MUĞLA / İZMİR – AKP’nin 16 yıllık iktidarında, baskı, korku, kaygı, cezaevi, ölüm ve zulüm ile büyüdüklerini dile getiren gençler, 24 Haziran’da özgürce türküler söyleyip halaylar çekmek için “Bir oyla her şey değişir” diyerek sandığa gidiyor.

Başkanlık ve Meclis seçimlerinin yapılacağı 24 Haziran’a sayılı günler kaldı. Seçimlerde en fazla tercihleri merak edilen gençlerin önemli bir kesimi AKP iktidarı ile büyüdü. AKP döneminde üniversiteye başlayan gençler, burs yerine kredi uygulamaları ile kampüslere borçlu girmeye başladı. Yap-Boz haline getirilen eğitim sistemi nedeniyle “deneme tahtası” gibi kullanılan bu dönemin gençliği, işsizlik, yoksulluk ve savaş ortamına mahkum edildi. Üniversitelerde baskı ikliminde tutulan gençler, istedikleri gibi bir eğitim alamazken, parasız eğitim talepleri karşısında da her zaman baskı ile karşılaştı. Anadilde eğitim hakkı yok sayılan gençler, ötekileştirici, cinsiyetçi söylemlerin yanı sıra gözaltı, tutuklama ve sansürü en uç noktadan yaşadı. Bugün 70 bin öğrenci cezaevlerinde olurken, dışarıda kalanlar ise işsizlik ile karşı karşıya.
Muğla ve İzmir’de yaşamlarını sürdüren gençler, aydınlık bir gelecek için Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) önemine dikkat çekti. Gençler, 24 Haziran’da HDP’ye verilecek her bir oyla geleceği değiştirebileceklerini dile getirdi.
‘BİR OYLA HERŞEY DEĞİŞİR’
İlk defa sandık başına gideceğini belirten Evin Özer (18), HDP’nin tüm halkları aynı çatı altında birleştirdiğini söyledi. HDP’nin mücadelesinin insanlık mücadelesi olduğuna vurgu yapan Özer, “24 Haziran’da bizim bir oyumuzla ne olacak demeden, sandık başına gidilmeli. Bir oyla her şey değişir” dedi. AKP iktidarı ile büyüdüğünü ve hukuksuzluk, ölüm ve haksızlık dışında bir şey görmediğini anlatan Özer, AKP’nin Türkiye halklarına saygısı olmayan bir iktidar olduğunu ifade etti. AKP’nin gençlere karanlık dışında vaadi olmadığını sözlerine ekleyen Özer, “Biz bu mücadeleye genç başladık, genç bitireceğiz” diye konuştu. Türkiye’de adaletin sağlanması için tek yolun HDP’nin Meclis’te olması ile mümkün olduğunu belirten Deniz Acar da, bir oyla değiştirmek için mücadele ettiklerini vurguladı.
‘ZULÜM SİSTEMİ İLE MÜCADELE EDİYORUZ’
Zulüm sistemi ile mücadele ettiklerini söyleyen Çetin Arar da, “7 Haziran’da yarım bıraktığımız işi 24 Haziran’da tamamlayacağız. HDP Diktatör rejime karşı dik durabilen tek partidir” dedi. Halkları bir arada tutan tek partinin HDP olduğuna dikkat çeken Hüseyin Bulut da, şunları dile getirdi: “Halklar ile beraber mücadele eden işçilerin, emekçilerin, kadınların, sağlık sorunlarını ve ekonomik sorunları daha iyi dile getirdiği için HDP diyorum. Diğer etnik kimlikleri dile getirdiği için HDP. Ekoloji mücadelesi ve gençliğin yanında olduğu için HDP diyoruz. Öğrencilere sahip çıktığı için HDP demeye devam edeceğiz. Tek alternatif parti HDP.”
‘ÜNİVERSİTELERDEKİ ZİNDAN KAPISINI YIKMAK İÇİN’
Ege Üniversitesi öğrencisi Murat Ermutlu, HDP’nin seçim bildirgesinden yola çıkarak, öğrencilerin sorunlarını bu denli ele alan başka bir bildirinin olmadığını belirtti. HDP’nin seçim bildirisinde anadilde eğitime özel vurgu yapılmamasını eleştiren Ermutlu, anadilde eğitim almak istediklerini söyledi. Yine üniversitelerde özgürce bilim yapmak istediklerini ifade eden Ermutlu, 24 Haziran tercihinin üniversiteler için “ya aydınlık ya da karanlık” arasında olacağını hatırlattı. Ermutlu, “HDP’ye oy verdiğimiz takdirde üniversitedeki bu zindan yapısının yıkılacağına, insanların özgürce orada türküler söyleyip halaylar çekileceğine ve bilimsel araştırmalar yapabileceğine inancım var” diye konuştu.
‘BEN DEĞİL BİZ DİYENLER KAZANMALI’
Üniversitelerde eşit ve özgür bir eğitim için demokratik bir ortama ihtiyaç olduğunu hatırlatan İlknur Alagöz de, “Biz üniversite öğrencileri olarak zaman zaman HDP’nin elinden tutarız, zaman zaman HDP bizim elimizden tutar, böylece bir yerden başlayarak her şeyi demokratik, üniversiteleri daha özerk ve daha nitelikli bir üniversite yapabiliriz” diye belirtti. Öğrencilerden Emre Gökmen, üniversitelerde yaşanan yasaklanmaların ve tutuklanmaların önüne geçilmesinin üniversiteler açısından ciddi anlamda bir özgürlük alanı yaratılabileceğini söyledi. Gökmen, HDP’nin seçim bildirgesinin bile HDP’yi desteklemek için yeterli olduğunu vurguladı. AKP-MHP ittifakının “ben bilirim” yaklaşımı ile CHP’nin ittifak yaptığı partilerin kendilerine yükledikleri “kurtarıcı” rolüne karşı HDP’nin “birlikte yapacağız, birlikte değiştireceğiz, Senle değişir” anlayışına işaret eden Gökmen, “Ben değil, biz diyenler kazanmalı. Bu nedenle HDP ve Demirtaş’ın desteklenmesi gerektiğini söylüyorum” dedi.    (MA)