İnsanlar on binlerce yıl boyunca avcı ve toplayıcı toplulukları olarak yaşadı. Yani doğada hazır olan kaynaklardan faydalanarak hayatını sürdürdü. Giderek artan insan yeteneklerine paralel olarak toplulukların büyümesiyle birlikte tarım toplumuna geçiş yaşandı. Yaklaşık 12 bin yıldan bu yana insanlar sadece hayvanları evcilleştirmedi. Bitkiler, sebzeler ve meyveler de evcilleştirildi.

Peki sebze ve meyvelerin evcilleştirilmesi ne demek?
Bugün manavlardan, market reyonlarından aldığımız sebze ve meyvelerin pek azı doğada insanın tüketebileceği durumda. İnsanlar binlerce yıldan bu yana seçici yetiştiricilik ve aşılama sayesinde birçok meyve ve sebzeyi çok daha lezzetli ve insan tüketimine uygun hale getirdi.
İşte onlardan bazıları:

Havuç:
Havuç insanların evcilleştirdiği en eski bitkilerden biri. Yaban havucunun kökeninin günümüzde İran ile Afganistan arasındaki bölge olduğu düşünülüyor.
Yaban havucu bir kök bitkisi. Doğadaki hali ince ve az etli, acı bir kök dizini şeklinde. 10 bin yıl önce ilk tarımı başlayan havuç binlerce yıl içinde daha tatlı, daha düzgün yapılı, kök dallarından artınmış bir hale geldi. İlk kez Orta Asya’da tarımının yapıldığı düşünülen havuç MÖ 3000’li yıllarda İsviçre ve güney Almanya’ya geldi.

Havuç tarih boyunca birçok renkte görüldü. Ama günümüzde en yaygın olan turuncu havuç 17’inci yüzyılda Hollandalı üreticiler tarafından yetiştirildi. Kimi kaynaklar bu çabanın Hollanda’nın bayrak rengini sebze ve meyvelere geçirmeye çalışan çiftçilerin bilinçli bir çabası olarak ifade ediyor.

Şeftali:
Şeftalinin bilinçli üretiminin ilk kez Çin’in Yangtze vadisinde bundan 8 bin yıl önce gerçekleştiği düşünülüyor. Doğada bulunan ve çekirdeği çok sert ve büyük, eti ise az olan meyveyi evcilleştirmeye başlayan Çinli tarımcılar, yıllar içerisinde çok yumuşak ve tatlı meyveler elde etmeyi başardı.

Olumsuz hava koşullarına dayanıklı bir meyve ağacı olması nedeniyle şeftali o dönemler çok popüler bir meyve oldu.

Şeftalinin Mezopotamya’ya getirilişi MÖ 300lü yıllara rastlıyor. Bir rivayete göre Avrupa’ya da ilk kez Büyük İskender tarafından getirilmiş ve kısa sürede şeftali üretimi Roma’da yaygınlaşmış. Öyle ki MÖ 79’da Pompei’nin Vezüv yanardağının patlaması sonucu yok olmasının resmedildiği tablolarda şeftali ağaçlarını görülür.

Şeftali İngiltere ve Fransa’ya 17’inci yüzyılda egzotik bir meyve olarak ulaştı ve oldukça pahalı bir meyveydi. ABD’de ise ilk üretimine 19’uncu yüzyılda başlandı.
Günümüzde üreticiler aşılama vb teknikler sayesinde sarı, yassı, daha sıkı dokulu renk ve yapıda şeftaliler elde ediyor.

Patlıcan:

Patlıcan neolitik zamanlardan bu yana Güney Asya’daki tarım toplumları tarafından yetiştirilen bir meyve. Patlıcana ilişkin ilk yazılı belge MS 544 yılında kaleme alınan bir Çin tarım kitabında bulunuyor. 10’uncu yüzyıl civarında Mezopotamya’ya gelmesinden sonra yaygın üretimi başlayan patlıcan Akdeniz mutfağında 12’inci yüzyılda kendine yer edindi.

İlk geldiği dönemlerde patlıcan zehirli bir bitki olarak düşünüldü. İtalya’da çok fazla patlıcan tüketilmesinin delirmeye yol açtığı sanılırdı. 19’uncu yüzyıl Mısır’ında ise patlıcan yiyen insanların daha şiddete eğilimli olduğu düşünülüyordu.
Doğadaki hali küçük yumrular şeklinde olan patlıcan günümüzde çok daha etli ve küçük çekirdekli.

Muz:
Muzun da ilk kez Güneydoğu Asya ve Papua Yeni Gine’deki insan toplulukları tarafından MÖ 5 binli yıllarda üretildiği düşünülüyor. Doğada çok çekirdekli ve sert kabuklu olan bu meyve tarımsal çaba sonucunda artık yumuşak, tatlı ve küçük çekirdekli hale getirildi.

Muzun Güneydoğu Asya’dan MÖ 400’lü yıllarda önce Madagaskar’a getirildiği daha sonra da Afrika ve Ortadoğu’ya dağıldığı düşünülüyor. Filistin’e ilk muz 650’li yıllarda Afrika’ya ilişkili İslam orduları tarafından getirildi. Daha sonra da dünyaya yayıldı.

Karpuz:
Karpuzun ise anavatanı Kuzey Afrika. Mısır’da ilk kez sofralarda yer almaya başlayan karpuzun çekirdeklerinin kalıntıları Tutankamon’un mezarında dahi bulundu.
Birçok meyvenin aksine karpuz batıdan doğuya bir seyir izledi. Güneydoğu Asya ve Hindistan’a 10’uncu yüzyılda getirilen karpuz burada en popüler meyvelerden biri oldu.

Günümüzde de Çin dünyanın en büyük karpuz üreticisi konumunda.
Karpuzun günümüzdeki şeklini alması ise 18 ve 19’uncu yüzyılda gerçekleşti. İlk çekirdeksiz karpuzlar da 1939 yılında Japon bilim insanları tarafından geliştirildi. Bugün piyasadaki karpuzların yüzde 85’i henüz 80 yıl önce geliştirilen bu karpuzlardan oluşuyor.

Lahana:

Lahananın Ortadoğu ve Nil vadisinde MÖ. 1000’li yıllarda yetiştirilmeye başlandığı düşünülüyor. Doğadaki hali oldukça bir otlu bir bitkinin köküne yakın noktasındaki yaprak yumrusu olan lahana seçici tarımla günümüzdeki haline geldi.
İlk dönemlerde Anadolu ve Yunanistan’da çok popüler olan lahana Roma’da lüks bir yemek olarak görülürdü. Avrupa’ya yayılan kabak ilk yuvarlak halini İngiltere’de 14’üncü yüzyılın ortalarında aldı. Üretiminin kolay olması Avrupa’da en yaygın üretilen sebzelerden biri olmasını sağladı.

Domates:

Domatesin ana vatanı Güney Amerika. Yabandaki türleri neredeyse böğürtlen kadar küçük olan domates MÖ 500’lü yıllardan itibaren evcilleştirilmeye başladı. Dünyaya ise Latin Amerika’nın İspanya tarafından işgaliyle başladı. İspanyol sömürgeciler domates tohumlarını İspanya ve İtalya’ya getirdi ve ilk büyük domates üretimi burada başladı. Günümüzdeki şekli de buradaki üretimi sırasında oluştu. Domates Ortadoğu’ya ise 19’uncu yüzyılın başında geldi.

(yeniozgurpolitika)