Merhaba! Kendinizi tanıtırmısınız?

_Merhaba!  Adım Mesut. 23 yildir Avusturya nin baskenti Viyana da yaşamaktayim. Evli ve 4 çocuk sahibiyim.Bir kamyon fabrikasında işçi olarak çalışmaktayım. Aynı zamanda iki dönemdir işçi temsilcisi olarak görev yapmaktayım.

-Avusturya da sendikalar diger ülkelerden farklı bir yapi arz ediyor. Bunu biraz acarmısın?

-Avusturya daki sendikal yapi Almanyadaki sendikal yapiya benzer. Avusturya kanunlarina göre sendikalar dernek statüsündedir. Üyelik istege baglıdır. Yani işçi odaları gibi iş hayatındaki herkes otamatik olarak üye yapılmaz. Sendika yapısal olarak piramidi andırır. En tepede Avusturya sendikalar birligi(ÖGB) bulunur. Üyelikler buraya degil bu catinin hemen altinda bulunan meslek-brans sendikalarina yapilir. Bu yüzılın başından beri geriye çekilen sınıf mücadelesinin etkisiyle bir çok meslek sendikası bir cati altında birlesmek zorunda kaldı. Örnek olarak benim baglı bulundugum sendika eskiden metal işcileri sendikasi olarak anılırdı, şimdi ise üretim işcileri sendikasi (PROGE).Sendikamız başta metal sektörü olamak üzere ,kimya, tekstil elektrik-elektronik,enerji, gıda, otomobil sektöründe temsiliyet ve toplu sözleme yetkisine sahipdir. Burada dikkatinizi cekmek istedigim nokta toplu sözlesmeler her ne kadar sektör bazında yapılsa da tek bir meslek grubu için yapılmaz. O meslek grubunun içinde bulunan alt meslek gruplari icin de ayrı ayrı toplu sözlesmeler yapilir. Bu yüzden aynı meslek grubunda olunsa bile herkes aynı haklara sahip degildir.Avusturya eyalet sistemine sahip oldugu için meslek sendikalari da aynı sisteme göre örgütlenirler.Mesleki sendika merkezi örgütlenmesini(Bundesebene), eyalet merkezi (Landesebene)ve yerel (bezirk)örgütlenmeler olarak takip eder. Sendikal örgütlenmeler genelde isyeri bazlidir. Ama bagımsız olarak da üye olunabilinir. Iş yerlerinde beş isçiden itibaren işci temsilciligi(Betriebsrat) kurulur.Hizmetli ve memurlar(angelstelte)bazi yerlerde ayri, bazı yerlerde işçilerle birlikte örgütlenebilir. Işçi temsilcisaı, işçi sayısına göre artar. Işçi temsilciligi isyerlerinde kanun ve toplu sözlesmelerin uygulanmalarını saglamakla yükümlü oldugu kadar, yetkili oldugu isyerinde toplu sözlesme hükümlerinden asagı olmamak kaydıyla, iş yeri anlasmaları (Betriebsvereinbarung)yapabilme hakkına sahiptir.Işci temsilcileri, isyerinde yapılan secimle secilirler. Seçilmis temsilciler isterlerse kendilerini bir sendikal fraksiyon olarak ilan edebilirler. Yeterli sayıya ulaştıklarında her sendikal kademede temsiliyet hakkına sahip olurlar. Su an itibariyla en güclü fraksiyon sosyal demokratlarin (fsg)grubudur. Bunu hristiyan işciler birligi(fcg- öaab), bagvmsız işciler (ug), özgürlükcü işciler (fa) ve digerleri izliyor.

-Is yerinde isci temsilciligi yapiyorsun. Ne gibi faaliyet ve görev yapiyorsun.?

