New York Times gazetesi Türkiye’nin Kaşıkçı cinayetindeki tavrını başyazısında ele aldı. Gazete, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın cinayetin bazı ayrıntılarının gizli kalması karşılığında Suudilerle bir anlaşma yapabileceğini öne sürdü. Bir diplomat, Erdoğan’ın dünkü Meclis konuşması hakkında “Pazarlık fiyatını yükseltti” dedi.

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın ülkesinin İstanbul başkonsolosluğunda öldürülmesi sonrasında dünya basını Türkiye’nin tavrını da sorguluyor. New York Times gazetesi bugünkü başyazılarından birini Türkiye’ye ayırarak ‘Türkiye’nin oyunu ne?’ sorusuna yanıt aradı. “Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Cemal Kaşıkçı davasını, bölgesel ve dini rakibi olan Suudi Arabistan’ı sekteye uğratma şansı olarak görüyor” denilen başyazıda, iki ülkenin cinayetin ayrıntılarının gizli kalması pahasına bir anlaşma yapma ihtimali olduğu öne sürüldü. Gazeteye konuşan bir diplomat ise Erdoğan hakkında, “Sadece pazarlık yapıyor ve fiyat yükseltiyor” dedi.

‘AMACI BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SAVUNMAK DEĞİL’

Başyazının girişinde, Türkiye’de ‘hükümet kontrolündeki medyaya üç haftadır düzenli olarak bilgi sızdırılmasıyla dünyanın dikkatinin Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a çevrildiği’ belirtildi; Erdoğan’ın ise dün Meclis konuşmasında cinayeti ‘planlı’ diye nitelediğine ve emri de Prens’in veya yakınındaki bir kişinin verdiğini ima ettiğine dikkat çekildi. Gazete ardından şu soruları sordu:

“ABD Başkanı Donald Trump ve damadı Jared Kushner ile yakın bir ilişki kurmuş olan bir bölgesel güce böylesine açıkça meydan okumak cesur bir adım. Erdoğan ne elde etmeye çalışıyor?

Gazetecileri kötülemekteki ve basın özgürlüğünü kısıtlamaktaki sicili düşünüldüğünde, bir gazetecinin öldürülmesinden böylesine etkilenmiş olması muhtemel değil. Türkiye geçen yıl medya özgürlüğü grupları tarafından bir kez daha, yaptıkları iş dolayısıyla en çok gazeteciyi hapse atan ülke olarak belirlendi.

Eğer basın özgürlüğü değilse, Erdoğan hangi ilkeleri savunuyor?”

‘ERDOĞAN SUUDİLERDEN PARA KOPARMAK İSTİYOR OLABİLİR’

Erdoğan’ın ‘yabancı bir ülkenin Türkiye topraklarında böylesine küstahça bir cinayet işlemesine çok öfkelendiğinin şüphe götürmez olduğu’ belirtilen makalede şu iddia ortaya atıldı: “Ve belki de Erdoğan burada, Amerikalı yetkililerin ve  başka uzmanların iddia ettiği gibi, suçun sonuç olarak Suudi rejiminden başka yere atılması karşılığında, Türkiye’nin zayıf ekonomisini desteklemek üzere Suudilerden para koparmak için cinayeti kullanma fırsatı görüyor.”

‘ERDOĞAN KONUŞMASINDA PAZARLIK FİYATINI YÜKSELTTİ’

New York Times makalenin devamında, cinayetin henüz bilinmeyen ayrıntılarının gizli kalması için Türkiye ile Suudi Arabistan’ın bir tür anlaşma yapabileceğini iddia etti. Başyazıda, Erdoğan’ın Meclis konuşmasında Suudilerin açıklamasına inanmadığını söylemesinin önemli olduğu belirtilirken, şöyle devam edildi:

“Fakat Erdoğan, önceden ima ettiği kadar ileri gitmedi. Prens Muhammed’e sadece dolaylı olarak işaret etti, Prens’in babası ve krallığın nihai yöneticisi olan Kral Selman’dan saygıyla söz etti. Bu, Riyad’la topyekûn bir kopuştan kaçınmayı hâlâ umduğunun bir işareti. Bu durum, Türkiye ile Suudi Arabistan’ın bir anlaşma yapmasına olanak tanıyabilir. Bir diplomat Erdoğan hakkında, ‘Sadece pazarlık yapıyor ve fiyat yükseltiyor’ dedi.”

