Mehveş Evin

Tabii, tabii. Ülke batırılsın, her müttefikle dalaşılsın, her an daha fakirleşelim… Ama ‘operasyon’ çekiliyor diye koşarak siyasilere destek olalım!

Kur dalgalanması fırtınaya dönerken, merkez medyanın Pazartesi manşetleri ikiye ayrılmıştı: 1- Mevduat telkini. 2- Meydan okuma.

Telkinden başlayalım… Anlaşılan CB Erdoğan’ın, pazar günü sanayicilere “Bankalara saldırarak döviz alma yoluna gitmeyin. B ve C planlarını devreye sokarız” çıkışı panik yarattı. Yoksa Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak niye “Mevduatlar TL’ye döndürülmeyecek, el konulmayacak” şeklinde açıklaması yapsın?

Albayrak’ın “Çok net söylüyorum” sözleriyle yaptığı telkin ne kadar güven verici, ne kadar inanılır, orası şüpheli. Zira esas olan, kayınbabanın ne dediği, neye karar verdiği.

Geçen hafta müsamere tadındaki “ekonomi” sunumuyla eleştirilerin hedefi olan Albayrak, “aksiyon planı devrede” gibi süslü cümleler de kurmuş. Plan, Merkez Bankası’nın yetersiz önlemlerinden ve “dolar algısı yapan sosyal medya hesapları” operasyonundan ibaret gözüküyor. Acaba kimin açıklamaları kuru dalgalandırıyor, sorusu havada.

Ekonomistlerse artık faiz artırımıyla dahi krizin aşılamayacak noktaya geldiğini söylemeye başladı… Erdoğan faiz artırımına bir süre daha direnmeyi sürdürecek gibi. TL’nin değer kaybını önlemek ve krize karşı gerçekçi önlemler almaktan daha “önemli” bir amacı var çünkü:

Meydan okumak.

KRİZİN NEDENİ “KÜSTAH TRUMP” MI?

ABD’ye “meydan okuma” adı altında sürdürülen bu oyunun ne kadar tehlikeli ve sürdürülemez olduğunu, işin uzmanları anlatmaya çalışıyor. Ne var ki onların sesi, ancak bir avuç kalan medyada duyuluyor. Halkımız TV seyrederek ne gerçekçi bir yorum, ne de bir eleştiri duyma şansına sahip. Hadi bunları geçtim, dolar kurunu bile öğrenemiyorlar ki!

Sözde muhalif yayınlarda dahi krizin nedeni olarak “küstah Trump” ve “Türkiye’yi çekemeyenler” senaryosu kullanılıyor. CHP ve İYİ Parti yöneticilerine bakıyorsunuz… Sahici ve etkin bir çözüm üretmek, bu noktada “ABD’nin dediğini yapmak” anlamına geleceği/getirileceği için en kolayını yapıyorlar: Milliyetçi reflekslere sarılıp Erdoğan’ın arkasında hizalanıyorlar.

Evet, Trump küstah. Evet, Albayrak’ın çocuksu ve içi boş sunumundan ziyade Trump’ın attığı tvit, o gün doların delice yükselişine neden oldu. Ancak krizin nedeni, ABD ile gerilen ilişkiler değil, yapısal ve birikmiş sorunlar. Krizi derinleştiren unsur Brunson pazarlığı, ama AKP başkanlığı neden yaptığı anlaşmaya sadık kalmadı diye sorgulayan pek az.

Yerine, en kolayı: “Bize operasyon çekiyolla”..

OPERASYONUN TİLLAHI

Sanayicisinden iş insanına, tam bir maskaralık hakim. TÜRSAB Başkanı da hemen piyasalardaki çalkantıyı “operasyon” olarak değerlendirip daha da ileri gitmiş: Böyle durumlarda siyasilerin yükünü millet alırmış!

Tabii, tabii. Ülke batırılsın, her müttefikle dalaşılsın, her an daha fakirleşelim… Ama “operasyon” çekiliyor diye koşarak siyasilere destek olalım!

Hesabı millete yıkanların, “aynı gemideyiz” diyenlerin, dolara karşılık “Allah’ımız var” diye coşanların önce şu sorulara cevap vermesini bekliyorum:

Bu lafları edenler, kaç milyon dolarlık servete sahip? Başkan ve ailesi, bakanları ve milletvekilleri en son ne zaman servetlerini açıkladı? Hangi siyasetçiler mal beyanında bulundu?

Malta’da, Man Adası’nda kurulan eş dost şirketleri kime ait?

Neden Cumhuriyet’teki “Sülale boyu off shore” haber linki kaldırıldı? Paradise belgelerinin araştırılması, neden AKP vekillerince engellendi? Neden tüneller, köprüler, havalimanları hatta nükleer santral sözleşmeleri dolara bağlandı?

Operasyon çekiliyormuş… Eğer ülkeye bir operasyon çekiliyorsa, kim, nasıl çekiyor acaba?

(artigercek)