Halkların Demokratik Partisi (HDP) Emek, Ekonomi ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Günay Kubilay, ‘Dünya Yoksullukla Mücadele Günü’ kapsamında yazılı açıklama yaptı. Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) açıklamalarına değinen Kubilay, “FAO tarafından ‘2030 kadar dünyada açlığa son vermek mümkün’ olduğu söylense de küreselleşen ve neo-liberal uygulamaların hayatın her alanında egemen olduğu günümüz dünyasında giderek tarım alanları azalıyor, tarımsal üretim daralıyor” dedi. Dünyada çok önemli oranda nüfusun sağlıklı gıdaya erişemediğini ve her yıl 10 milyona yakın çocuğun açlıktan öldüğünü belirten Kubilay, “Türkiye, 1980’li yıllardan itibaren toplumun değil, bir avuç büyük sermaye grubunun çıkarlarını eksen alan politikalar nedeniyle bugün otunu-samanını, etini-buğdayını ithal eden bir ülke konumuna sürüklenmiştir” ifadelerine yer verdi.

‘Destekler büyük şirketlere’

Kürt sorununda izlenen savaş politikalarının da tarımda yaşanan krizi derinleştirdiğini vurgulayan Kubilay, “Yaklaşık 3 bin köyün boşaltılması, yayla ve meraların yasaklanması, sokağa çıkma yasakları, çiftçilik yapan halkın büyük kentlere göç etmek zorunda bırakılması, yüz binlerce hektar alana mayın döşenmesi, yüzbinlerce hektar ormanın ve tarım alanının yakılması bugün ülkenin tarımda ve hayvancılıkta dışa bağımlılığının en önemli nedenlerindendir.” diye belirtti. Kubilay , “AKP’nin tarımsal destekleri büyük sermaye ölçekli tarım işletmeleri etrafında kümelenmektedir. AKP’nin tarım politikası dar gelirliye/yoksula öncelik veren bir politik yaklaşımın ötesinde, Neo-liberal politikaların uygulayıcısı olan büyük sermayeli şirketlerin kar oranlarına öncelik veren bir anlayış çerçevesinde şekillenmektedir” dedi.

‘Kooperatifleşme esas olmalı’

Kubilay, tarımda uygulanan politikalara dair şu önerilerde bulundu: “Öncelikle AKP eliyle tarımda sürdürülen ‘tarımda siyasal erozyon’ politikasına son vermek ve mevcut tarım alanlarını SİT alanı olarak ilan etmek çok önemlidir. HDP iktidarında neo-liberal politikalara karşı tüm tarımsal üretim ve tüketim ‘üretici kooperatifleri ve tüketici kooperatifleri’ eliyle yapılacak, kooperatifleşme desteklenecek ve ürün fiyatlarının belirlenmesinde kooperatifler muhatap alınacaktır.” dedi.

ANKARA