3. Havalimanı’nda jandarma kapıları kırarak yüzlerce işçiyi gözaltına aldı. İşçiler karakollara işverenin araçlarıyla götürüldü. 40 binden fazla işçinin calıştığı 3. Havalimanı inşaatında, 30 bine yakın işçinin insanlık dışı çalışma koşullarını ve iş cinayetlerini protesto için başlattığı eylem ikinci gününe girdi.

Dün başlayan eylemlerin ardından jandarma ekipleri gece saat 03.00 sularında işçi koğuşlarına baskın düzenledi. Odaların kapıları kırılarak düzenlenen baskında elinde isim listesi olan jandarma ve polis, sendika temsilcilerinin de aralarından olduğu çok sayıda işçiyi gözaltına aldı. Şantiyeyi ziyaret ettikten sonra gözaltına alınan işçilerin götürüldüğü karakolların önüne giden HDP milletvekilleri, gözaltı sayısının ‘500 ile 600 arasında olduğunu’ söyledi.

3. Havalimanı inşaatında çalışan işçiler kötü çalışma koşulları sebebiyle dün eylem başlatmıştı. Eylem üzerine şantiyeye giren jandarma işçilere gazla müdahale etti. Eylemin müdahaleye rağmen devam etmesi üzerine şirket yetkilileri işçilere görüşme çağrısı yaptı. Yapılan görüşmede şirkete 15 maddelik talep listesi iletildi. Taleplerin insani olduğunu söyleyen ve karşılanacağını ifade eden şirket yönetimi bunun protokole çevrilmesine itiraz etti. İşçi temsilcilerinin ısrarı üzerine “Ne yaparsanız yapın” diyen şirket yetkilileri görüşmeden çekildi.

Bunun üzerine işçilerin tepkisi gece saatlerinde de sürdü. Polis ve jandarma tarafından eylem yapan işçilere düzenlenen operasyonda çok sayıda işçi ve İnşaat-İş yöneticisi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında İnşaat İşçileri Sendikası (İnşaat-İş) Basın Sözcüsü Uğur Karadaş ve Yönetim Kurulu üyesi Özkan Özkanlı, İnşaat-İş Genel Sekreteri Yunus Özgür ve Örgütlenme Sorumlusu Deniz Gider, Türkiye İşçi Partisi üyesi Yusuf Yılmaz’ın da bulunduğu belirtiliyor.

Gözaltılara ilişkin önce şantiye alanından daha sonra da gözaltına alınan işçilerin götürüldüğü Arnavütköy Jandarma Karakolu’ndan bilgi veren gazeteci Dilek Dindar gözaltıların jandarma tarafından tek tek kimlik kontrolü yapılarak gerçekleştirildiğini ve işçilerin işverenlerinin servis araçları ile Eyüp, Arnavutköy ve Hasdal Jandarma Komutanlıklarına götürüldüklerini belirtti.

“PATRON EMİR VERDİ DEVLET GÖZALTINA ALDI”

Görüşme imkanı buldukları işçilerden aldığı bilgileri aktaran Dindar, ‘işçilerin jandarma komutanlığının patrondan nasıl emir alabildiklerini anlamakta zorlandıklarını’ anlattı. İşçilerin yaşananları “Patron emir verdi, devlet gözaltına aldı” şeklinde ifade ettiğini belirten Dindar, işçilerin, ‘bıçak kemiğe dayandı’ feryadı ile örgütsüz olarak başlattıkları eylemi, götürebilecekleri en son noktaya kadar devam ettirmeye kararlı olduklarını söyledi.

“TALEPLER EN TEMEL İNSANİ GEREKLİKLER”

Bundan sonraki süreci işçilerin kararlığının belirleyeceğine dikkat çeken Dindar, “En temel yaşam ve çalışma koşullarında iyileştirme istiyorlar. İşçilerin bu talepleri karşılanamayacak talepler değil. Talepler çok insani, şartların düzeltilmemesi durumu işin devamlılığı ve eşyanın tabiatına aykırı. Olay 2 gün önce meydana gelen son iş kazası ile patlak veriyor. Gelen bilgiler kazada 27 işçinin yaralandığı ve en az 10 işçinin hayatını kaybettiği şeklinde. Sayı daha da fazla olabilir” diye konuştu.

“İŞ KAZALARI ÖRTBAS EDİLİYOR”

Meydana gelen tüm iş kazalarının örtbas edildiğini belirten Dindar şöyle konuştu: İşçiler servis kazasında ölenlerin trafik kazasında ölmüş şeklinde yansıtıldığını, kan parası ve farklı yollar ile cinayetlerin örtbas edildiğini belirtiyor. İşçilerin büyük kısmının yurtdışından ya da Anadolu’nun farklı şehirlerinden gelenlerden oluşması nedeniyle sahipsiz olduklarını, bu nedenle de işveren tarafından suistimal edildiklerinden yakınıyorlar. İş koşulları ve denetim hiç olmadığı kadar yetersiz. Kullanılan malzemeler yetersiz ve dayanıksız, üstelik yönetici ve işçilerin kullandıkları güvenlik malzemelerinin kalitesi de birbirinden farklı.