Isçi temsilciligi faaliyetleri ve yetkileri anayasal güvencelerle ve is yasalarıyla belirtilmistir. Yetki ve görev durumu vardır. Işçi temsilcileri işten atılma veya şikarilmalara karsı özel hukumlerle (besondere kündigungschutz) korunur. Bu sınıf sendikaciligi faaliyetlerinde bulunmak isteyenlere büyük bir avantaj saglamaktadır. Yani patronlar kafası estiginde isci temsilcilerinin işine son veremiyor. Ancak iş mahkemesinin izni oldugunda iş  hakı sona eriyor.Ben 12 yildir burada calişiyorum. Ben işe basladigimda isci temsilciliginde hic göcmen kökenli işci yoktu. Buna karsın neredeyse 5 de 2 oranında yabancı kökenli isçi çalisiyordu. Isci temsilciligi sosyal demokratlardan olusuyordu.Her ne kadar sendikal tecrübem olmasa da cesaretim ve dünyaya bakisim nedeniyle secimlere katilma geregi duydum. Bunu is arkadaslarıma actım. Önce kimse yeni listeyle secime girmeye sıcak bakmadı. En sonunda muhafazakar görüslü genc bir iş arkadası ikna ederek aday olduk. Ilk secimde bir temsilicilik kazandık. Ikinci secimde iki temsilcilikle birinci muhalefet durumundayız. çogunluk sosyal demokratlarda. Ve ırkcı partininde bir temsilcisi var.Isyerinde iscilerin haklarini korumaya, haksızlıklara karşı durmaya calisiyorum. Işçilerin sosyal ve kültürel yasamlarini etkileyecek faaliyetler düzenliyorum. Biri Cekya ya digeri Bosnaya olmak üzere gezi düzenledim. Işcilerin işyerindeki sorunlariyla ilgilendigim gibi kisisel sorunlariyla da ilgileniyorum.Her ne kadar teoride tüm işçileri temsil etsemde, pratikde yabanci kökenli işcilerle daha çok ilgilenmek durumunda kaliyorum. Bunun bir nedeni de çok iyi almanca bilmemem ve fsg lilerin bana karşı ayrımcılga kadar varan bir tutumla yaklasmaları. Ilk temsilcilik dönemimde toplu çıkıslar gündeme geldiginde bunlara karşı durmak icin diger mücadele bicimlerinin yaninda kamuoyunun dikkatini çekmek için açlik grevi yaptım.Bu durum hem ses getirdı, hemde çıkısların bir kısmı durduruldu. Bundan dolayi işçiler beni mücadeleci ve kararlı bir işçi hakları savunucusu görmekteler. Bu da bana güc ve cesaret vermekte…

Image result for Avusturya'da Hükümet Karşıtı Gösteri

-Avusturya da sendikal mücadele ve işçi sınıfının durumu hakında ne düsünüyorsun?

Bu soruyu bir kac asamada cevaplayabilirim. Birincisi sendikalarin durumu ve sınıf üzerindeki etkisi. Avusturya da Sendikalar her ne kadar bu yüzyılın basından beri üye kaybetselerde, diger avrupa ülkeleriyle kıyaslandıgında örgütlenme oranları fena sayılmaz. Sendikalar prensip geregi üye aidatlarıyla (brüt maasin % 1 ne kadar)yasadıgı icin sendikalardaki örgütlü işci sayısı sendikanın gücünü temsil eder.Ikinci asama ise fraksiyonlarin gücü ve bunlarin bagli veya iliskide olduklari siyasi yapinin iktidar- muhalefet olma durumu.Bir diger deyimle ülkedeki siyasi yapiya parelel olarak sendikalar mücadelenin dozunu ve boyutunu belirliyorlar. Ama uzunca bir zamandır sendikal mücadele de faaliyetin yönünü belirleyen Fsg dır. Işyeri kayıplarına veya işten çikartmalara karsı durumlarda verilen mücadeleyi saymazsak, sendikal faaliyetler toplu sözlesme(bir yil için gecerlidir) görüsmeleriyle biraz hareketlenir gibi olur ardindan herkes isine…Bugüne kadar siniflar arasi işbirligi (sozialpartnerschaft) temelinde hareket eden isveren sendikalari ve isçi sendikalari arasinda süregelen karsılıklı al gülüm ver gülüm durumu asırı sag ve sag partilerin olusturdugu koalisyon hükümetinin emekçi karşiti saldirilari nedeniyle eskisi gibi sürdürülebilir degil artik.Yeni hükümetin is basina gelmesi başlatilan saldirilar sadece işci haklariyla sinirli kalmadi. Sosyal ve diger alanlarlada görüldü. Bu durum ister istemez , tabanın da baskısıyla sendikaları biraz daha öne çekmaya itti. Bir çok eyalette işci temsilcileri konferanslari düzenlendi. Burada alınan kararlar dogrultusunda isyerlerinde is bırakılarak bilgilendirme toplantiları yapıldı. Hatta ulaştırma sektöründeki toplantı, hem grev etkisi yaptı hemde kamuoyunda bu toplantıları görünür kıldı.

