İSTANBUL – TÜİK Mart 2017 dönemine ait işsizlik sayısını 3 milyon 210 bin kişi olarak açıklarken, DİSK-AR ise geniş tanımlı işsiz sayısının 6 milyon 18 bin olduğunu kaydetti.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 18 Haziran 2018’de açıkladığı Mart 2018 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırması’nı değerlendiren raporunu açıkladı. Raporda, Türkiye’de 6.1 milyon insanın işsiz olduğu vurgulandı. Rapora göre; gerçek işsizlik yüzde 17,7, gerçek işsiz sayısı 6 milyon 18 bin oldu. 2 milyon 584 bin genç boşta olduğu vurgulanan raporda, kentsel genç işsizliği yüzde 20, genç kadın işsizliği yüzde 27, kentsel genç kadın işsizliği yüzde 26,7, yükseköğrenim işsizliği yüzde 11 olduğunu belirtti.
İŞSİZ SAYISI 6 MİLYON
TÜİK tarafından açıklanan dar tanımlı (standart) işsizlik oranı yüzde 10,1, tarım dışı standart işsizlik ise yüzde 11,9 olarak hesaplandığının belirtildiği raporda, Haziran 2018 döneminde toplam işsiz sayısının ise 3 milyon 210 bin olarak açıklandığı ifade edildi. Ancak bu verilerin işsizliğin gerçek durumunu yansıtmaktan oldukça uzak olduğunun aktarıldığı raporda, “Gerçek işsizlik oranı yüzde 18’e yaklaşırken geniş tanımlı işsiz sayısı 6 milyonu aştı. Çalışmayan nüfusun 1 milyon 580 binini iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar oluşturdu. Bunun ise 1 milyon 59 bini kadınlardan oluşmaktadır. İş aramayıp çalışmaya hazır olan grubun büyük çoğunluğu kadınlardan oluşurken, 635 bin kişi ise iş bulma ümidini kaybetmiş durumdadır. Standart işsizlik hesaplaması dışında alternatif ve gerçek bir işsizlik hesaplama yöntemi olarak tarif edilen geniş tanımlı işsiz sayısı 6 milyon civarında seyretmektedir. Geniş tanımlı işsiz sayısı DİSK-AR tarafından Haziran 2018 itibariyle 6 milyon 18 bin olarak hesaplanmıştır” denildi.
GENÇ KADIN İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 31
Dar tanımlı işsizlik oranının yüzde 10’un üzerinde seyredildiğinin belirtildiği raporda,  şu ifadeler yer aldı: “Haziran 2018 TÜİK verilerine göre kadın işsizliği yüzde 12,9 olarak açıklanırken, kentsel kadın işsizliği ve genç kadın işsizliği yüksek oranda seyretmektedir. Genç kadın işsizliği yüzde 22,7, kentsel kadın işsizliği ise yüzde 26,2 olarak açıklanmıştır. TÜİK verilerine göre; eğitim ve öğrenim sistemi dışında kalan ve çalışmayanları ifade eden 15-24 yaş arası ne eğitimde ne istihdamda gençlerin sayısı 2 milyon 584 bindir. NEET, istihdam içinde yer almayan, bir eğitim veya öğretim programına devam etmeyen gençleri ifade etmektedir. Bu kategoriyi ‘boşta gezenler’ olarak ifade etmek mümkündür. İstihdamın ve eğitimin dışında kalan genç oranının yüksekliği gençlerin toplumsal yaşamın dışına itilmişliklerinin de bir göstergesi olarak ele alınabilir. 15-24 yaş grubunda ne eğitimde ne istihdam olanların (boşta gezenlerin) oranı yüzde 21,8’dir. Genç boşta gezenlerin (NEET) sayısı erkeklerde 777 bin iken kadınlarda 1 milyon 807 bine ulaşmaktadır. NEET oranları özellikle kadınlarda daha yüksek oranda seyretmektedir. Genç kadınlar arasında boşta gezenlerin oranı yüzde 31,1’e yükselmektedir.”
ÖNERİLER
İşsizliğin azaltılması ve istihdamda kalıcı ve güvenceli artış sağlanması için DİSK-AR raporunda şu önerilerde bulundu:
“* İş başında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.
* ‘Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması’ ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
* Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.
* İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.
* Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.
* Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun “insana yaraşır iş” yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.
* Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
* Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimî işçi statüsüne geçirilmelidir.
* İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmelidir.
* Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.”