“3 HAVALİMANI BU ŞARTLARDA 2-3 YILDA ZOR BİTER”

3. Havalimanı’nın ’emir büyük yerden’ geldiği için 29 Ekim’deki açılışa yetiştirilmeye çalışıldığına dikkat çeken Dindar, “Göstermelik bir açılış. Emir büyük yerden geldiği için yapılacak ancak bu şartlarda işin bitmesi bir kaç yılı bulacak. Eğer önlem alınmazsa yüzlerce işçi hayatını kaybedecek” dedi.

HDP’Lİ ERKAN BAŞ: 12 EYLÜL CEZAEVİ KOŞULLARINDAN DAHA KÖTÜ

Öte yandan HDP Milletvekilleri Serpil Kemalbay, Züleyha Gülüm, Zeynel Özen, Ali Kenanoğlu, Erkan Baş ve Eş Genel Başkan Yardımcısı Günay Kubilay da jandarma barikatı önünde bekliyor. Arnavutköy Jandarma Karakolu önünde bekleyen HDP Milletvekili Erkan Baş, Artı Gerçek’e karakolun her tarafında işçilerin olduğunun, sayının net olarak olmamakla birlikte 500 ile 600 arasında değiştiğini söyledi. İşçi koğuşlarının 12 Eylül dönemi cezaevi koğuşlarından çok daha kötü durumda olduğuna dikkat çeken Baş, “İşçinin en temel yaşam koşulları sağlanmadan işin devamı da mümkün görünmüyor. Burada görünen bıçak kemiğe dayandı ve dünyanın hiç bir yerinde görülmemiş rezillikte bir rekor yine bizim ülkemizde kırılmış oldu. Ülkeyi bu hale getirenler utansın” dedi.

“İKTİDAR SUÇ İŞLİYOR”

Daha sonra HDP İstanbul milletvekilleri Baş ile Züleyha Gülüm, Arnavutköy Jandarma Karakolu’nun önünde basın açıklaması yaptı. Milletvekillerinin karakola alınmadığını, İstanbul Valisi’nin telefonlara çıkmadığını kaydeden Erkan Baş, “Hukuksuz, kanunsuz emirleri uygulayanlar suç işliyor. Hepsi hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Bu şantiyede aylardır insanlar çığlık atıyorlar. Burada işçiler bilinçli bir şekilde öldürülüyor. Bunun soruşturulması, cezalandırılması gerekiyor. İşçilerin bütün taleplerini halkımız okumalı. “Tahta kurusu ile yaşamak istemiyoruz”, “İnsan gibi yemek yemek istiyoruz”, “İnsan gibi yerlerde yatmak istiyoruz”… Bunlardan daha insani bir talep olabilir mi? Bu talepler suç değildir. Bu talepleri yerine getirmeyen iktidar suç işliyor.” dedi.

“İKTİDAR PATRONLARIN ÇIKARLARINI KORUYOR”

206 işçinin Arnavutköy Jandarma Karakolu’nda tutulduğunu belirten Baş, karakolun önündeki şirket otobüsünü işaret ederek, “İşçileri bu otobüslere bindirerek karakola getiriyorlar. Bence bütün bu isyanın nedeni bu tablo. Türkeye’yi yöneten iktidar, patronların çıkarlarını korumak için harekete geçmiş durumda. İşçilerin her türlü direnişinin haklı olduğunu düşünüyor. İşçilerin haklı direnişinin yanında olmak gerekiyor.” diye konuştu.

“İÇERİDE ŞİDDET UYGULANDIĞINA DAİR HABERLER ALIYORUZ”

Züleyha Gülüm de avukatların dahi karakola alınmadığını ileri sürerek, “İçeride şiddet uygulandığına dair haberler alıyoruz. Yasadışı bir uygulama ile işçileri burada tutuyorlar. Onların yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

“SENDİKLARDAN İŞÇİLER İLE DAYANIŞMA İÇİN EYLEM ÇAĞRISI”

İstanbul Kadıköy’de gerçekleştirilecek eylem saat 19.00’da başlayacak. Dev Yapı İş ile İnşaat-İş Sendikası’nın çağrısıyla düzenlenen eylemin duyuru metninde, “Cinayet işleyen patronların yanında değil, emekçinin yanında olun. Havaalanı işçileri yalnız değildir” ifadelerine yer verildi.

HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay da Twitter hesabından işçileri karakola götüren servis aracını paylaştı.

 

(HABER MERKEZİ)    (artigercek)