-Burada herhalde 12 saatlik iş günü yasasını konusmak gerekecek…

Evet belirli bir süredır işçi ve emekçilerin gündemine 12 saatlik iş günü diye giren (AZG)calısma zamanları kanunun daki degisiklerden bahsetmek gerek. Bu konu tüm açıklıgıyla bilinmiyor. Ilk açıklandıgında hali hazırda günde en fazla 10, haftada 50 saat olan çalısma süreleri 8 saatlık is günü prensibini degistirmeden, günlük çalısma üst sınırını 12 saate,haftayıda 60 saate cıkarmaya olanak saglıyor. Isveren tarafı ve hukumet bu üst sınırın istege baglı olacagını, işçinin isterse bunukabul etmeyecegini ve bu durumun işten çıkarılmaya gerekce olmayacagı belirtmekteler.Ve hatta esnek calısma sayesinde işcilerin haftada 4 gün bile çalisacagini belirtmekteler. Kanun degiştirilmeden önce de bu esneme sayesinde haftada 4 gün calisilma durumu vardi ama bu durum istisnalar disinda uygulanmadı. Bundan sonra da uygulanmayacak. Cünkü işcilerin ihtiyacına göre degil patronların şirketlerin ihtiyacına göre bu esneklik hayata geçiriliyor. Artı isciler artık 9 ve 10 uncu saatler normal is gününden sayılacagı icin bu saatleri kisisel veya ailevi durumlarını gerekçe gösterek reddedemeyecekler. 11 ve 12 inci saatleri kabul etmeyebilecekleri söylensede degişen yasada calismanin reddi durumunda işten atilmalara karsi somut koruyucu önlemler getirilmiyor. Meselenin insan sagligi, aile bütünlügü yani oldugu kadar parasal durumlarıda var. Fazla calısmalar otomatik olarak mesai olarak degerlendirilip ödenmeyecek. Bugüne kadar 24 arti-eksi prensibiyle (ayda calisilabilenen gün sayisi)yapilan faturalandirmalar, bundan sonra daha uzun faturalandirma süresiyle, mesai olmakdan çikarılıp normal saat gibi ödenecek. Örneklersek Simdiki durumda ayda 20 saat mesai yapmissan bu mesainin ek ödemeye tabi kısmı (zuschlag)hemen ödeniyordu. Kalan kısım ya ödeniyor yada fazla tatil günü (zeitausgleichen) veriliyordu. Simdi eger ikinci ayda az çalısmısan bunlar birbirine denklestirilecek ve denklesen kısım mesai olarak ödenmeyecek. Yani patronlar muhasebe oyunlarıyla isçilerin paralarını kasada tutabilecek, buralardan tasarruf da yapabilecek.Image result for Avusturya'da Hükümet Karşıtı Gösteri

Bu yasa ya karsı hem kamuoyunda hemde isçiler arasında büyük bir tepki oluştugu söylenebilir. 30 haziranda yaklasik 120.000 kisinin meydanlara çıkması bunun somut bir dısa vurumudur. Avusturya emekçi hareketi en son 2003 deki emeklilik yasasını degistiren kanuna karsı tepkisini bu kadar kitlesel dile getirmisti..Hükümet bir şekilde konunun tatil döneminde unutulacagını, gündemden düsecegini umarak kanunu yasalastırdı. Önceleri 2019 basında yürürlüge girmesi planlanan bu yasa degişikligi acele bir sekilde 1 eylülde yürürlüge girecek.

