İstanbul Modern Sinema, sektördeki kadın hakları ve ayrımcılığın gündemde olduğu bir dönemde bir seçki sunuyor. Seçki, bu yıl öne çıkan kadın yönetmenlerin filmlerinden oluşuyor

İstanbul Modern Sinema “Bacağınızı Biraz Çeker Misiniz?” adlı seçkiyi izleyici ile buluşturuyor. Seçki bu yıl öne çıkan kadın yönetmenlerin filmlerinden oluşuyor. Oscar’a damgasını vuran “MeToo” hareketinden 71. Cannes Film Festivali’ndeki kadın eylemine uzanan, sinema endüstrisindeki kadın hakları ve ayrımcılığının gündem olduğu bir dönemde yapılan etkinlik ile kadın yönetmenlerin gözünden kadın mücadelesini aktarılacak.
Japonya’dan Fransa’ya, Afganistan’dan İran’a farklı karakterler, coğrafyalar ve dillere uzanan seçki, sinema sektöründeki ayrımcılığa dikkat çektiği kadar kadın dayanışmasını, kadınların el ele basamakları tırmanmasını, politik gündemde fark yaratmasını, bir yandan da birbirinden sıkı kadın filmlerini öne çıkartıyor. 21 Haziran – 1 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek olan programda Pelin Esmer’in dördüncü uzun metrajı İşe Yarar Bir Şey, Naomi Kawase’nin zarif ve ince yönetmenliğiyle Aşkın Gözü (Hikari), 2017’nin dikkat çekici filmlerinden Western ile yılın en çok konuşulan animasyonlarından Pervane (The Breadwinner) gibi filmlerin yanı sıra şunlar da yer alıyor:

Tahran’da genç kızın yaşamı

Seçkide yer alan Ava filmi Tahran’da, genç bir kızın yaşamının aile ve toplum baskısıyla adım adım dağılmasını güçlü ve özgün bir görsel dille anlatıyor. Yönetmenliğini Sadaf Foroughi’nin yaptığı filmde Vahid Aghapoor, Parnian Akhtari ve Sarah Alimardani gibi oyuncular yer alıyor. Yönetmen Adina Pintile’nin ilk uzun metrajlı filmi Dokunma Bana ise mahremiyet sorunları yaşayan bir kadının kendisinin ve karşısındakilerinin bedeniyle barışıp fiziksel özgürlüğüne ulaşabilmek için verdiği mücadeleyi, gerçek ile kurgu arasındaki ince çizgide mekik dokuyarak ele alıyor. Laura Benson, Tómas Lemarquis, Christian Bayerlein’nin yer aldığı film bu yılki Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı’ya layık görüldü.

Tüm ötekilerin sesi

Seçkide yer alan yönetmen Catherine Eaton’ın hem yönetmenliğiyle hem de başrol oyunculuğuyla cesur bir kadın portresi çizdiği ilk uzun metrajlı filmi Gizemli Dil (The Sounding)’de de günümüz toplumundaki tüm ötekileştirilmişlerin seslerini duyurabilmeleri için bir çağrı niteliği taşıyor. İçimdeki Güneş ile seçkide yer alan Fransa’nın cesur ve tartışma yaratan auteur yönetmenlerinden Clarie Denis, alaycı bir dille kaleme alınmış senaryosu ile öne çıkan, zekice tasarlanmış, çarpıcı bir taşlama yapıyor. The Arbor ve Bencil Dev filmleriyle tanıdığımız Clio Barnard bu kez çarpıcı bir sosyal gerçekçi dramı taşıdığı Karanlık Nehir filmi ise İngiltere’de çiftlikten çiftliğe dolaşıp koyunları kırparak hayatını kazanan ve meslektaşları arasında saygı gören bir kadının cinsel tacize uğraması ve sonrasını konu alıyor

Uzak Evren’in yolcuları…

Yönetmen Dee Rees’in Savaştan Sonra (Mudbound) filmi cilt renkleri farklı olsa da savaşın travmatik etkilerini derinden yaşayan iki insanın yakınlaşmasını ele alıyor. Güçlü oyuncu kadrosuyla da öne çıkan filmin görüntü yönetmeni Rachel Morrison, En İyi Sinematografi dalında Oscar’a aday gösterilen ilk kadın görüntü yönetmeni olarak tarihe geçti.

Uzun yıllar fotoğrafçılık yaptıktan sonra yönetmenliğe adım atan Shevaun Mizrahi’nin ilk uzun metrajlı belgeseli Uzak Evren de programda yer alıyor. Mizrahi, İstanbul’da, zamanın durduğu bir huzurevinin sakinleriyle izleyenleri zamanda büyülü bir yolculuğa çıkarıyor.