısından önemli. Kürt sorununun demokratik yollarla çözümü açısından da önemli. Seçim sürecine dair de Selahattin Demirtaş ve tutuklu milletvekillerinin derhal serbest bırakılması çağrısını yapıyoruz. Kampanyasını özgürce örgütlenmesi gerekiyor” cevabı verdi.

ARTI GERÇEK