Tekstil işçilerinin sorunlarına değinen BATİS Başkanı Metin Burak, “İşçilerin borçlu olması, işçilerin bilinçli ve örgütlü olmasını ciddi bir şekilde engellemektedir” dedi.

İstanbul’un hemen hemen bütün ilçelerinde, merdiven altında binlerce tekstil atölyesi görmek mümkün. Türkiye genelinde Ocak ayından itibaren 1 milyon 40 bin 213 kayıt içi sigortalı tekstil işçisi var. Rakamlar gerçeği yansıtmadığı gibi bu rakamın sadece 382 bin 333 kişi herhangi bir sendikaya üye. Asgari ücretin altında ve normal çalışma saatlerinden daha fazla çalıştırılan tekstil işçilerinin sorunları göçmen işçilerin artışıyla daha da katlandı.

Sigortalı olup ve bir sendikaya üye olan tekstil işçisinin de sorunları bitmiyor. Kıdem tazminatının kaldırılmak istenilmesi, kiralık işçi ve esnek çalışmanın dayatılması, örgütlenmenin önündeki sendika barajı, kötü ve denetimsiz çalışma koşulları bu sorunlardan bazıları. Bağımsız Tekstil İşçileri Sendikası (BATİS) Başkanı Metin Burak ve tekstil emekçileri yaşadıklarına sorunlara ilişkin ANF’ye konuştu.

SINIF BİLİNCİ GELİŞMEMEKTEDİR

Türkiye’de genel olarak sendikal ve örgütlenme bilincinin azlığına değinen Burak, “Türkiye genelinde 2018 Ocak ayı itibarıyla sigortalı 13.844,196 işçinin, 1.714,397’si sendikalıdır. Türkiye’de sınıf bilincinin zayıf olması nedeniyle sendikal örgütlenme de çok zayıftır. Sendikaların %90’ı sendikal mücadeleyi sadece toplu iş sözleşmesi üzerinden yaptığı için Türkiye’de sınıf bilinci gelişmemektedir. İşçiler ise özellikle 2000’li yılların ortalarından itibaren borç batağında boğulmaktadır. İşçilerin borçlu olması, işçilerin bilinçli ve örgütlü olmasını ciddi bir şekilde engellemektedir” diye konuştu.

SORUN SENDİKAL HAKLARIN BİLİNMEMESİ

Sendikal eksiklik ve engellerin saymakla bitmeyeceğini kaydeden Burak devamla şöyle konuştu: “Sorun işçiler sendikalara nasıl baktığı ve gidip gidememesidir. İşçilerin sendikalara gitmesine en büyük engel nedir? Sendikalar işçi sayısı az olan iş yerlerini örgütlemek için bir projesi var mı? Sendikal örgütlenme düşmanı olan patronlar ve onların temsilcilerine karşı nasıl mücadele edilir.”

Burak, diğer tüm iş kollarında olduğu gibi temsil işçilerininde de en büyük sorunun bilinçli yaratılan işsizlik korkusu olduğunu dile getirdi. Emekçilerin aldıkları az maaş ile birlikte sürekli borçlandıklarını, zorlaşan emekliliğin ve yoğun çalışma saatlerinin de yaşadıkları sorunlar arasında bulunduğuna dikkat çeken Burak, bunlarla beraber mobbingin en yoğun yaşandığı iş kolunun tekstil sektörü olduğunu vurguladı.

ŞİDDETE VE MOBBİNGE UĞRUYORUZ

Merdiven altı diye tanımlanan bir atölyede çalışan tekstil işçisi İ.O. ise 11 yaşından beri tekstilde çalıştığını ve 20 yıldır çalışmasına rağmen sadece 3 yıllık SGK girişinin olduğunu aktardı. Çocuklunun tekstil atölyelerinde geçtiğini söyleyen İ.O. “İlk işe başladığım yıllarda hakaret ve şiddet görüyordum. Büyüdükçe de işten kovmakla tehdit ederlerdi. Bu korku yerleştiği için de ses çıkaramıyorum” dedi. Çalışma arkadaşı N.Y. de, “Şimdiki Türkiye Cumhurbaşkanı yıllar önce ‘ben bez parçasıyla uğraşamam’ demişti. Kötü koşullarda çalışıyoruz. Bunu dile getirmeye bile zamanımız yok” şeklinde konuştu.

Kayıtlı çalışan sayı ile herhangi bir sendikaya üye olan emekçilerinin 2018 Ocak ayı itibarı ile resmi rakamları şöyle:

Genel: Kayıt içi sigortalı çalışan sayısı 1.046,832, sendika üyesi 382,333.

Tekstil: Kayıt içi sigortalı çalışan sayısı 1.040,213, sendika üyesi 94,338.

Ticaret-Büro-Eğitim ve Güzel Sanatlar: Kayıt içi sigortalı çalışan sayısı 3.477,748, sendika üyesi 171,505.

İnşaat: Kayıt içi sigortalı çalışan sayısı 1.747,228, sendika üyesi 155,167.

Metal: Kayıt içi sigortalı çalışan sayısı 1.553,106, sendika üyesi 280,167.

Konaklama-Turizm: Kayıt içi sigortalı çalışan sayısı 861,471, sendika üyesi 34,214.

Taşımacılık: Kayıt içi sigortalı çalışan sayısı 777,741, sendika üyesi 75,658.

Gıda: Kayıt içi sigortalı çalışan sayısı 571,080, sendika üyesi 76,215.

Petrol Kimya: Kayıt içi sigortalı çalışan sayısı 482,142, sendika üyesi 52,649.

(ANF)