İstanbul Valiliği, il sınırları içindeki 9 jeotermal kaynak sahası için arama ruhsatı vermek üzere, açık teklif usulüyle 13 Aralık 2018 günü ihale düzenleneceğini duyuruldu. Aydın, Manisa, Çanakkale gibi birçok kentte ortaya çıkan jeotermal sondajlar ve sonrasında kurulan Jeotermal Enerji Santralleri (JES) suları, tarım arazilerini ve insanları zehirlediği biliniyor. Kurulduğu her bölgede halkın tepkisini çeken JES’lere şimdi de İstanbul eklendi.

24 bin hektar alan

Devasa büyüklükte alanı sondaj alanı olarak belirleyen Valilik en büyük parseli Çekmeköy’de.İlan edilen bilgilere göre, Çekmeköy’de: 802,678 hektar, Eyüpsultan’da: 163,282 hektar, Sarıyer’de: 171,486 hektar, Sarıyer Zekeriyaköy’de: 360,326 hektar, Pendik’te: 171,850 hektar, Silivri’de: 697,316 hektar alan olmak üzere toplam 23 bin 669,38 hektar alan JES sahası olarak ilan edildi.

Jeotermal sıvı ölüm demek

JES’ler için yeraltının bin ila 4 bin metre derinliğinden jeotermal akışkan sıvı çekilir. Bu sıvının içerdiği kimyasallar ise bor, cıva, arsenik, kurşun, amonyak, antimuan, lityum, karbondioksit, hidrojen sülfür ve tuzdur. Bu santrallerin Türkiye’de yoğun olarak görüldüğü Aydın ilinde, jeotermal santraller faaliyete başladığından bu yana, il genelinde ölüm oranları geçmişe göre yüzde 30 artarken, kanser vakaları ise, Türkiye ortalamasının yaklaşık 2,5 katına yani yüzde 150’ye ulaşmış durumda. Büyük Menderes Nehri’nde on binlerce balığın cansız bedeninin su yüzüne çıkmasına neden olan şeyin jeotermal atıklar olduğu ise yapılan incelemelerde görüldü.    (yeniyasamgazetesi)