Seçim sonuçlarının kesinleşmesinden sonra gözler ekonomiye çevrildi. Enflasyon ve faiz konularını 24 Haziran sonrasına bırakan hükümet, seçim için zamları erteledi, üstüne bir de büyük ikramiyeler, vb. dağıttı. Bu açığın nereden kapatılacağı ise bilinmiyor

OHAL koşullarında yürütülen eşitsiz bir kampanya sonrasında Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi, uluslararası para piyasalarında genel olarak olumlu değerlendirilirken, endişeler de dile getiriliyor. Özellikle hükümetin 24 Haziran öncesinde açıkladığı cömert paketlerin yükünün, borç kıskacındaki ekonomiye nasıl yansıyacağı bu tartışmanın en önemli noktalarından biri.

Borç havuzu büyük

Toplam 453 milyar dolar dış borcu olan Türkiye ekonomisi, önümüzdeki günlerde bu büyük kırılganlığı aşmaya çalışırken, bir de hükümetin seçim rüşveti olarak kullandığı harcamaların yüküyle uğraşacak. 24 Haziran seçimlerine sayılı günler kala büyük bir borç yapılandırma paketi açıklayan hükümet, buna ek olarak emeklilere de iki bayram öncesi ikramiye verme kararı aldı. Bir yandan da 65 yaş aylıkları yüzde 100 artırıldı. Böylece, 2018 yılı için tahmin edilen bütçe açığı olan 66 milyar TL’nin üzerine 24 milyar TL’yi aşan başka bir yük daha bindi. Aynı şekilde hükümet, seçim öncesinde, 19 firmaya 135 milyar lira teşvik paketinin yanı sıra KOBİ’lere ve büyük işletmelere yeniden 34 milyar liralık kredi desteği sağladı. Askeri personele ilave ücret artışı verdi, seçimlerden sonra ise polis, imam ve öğretmenlere ilave ücret artışı vaat etti. Üstüne bir de konut kredilerini düşüren ve aradaki farkı karşılayan hükümet, bu açığın imar affı, vergi yapılandırması ve trafik cezası yapılandırması gibi kalemlerden gelecek olan paralarla kapanacağını düşünse de bu kalemlerin yavaş işlediği biliniyor.

Yük ağır olacak

Daha bir ay önce DW Türkçe’ye konuşan bir hazine yetkilisi, “Verilen her kuruş ya borçla ya vergi artışı ile finanse edilecek” diyor ve, “Yılbaşından bu yana şirketlerin borcu 50 milyar dolar arttı. Bunlar borçlarını ödeyemezse sıkıntı çekecek. Bugün aileler ve şirketler borçlu durumda. Bu borcu sadece özel sektör ödeyemez. Bu borç tüketiciler, devlet, bankalar ve belki de bir kısım patronlar tarafından paylaşılacak” diye konuşuyordu.

Her şey ertelendi

Seçim süreci başladığı andan itibaren Erdoğan ve bakanları enflasyon başta olmak üzere bütün sorunları “seçim sonrasına” ertelediler. Örneğin Gümrük Bakanı Tüfenkci, “Seçimden sonra en çok odaklanacağımız konular enflasyon ve faiz olacak. Yeni sisteme hazır bir vaziyette işimize bakıyoruz” dedi. Bu arada, benzin başta olmak üzere birçok maddeye yapılacak zamlar hükümet zoruyla durduruldu ve aradaki açık hazineden karşılandı. Daha mayıs ayında benzine 27, motorine de 32 kuruşluk zam yapıldı. Ancak hükümetin kararı pompaya yansımadı. Şimdi, ekonomistler ve yurttaşlar, bütün bu ertelemelerin katlanmış sorunlar halinde yansımasından korkuyor. Bu kadar açığın yurttaşın sırtına binilmesi en ciddi kaygı.   (yeniyasamgazetesi)