‘ESAS HEDEF PRENSİ DEVİRMEK OLABİLİR’

New York Times, Erdoğan’ın veliaht prensi devirme ihtimalinin de bulunduğunu yazdı:

“Eğer Erdoğan haberlerde bahsi geçen türden kanıtlara -cinayetin ses kaydına veya başka istihbarata- sahip olduğunu açıklarda, 33 yaşındaki veliaht prensi devirme gücüne sahip olabilir. Prens salı günü Riyad’da düzenlenen bir ekonomi konferansında ayakta alkışlanmış olsa da hızla bir parya haline geliyor ve saray entrikalarıyla da karşılaşabilir.

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman.

Esasında, Erdoğan’ın asıl amacı bu olabilir. Kaşıkçı olayını, bölgesel bir rakibe diz çöktürme Türkiye’yi hâkim Sünni Müslüman güç haline getirme konusunda bir şans olarak gördüğü neredeyse kesin. Erdoğan, yenilenmiş bir Osmanlı İmparatorluğu’nun yöneticisi olmanın hayalini kuruyor.”

‘TRUMP İLE İLİŞKİLER DÜZELEBİLİR, EKONOMİK KRİZ TERSİNE ÇEVRİLEBİLİR’

Makalenin devamında, Suudi Arabistan-Türkiye ilişkilerine ve Ankara’nın pozisyonuna ilişkin şu analiz yer alıyor:

“Erdoğan, Mısır ve Tunus’ta seçim düzenlenmesini desteklemiş olan ve popülist bir İslam tarzını savunan Müslüman Kardeşler gibi grupları destekledi; Suudiler Müslüman Kardeşler’i terörist bir grup olarak görüyor ve bu yönetim biçimine babadan oğula geçen krallıklarına bir tehdit sayıyorlar.

Erdoğan’ın aynı zamanda, Suudi Arabistan’ın baş düşmanı olan İran’ın yanı sıra Suudi krallığı ile diğer Arap ülkelerinin siyasi bir tartışma sonucu boykot ettiği Katar’la bağlantıları var. Erdoğan 15 yıllık iktidarında muhalifleri hapse atarak ve bağımsız medyayı bastırarak ülke içindeki kontrolünü düzenli olarak artırdı.

Fakat bu krize zayıf halde yakalandı. Erdoğan’ın yanlış yönetimi, kaba otoriterliği, yolsuzluk ve hukukun üstünlüğüne saygı duyulmaması nedeniyle Türkiye ekonomik krizin ve diplomatik tecridin eşiğine gelmişti.

Ülkesi, Amerikalı bir pastörün tutukluluğu nedeniyle yaptırım uygulayan ABD’den ve Avrupa’daki diğer NATO müttefiklerinden uzaklaşmıştı.

Türkiye’nin devam eden bütün sorunlarına karşın, Erdoğan şimdi Trump ile ilişkileri düzeltmek ve ekonomik düşüşü tersine çevirmek konusunda bir ihtimal yarattı.

Ve Suudi Arabistan’ı mahallenin katil kabadayısı olarak göstererek, Erdoğan şu an Türk halkını ortak bir düşmana karşı birleştirecek pozisyonda; ki bu, bir otokratın değişmeyen yöntemidir. Bu ihtilaftan daha da güçlü çıkması yüksek ihtimal.”(gazeteduvar)

MAKALENİN İNGİLİZCE ORİJİNALİ