Dış borca dayalı ekonomi politikasının bedelini yıllardır halk ödüyor. Şu an, kısa vadeli dış borç 120 milyar dolar ve bunun yüzde 80’i özel sektör borcu. Ama yük borcu yapanların değil, halkın üzerine yıkılıyor

Son dönemdeki kriz, iktidar tarafından ABD yaptırımları ve Rahip Brunson olayına bağlansa da, uzun yıllardır büyük dış borç yüküyle yürüyen ve aldığı borcu da betona gömen Türkiye ekonomisi, gitgide tıkanıyor. Peş peşe açıklanan borç rakamları, ekonominin kırılganlığını gösteriyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)verilerine göre, kısa vadeli, yani bu yıl ödenmesi gereken dış borç stoku Haziran sonunda 119,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Verilere göre, bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 0,6 oranında azalarak 66,8 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 4,2 oranında artarak 52,9 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Büyük çoğunluğu dolar

2018 Haziran sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun yüzde 51,2’si dolar, yüzde 31,4’ü Euro, yüzde 14,6’sı TL ve yüzde 2,8’i diğer döviz cinslerinden oluştu. Borçlu bazında değerlendirildiğinde ise, toplam stok içinde kamu sektörünün yüzde 18, Merkez Bankası’nın yüzde 0,3, özel sektörün ise yüzde 81,7 oranında paya sahip olduğu gözlendi.

Toplam borç büyüyor

Anadolu Ajansının açıkladığı rakamlara göre, Türkiye’nin 31 Mart 2018 itibarıyla brüt dış borcu, 466,7 milyar dolar, net dış borcu 303,2 milyar dolar olmuştu. Türkiye’nin iç ve dış toplam borçları aynı dönemde 4 trilyon 856 milyar lirayı aşmış durumdaydı. Mart 2018’de iç borçların milli gelire oranı yüzde 86.2, dış borçların oranı ise yüzde 63.3’tü olmuş. İkisi toplandığında ise borçların milli gelire oranının yüzde 150’ye yaklaşıyordu. Yani, 100 liralık gelir yaratmak için 150 lira borçlanılmıştı.

Sorun Brunson değil

2004 yılında yüzde 94’e yaklaşan bu oran, 2018’e doğru, rekorlara doğru koştu. Bu süreçte, hanehalkının borcu 6.6 milyar liradan 525 milyar liraya; şirketlerin borçları ise 88 milyar liradan 2 trilyon 513 milyar liraya çıktı. Böylece Türkiye, borç sarmalını büyüttükçe büyütmüş oldu. Bu durumda, AKP çevrelerinin “bu krizin ekonomik açıklaması yok” açıklaması bir kez daha boşa düştü.

Haydan gelip huya gidecek

Katar Emiri’nin dün Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaretin ardından açıkladığı 15 milyar dolarlık kaynağın üretime dönük yada istihdamı arttıracak bir yatırım olmadığı öne sürüldü. 15 milyarlık paketin finans sektörüne yönlendirileceği belirtiliyor. Reuters’ın haberinde Türk yetkililere dayandırılan bilgilere göre Katar’ın sözünü verdiği 15 milyar doların bankalara ve finans sektörüne yönlendirileceği belirtildi.”