-Peki bu durumda ne olacak? Sendikalarin tutumu ne olacak?

Sendikalar kanunun gelecek sene yürürlüge gireceginden hareketle grev ve direnis durumunu tatil sonrasına bırakmıstı. Gerek en son yapılan ÖGB genel kurulunda gerekse düzenlenen isci temsilcileri konferanslarinda ve is yeri çalisanlar toplantilarinda tepkiler sert bir şekilde dile getirilmişti. Bu durumda sendikalarin mücadeleden kaçma lüksü yok. Bir cok düzenleme ve yeniliklerden dolayi biriken tepkiler gerek sendikalari gerekse muhalefeti sokaga ve direnise zorluyor. Hükümetin hastalik sigorta kasalari, kaza sigorta kurumu(Auva), issizlikte gerekli yoksulluk yardimi(notstandhilfe), uzun süreli issiz kalan yaslılar(lange arbeitlosen) ve daha bir çok konuda bütce azaltmasına gitmesi veya yeni düzenlemeler getirmesi bir çok insanı dogrudan etkilemektedir.

Muhalefette bulunan Spö, yönetiminde bulundugu sendikalar araciligiyla toplu is sözlesmelerininde baslangıc ayı olan eylülde hareketlenecegini düsünüyorum. Gösteri ve direnisler hem yapılan düzenlemelere karşi hemde yenileri hazirlanan düzenlemeleri engellemek için hayata geçirilmek zorunda. Bu görev sendikalarin oldugu kadar muhalefetteki spö nün ,yesillerin ve diger sosyalist güclerinde gündeminde olmak zorunda ve olacaktır.

-Bütün bunlar olurken göcmenler nerede ve sorunlara nasil bakiyorlar.?

Biliyorsunuz göcmen işciler, çalisanlar arasinda en zayif halkayi olusturmaktadir.Sendikal kurumlarda varliklari hem temsiliyet hemde üyelik acisindan yok denecek kadar azdir. Buna birde ülkelerinden getirdikleri sosyo- kültürel yapı ile avrupada yükselen ırkcı politikalarin getirdigi ayrımcılık da eklenince, ice kapanmis bir görüntü sergilemektedirler. Avusturya özelinde Erdogan karşıtı tutum ve tavırlar türkiye kökenli isçileri daha çok türkiye yanlısı bir tutum almaya yöneltmisdir. Bu kesimlere yönelik özel bir calısma yürütülmezse kolay kolay kendi kücük dünyalarından ayrılmaya niyetli görükmüyorlar. Bir cogu uysal ve itaatkar görükerek işini asını koruyacagını düsünmektedır. Ayrica eski dogu bloku, yeni avrupa birligi üyesi ülkelerden gelenlerin geride bıraktıkları ülkelerinde ki ekonomik durumlar, onların burada hak ve özgürlükler konusunda taraf olmadan yasamlarını sürdürmeye çalismaları getirmektedir. Bu durum geleneksel göcmen kesimi rakip görmelerini gündeme getirmekte ve bu durum hem tüm çalisanların hemde tüm yabancıların hanesine olumsuzluk olarak yazılmaktadır.

-Realite haber olarak bizi aydınlattıgınız icin tesekkür ederiz.

önemli :not

RSI üyesi işçi atletlerin 1925 Frankfurt ve 1931 Viyana İşçi Olimpiyatlarında mücadele etmesi yasaklanmıştı,Image result for avusturya isci sinif tarihi