EPDK tarafından daha önce yayımlanan “Elektrik PiyasasıKapasite Mekanizması Yönetmeliği”nden faydalanabilecek santrallere, 2019 için Hidro Elektrik Santralleri de (HES) dahil edildi. 2018 yılı başında açıklama yapan EPDKBaşkanı Mustafa Yılmaz, doğalgaz santrallerinin yurt dışına taşınmaya başlandığına vurgu yapmış ve “Kapasite mekanizması” uygulamasına geçileceğini açıklamıştı. Yılmaz “Sisteme dahil olan firmalara yerli kömürde 21 kuruş, doğalgazda 18 kuruş ve ithal kömürde 15 kuruş kapasite bedeli ödeyeceğiz” ifadelerinde bulunmuştu.

Gerekçe arz güvenliği

Elektrik piyasasında arz güvenliğinin temini için gerekli yedek kapasite de dahil olmak üzere yeterli kurulu güç kapasitesinin oluşturulması ve/veya uzun dönemli sistem güvenliğinin temini için güvenilir kurulu güç kapasitesinin korunması amacıyla kurulan mekanizma yönetmeliğinin “h” bendinde yer alan kriterler yeniden düzenlendi. Buna göre, daha önce kapasite mekanizmasında yer almayan kaynaklar listesinde yer alan HES’lerde yapılan değişiklikle 2019 başvuruları için mekanizmaya dahil edildi. Santrallerin performans testi sonucunda verimlilik oranı yüzde 50’nin altında olduğu belirlenen santraller mekanizmadan faydalanamayacak.

EMO: Arz fazlası var

Özellikle elektrik enerjisi üreten şirketlerin kısıtlı üretim yapmaktan sıkıntılı olduğu bilinirken, bu alanda yatırımların sürekli büyüyor olması tartışmalara neden oluyor. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz’ın açıklamaları bir gerçeği ortaya koymuştu. Enerji arz fazlalığından yakınan Yılmaz, şirketlerin bu bağlamdaki sıkıntıları için ek ödemeler yapılacağını açıklamıştı. Elektrik Mühendisleri Odası da (EMO) yaptığı açıklamada arz fazlasının kamuyu zarara uğrattığını açıklamıştı. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, doğalgaz santrallerinin yurt dışına taşınmaya başlandığına vurgu yapmış ve “Kapasite mekanizması” uygulamasına geçileceğini açıklamıştı.

Kilowat başına ödeme

Yılmaz, “Sisteme dahil olan firmalara kilowat başına yerli kömürde 21 kuruş, doğalgazda 18 kuruş ve ithal kömürde 15 kuruş kapasite bedeli ödeyeceğiz” sözleriyle enerji üreten firmalarla aralarında sıkıntı olduğunu ve bu sıkıntının da kamu eliyle açıktan para ödenme yoluyla çözüleceği açıkça ortaya konmuştu. Şirketlerin üretim güçlerine göre ürettiği enerjinin tamamını ticarileştirilememeleri sonucu ticarileşmeyen üretim güçlerini enerji üretmedikleri halde, kapasite üzerinden uygulanacak bu ek ödemeler, üretim kapasitelerine bakıldığında çok ciddi rakamlara ulaşacağı ve bu adımla şirketlerin hoşnutsuzluğu giderilmektedir. HES’lere ne kadar ödeme yapılacağı açıklamalarda yer almamasına karşın kömürcülere ödenen rakamdan daha düşük olmadığıtahmin ediliyor.

Doğa yok ediliyor

Türkiye genelinde santrallerin bir kısmının elektrik üretemez hale geldiği biliniyor. Türkiye’de elektrik talebinin arz kapasitesinin gerisinde kalması ve planlama olmayışından ötürü birçok santralin ölü yatırım olduğu, bu ölü yatırımların kredilerle yapıldığı, özel sektörün ödeyemediği kredi borçlarının şu veya bu şekilde Hazine’ye ve tüketicilere yansıtıldığı yetmiyormuş gibi “kapasite bedeli” adı altında yapılan destek halkın çok yönlü soyulurken doğal yaşam enerji santralleri nedeniyle adeta yok edilmekte.

Yıkım mirasımız olacak

Sermaye çevreleri için sürekli talep yaratarak iktidara tutunan AKP’nin sermaye içinde bir gelecek vaat etmekten uzaklaştığı izlenmektedir. Doğal yaşamın yok olmasını umursamadan atılan adımlar, Türkiye’de yaşayan insanlar ve doğada yaşayan diğer canlılar için bir felaket haline geldi.Küresel ısınmanın bölgemizde yaşamı etkilemeye başladığı bir gerçek. Susuzluk, kuraklık, seller ve hava sıcaklıkları ile baş etmek gelecek yıllarda imkansız hale gelecek. Türkiye’yitüm sular enerji, sanayi, kaya gazı,tekelcitarım süreçleri için bile yetmeyecek Bu nedenle yok edilecek doğal alanlar ise hiç düşünülmemektedir. Bir bardak suya muhtaç olacağımız, parası olmayanın suya erişiminin mümkün olamayacağı ve birçok canlının soyunun tükeneceği günler artık çok yakın.  (yeniyasamgazetesi)